Bizimle İletişime Geçin

Gündem

Uzaktan çalışmak siber güvenliği etkiliyor mu?

Uzaktan çalışmak

Uzaktan çalışmak siber güveliği olumsuz etkiliyor. Yapılan çalışmada 5 şirketten 4’ü böyle düşünüyor.

Hibrit ve uzaktan çalışma modelleri siber güvenlik risklerini artırdı.

Güncel bir araştırmada şirketlerin yüzde 79’unun uzaktan çalışmanın siber güvenliği olumsuz etkilediği ve siber güvenlik ekiplerinin sorumluluğunu yükselttiği görüldü.

Değişen çalışma düzeni yeni bir siber güvenlik anlayışına ihtiyaç duyulduğunu gösterirken, 2025’e kadar şirketlerin %60’ının Sıfır Güven Ağ Erişimi (ZTNA) yaklaşımını benimseyeceği tahmin ediliyor.

Evden çalışmak

Mart 2020 itibarıyla uzaktan çalışma modelini benimseyen pek çok şirket, çalışan refahını gözeterek ofise dönüş planlarını askıya aldı ve uzaktan çalışmayı hibrit bir modelle kalıcı hale getirdi.

İş süreçlerine dijitalin hakim olduğu bir dönemde bu çalışma modelini benimsemek yeni normal olarak tanımlansa da, siber güvenlik riskleri de arttı.

Verizon tarafından yürütülen bir araştırmada şirketlerin yüzde 79’unun, başka bir deyişle neredeyse 5 şirketten dördünün, uzaktan çalışmak modelinin siber güvenliklerini olumsuz etkilediğini ve siber güvenlik ekipleri üzerindeki yükü artırdığını kabul ettiği görüldü.

Öte yandan kuruluşların yüzde 45’i, yakın zamanda mobil cihazlarla ilgili bir güvenlik tehdidiyle karşılaştıklarını söyledi.

Uzaktan çalışmak

Uzaktan çalışmak siber güvenliği etkiler mi?

Konuya ilişkin gelişmeleri değerlendiren siber güvenlik şirketi Berqnet’in Genel Müdürü Hakan Hintoğlu,

“Yerleşik şirket ağına bağlı olmayan mobil cihazlar üzerinden karşılaşılan siber tehditlerin sayısının bu yıl 2021’e kıyasla iki kat daha fazla olduğu görülüyor.

Veriler, değişen çalışma düzeninin yeni bir siber güvenlik anlayışına ihtiyaç duyduğunu kanıtlıyor. Uzaktan çalışmak modelinde siber güvenlik dendiğinde ise akla ilk olarak ‘sıfır güven’ mimarisi geliyor.

Önümüzdeki yıllarda pek çok şirketin benimseyeceği Sıfır Güven Ağ Erişimi (ZTNA) yaklaşımı, ağa bağlanmaya çalışan tüm cihazları her bağlantı talebinde davranış analiziyle doğrulamaya,

ağa bağlandıktan sonra şüpheli davranışları sürekli izlemeye ve hangi kullanıcının hangi veriye ne ölçüde erişeceğine detaylı bir şekilde karar vermeye odaklanıyor” dedi.

Uzaktan çalışmak

Mobil cihazlar artık daha çok hassas bilgiye erişiyor

600’ü aşkın BT ve siber güvenlik profesyoneliyle yürütülen araştırmanın sonuçlarında, şirketlerin yüzde 58’inin daha çok kullanıcının iş süreçleri için mobil cihaz kullandığını söylediği görüldü.

Ayrıca şirketlerin yarısından fazlasının mobil cihazların işle ilgili daha hassas bilgilere bir yıl öncesine kıyasla daha fazla eriştiğini kabul ettiği tespit edildi.

Hakan Hintoğlu, masaüstü bilgisayarların yerini dizüstü bilgisayarlara, tabletlere, hatta akıllı telefonlara bıraktığının altını çizdi.

Hakan Hintoğlu, “Öte yandan iş süreçlerinin şirket içi sunuculardan bulut platformlara taşınması iş yapmayı kolaylaştırsa da geleneksel siber güvenlik sistemleri, yeni çalışma alışkanlıklarına yanıt veremez hale geliyor.

Gartner’ın bir araştırmasında 2025’e kadar şirketlerin yüzde 60’ının geleneksel sanal özel ağ (VPN) çözümleri yerine Sıfır Güven Ağ Erişimi (ZTNA) yaklaşımını benimseyeceği görülüyor.

ZTNA, ağa erişim talebinde bulunan ve ağın içinde olan tüm cihazları güvenilmez kabul ederek her talepte kullanıcıyı, cihazı, cihaza ve kullanıcıya verilen yetkileri güvenlik politikalarına uygun bir biçimde doğrulama prensibiyle çalışıyor.

Bu sayede herhangi bir lokasyondaki herhangi bir kullanıcının ağa erişmesi sıkı bir şekilde denetlenirken, olası tehditler de ağa erişemeden önleniyor” ifadelerini kullandı.

Uzaktan çalışmak

Yeni çağın ağ güvenliği yaklaşımı, SASE

Şirketlerin büyük çoğunluğunun yeni yeteneklere ulaşmak ve daha verimli iş süreçleri yürütmek için uzaktan çalışma modelini kalıcı hale getirdiğini hatırlatan Berqnet Genel Müdürü Hakan Hintoğlu, değerlendirmelerini şu ifadelerle sonlandırdı:

“Hibrit çalışmanın ve bulut uygulamalarına geçişin karşı konulamaz hale geldiği bu dönemde siber güvenlik ihtiyaçlarına kapsamlı bir yanıt veren SASE mimarisi devreye giriyor.

Modern ağ güvenliği yaklaşımı olarak görülen SASE, sıfır güvenin (ZTNA) yanı sıra hizmet olarak güvenlik duvarı, güvenli web ağ geçidi.

Tehdit önleme, SD-WAN gibi ek güvenlik servislerini tek platformdan sağlama olanağı sunuyor.

Türk mühendisler tarafından geliştirilen Berqnet SASE Platformu, dünya standartlarında bir çözüm olarak öne çıkıyor.

SASE Platformu’nu kullanan işletmeler ağ ve güvenlik operasyonlarını, ek maliyetler gerekmeden merkezi bir bulut platformu üzerinden yönetebiliyor.

Bu sayede şubeler, uzaktan çalışanlar, merkez ofis, veri merkezleri ve diğer tüm yapılar, kurumsal ağa güvenle erişebiliyor.”

Yorum Yap

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Editör

Gündem

Atakum’da çocuklara ‘Tarım Eğitimi’

Tarım Eğitimi

Atakum Belediyesi AtaTohum Merkezi, kent genelinde gerçekleştirdiği “Uygulamalı Tarım Eğitimi” programıyla okulları ziyaret etti.

Yerel tohumların kayıt altına alınıp çoğaltılarak geleceğe taşınması ve gıda israfının önlenmesi amacıyla Karadeniz Bölgesi’nde kurulan ilk tohum merkezi olan Atakum Belediyesi AtaTohum Merkezi, “Uygulamalı Tarım Eğitimi” programıyla okullarda öğrencilerle bir araya geliyor.

Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği eğitimlerde minik eller toprakla buluşuyor.

Tarım Eğitimi

Hem Tarım Eğitimi hem de eğlence

Merkez çalışanlarından Ziraat Mühendisi Asiye Nilgün Erdem çocuklara eğlenceli bir şekilde tarım hakkında bilgi verdi.

Derslerde tohum ve bitki nedir, nasıl oluşur, nasıl ekilir başta olmak üzere toprakta yetişen mahsullerin günlük hayattaki önemi, basit tarım aletleri gibi başlıklarda minikler bilgilendiriliyor.

Geleceğe ekilen tohumlar

Atakum’da birçok okula ziyarette bulunan AtaTohum Merkezi ekibi, son eğitimini Hüseyin Avni Asal İlkokulu’nda gerçekleştirdi.

Tohum ekimiyle ilgili bilgi alan öğrenciler daha sonra eğitmenleri eşliğinde tohum biçme kasalarına tohum ekti ardından sulamasını da birlikte yaptı.

Merkez aynı zamanda ata tohumun yaygınlaştırılması ve miniklerin daha fazla çeşit ürünle tanışması için okul bahçesine ekilmek üzere 16 çeşit kışlık tohumu da hediye etti.

Tarım Eğitimi

“Toprağa dokunmaktan mutlular”

“Uygulamalı Tarım Eğitimi”nin miniklerin hayatına önemli bir dokunuş olduğunu söyleyen Atakum Belediyesi AtaTohum Merkezi’nde görevli Ziraat Mühendisi Asiye Nilgün Erdem, “Toprağı çocukların dünyalarına girerek, onların dilinden anlatmaya çalışıyoruz.

Her biri çok dikkatli dinliyor ve toprağa dokunmaktan çok mutlu oluyor.

Küçük yaştan toprağın ve üretimin değerini öğrenmelerini amaçlıyoruz, bu yüzden de okullarımızı ziyaret ediyoruz.

Elimizden geldiğince fazla okula gitmeye çalışıyoruz. Bu eğitimi talep eden okullarımız 444 40 55 numaralı telefondan bizlere ulaşabilir” diye konuştu.

Okumaya devam et

Gündem

Mantar zehirlenmelerine karşı Valilik uyardı

Mantar

Sonbahar mevsimiyle birlikte, ülkemizin birçok bölgesinde olduğu gibi Karadeniz Bölgesi ve Samsun’da da mantar zehirlenmesi vakalarında artış gözleniyor.

Mantar ile ilgili çok sayıda doğru bilinen yanlışlar var. Bunlar da maalesef halen zehirlenme vakalarının yaşanmasına neden oluyor.

Tarım ve Orman İl Müdürü İbrahim Sağlam, “Bu konuda yeterince bilgi sahibi olunmaması durumunda mutlaka kültür mantarları tercih edilmelidir.

Halihazırda güvenle tüketilebilecek; kanlıca, kuzugöbeği, turuncu, sütlü türler, fındık tirmiti gibi bilinenler var.

Ancak bunların içine de benzer zehirli türler karışabiliyor.

Dolaysıyla, vatandaşlarımız, eğer iyi tanımıyorsa kesinlikle doğadan toplamamalı, bunun yerine kültür mantarı tercih ederek bu konuda risk almamalı” dedi.

Mantar

Samsun Valisi Doç. Dr. Zülkif Dağlı da şunları söyledi:

“Doğa bunlar içinde tüketim kalitesi yüksek olanların yanında zehirlilerinin de bulunduğu gerçeği unutulmamalıdır.

Yaklaşık 100’ün üzerindeki zehirli türünden özellikle 10’ununun ciddi anlamda ölümcül olduğunu baştan hatırlatmak isterim.

Bu bağlamda iyi tanımayan kişiler, yenilebilen türlerle zehirli olanları kolaylıkla karıştırılabilmektedirler.

Mevsim itibariyle de bunlar oldukça fazla olduğu bir dönemde olmamız hasebiyle, özellikle bulunduğumuz bu dönemde artan bu zehirlenmelere karşı çok dikkatli olunmalı ve dolayısıyla doğada sadece uzmanlar tarafından toplanmalıdır.

Karadeniz Bölgesi olarak çok büyük bir mantar zenginliğimiz var. Ancak bunları toplarken, çok iyi tanıyıp bildiklerimizi  toplamamız gerekiyor.”

Mantar

Mantar zehirlenmesi belirtileri

Mantar yendikten sonra 2 saate kadar ortaya çıkan zehirlenme belirtilerinin sersemlik, uykuya meyil, tansiyon düşüklüğü, bulanık görme, yüz ve boyunda kızarma, nabızda artış,

ağızda metal tadı, bulantı, kusma, terleme olduğunu ve 6 saat sonra gelişen zehirlenme belirtilerinin de bulantı, kusma, ishal, ateş, nabız artışı, karın ağrısı,

karaciğer ve böbrek bozuklukları ile bu organlara bağlı belirtiler olduğunu aktaran Vali Dağlı, bu belirtiler görüldüğü an en yakın sağlık kuruluşuna müracaat edilmesi çağrısında bulundu.

Market ve pazarlardan alınanların paketinde; Tarım ve Orman Bakanlığının izni, paketlendiği tarih, yer ve son tüketim tarihine dikkat edilmesi gerektiğini belirten Samsun Valisi Doç. Dr. Zülkif Dağlı,

şüpheli durumlarda Alo 174 Gıda Hattının aranması gerektiğini kaydetti.

Okumaya devam et

Gündem

İsrail Sazanı ile mücadele

İsrail Sazanı

Samsun’da İsrail Sazanı ile mücadele kapsamında, ağ dağıtımı yapıldı.

Samsun’da iç sularda büyük tehlike oluşturan ve İsrail Sazanı ile mücadele kapsamında proje hazırlandı. Bu doğrultuda DOKAP ile protokol imzalandı.

İstilacı türün göllerdeki varlığının azaltılması ve baskın durumdan çıkarılmasının amaçlandığı proje ile bölge balıkçılarına ek gelir sağlanması için İsrail Sazanı ile mücadele amaçlı Su Ürünleri Kooperatiflerinin güçlendirilmesi ve yem endüstrisi için alternatif bir kaynak olarak kullanılması teşvik edildi.

Ayrıca bu projenin diğer iller tarafından da örnek alınarak ülke geneline yayılması ve bu türe karşı ülke çapında mücadele edilmesi hedeflendi.

Konuyla ilgili bir açıklama yapan Samsun İl Tarım ve Orman Müdür İbrahim Sağlam şunları söyledi :

“Samsun İli, gerek deniz ve gerekse baraj gölleri, Lagün gölleri ve akarsuların fazla olması sebebiyle iç su balıkçılık potansiyeli bakımından Türkiye’nin en önemli illerinden biridir.

Balıkçılık genel olarak orta su trolü, gırgır, uzatma ağları ve algarna yöntemi (deniz salyangozu) ile su ürünleri avcılığı yapılmaktadır.

İsrail Sazanı

İsrail Sazanı ile mücadele

İlimizde 114’ü iç sularda olmak üzere 620 balıkçı gemisi mevcut olup, su ürünleri bakımından 43 bin ton avcılık ve 11 bin ton yetiştiricilik ile toplamda 54 bin ton su ürünleri ile Türkiye de önemli bir paya sahip olmakla birlikte; Avcılıkta 1’inci ve Yetiştiricilikte 5’inci sırada yer almaktadır.

 İlimiz balıkçılık faaliyetleri için, 2021 Yılı Su Ürünleri Yetiştiriciliği desteklemesi kapsamında; 6 milyon 128 bin 627 TL ve Kıyı Balıkçılığı Desteği olarak da 496 bin 200 TL ve yine 2022 yılında ise 476 bin 450 TL destekleme ödemesi gerçekleşmiştir.

Bu kadar önemli balıkçılık potansiyeli olan İlimiz sularında tehlike oluşturan ve İsrail Sazanı olarak bilinen balık türü ile mücadele amacıyla hazırlanan Samsun İsrail Sazanı İle Mücadele Projesi DOKAP İdaresi tarafından desteklenerek imzalanan ortak protokol ile hayata geçirilmiştir.

Projenin uygulama sahası olan Vezirköprü İlçesi sınırları içerisinde Altınkaya Baraj Gölü 2 inci avlak bölgesinde faaliyet gösteren Vezirköprü Çeltek Kıratbükü, Saray ve Çevre Köyleri Su Ürünleri Kooperatifine üye 5 balıkçıya yılda 3 kez 2 adet fanyalı uzatma ağı,

Bafra ve 19 Mayıs İlçeleri sınırlarında bulunan Balık Gölleri Lagün Kompleksinde faaliyet gösteren kooperatiflere üye 20 balıkçıya her yıl 20’şer adet boğazlı pinter ağları temini öngörülmüştür.

Projede görevli balıkçıların can güvenlikleri için 25 adet sintine suyu boşaltma pompası ve 50 adet can yeleği projelendirilmiş ve dağıtımı sağlanmıştır.

Ayrıca avlanan İsrail Sazanlarının bozulmadan muhafaza edilmesi amacıyla biri Yörükler Su ürünleri Kooperatifine, diğeri ise Vezirköprü Çeltek Su ürünleri Kooperatifine olmak üzere toplamda2 adet soğuk hava depoları temin edilmiştir.

İsrail Sazanı

Toplam maliyeti…

Ağların temini sürecinde döviz artışı kaynaklı fiyat yükselişi nedeni ile öngörülen 1200 adet pinter ağının tamamı alınamamış olup, bütçenin yettiği miktar olarak 1000 adet pinter ağı temini yapılmıştır.

Projenin toplam bütçesi 918 bin 500 TL olup; soğuk hava depoları için 398 bin 840 TL, fanyalı ağ malzemeleri, can yeleği ve sintine pompasına toplam 48 bin 675 TL, 800 adet çift taraflı pinter ağı ve 80 adet fanyalı ağ için 397 bin 440 TL yüklenici firmaya ödeme yapılmıştır.

Geriye kalan 200 adet çift taraflı pinter ağının (68.040 TL) ödeme işlemleri devam etmektedir.

Projenin uygulama süresi 3 yıl olarak belirlenmiş ve bu 3 yıl içinde avlanabilecek istilacı türün miktarı; 25 adet tekne için yıllık yaklaşık olarak 290 ton olup,3 yılın sonunda ise 860 ton istilacı tür avlanmış olacaktır.”

19 Mayıs İlçesinde gerçekleşen törene, İl Tarım ve Orman Müdürü İbrahim Sağlam, DOKAP Başkan Yardımcısı Şeref Demir, 19 Mayıs Ziraat Odası Başkanı Bayram Konuş, 19 Mayıs İlçe Tarım ve Orman Müdürü Galip Baykal, Su Ürünleri Kooperatif Başkanları, Şube Müdürleri, ilgili personel ve üreticiler katıldı.​

Okumaya devam et

Editör Seçimi

    Copyright © 2021 | Tüm hakları saklıdır. İnternet sitesinde yer alan görsel ve metinlerin izinsiz kopyalanması yasaktır.