Bizimle İletişime Geçin

Fotoğraf

Tütün İskelesi : Atatürk’ün ilk adımı attığı yer

Tütün İskelesi, Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk Kurtuluş Savaşı‘nı başlatmak için adım attığı, Samsun’da bulunan bir iskele. Bugün İlkadım ilçesindeki Yabancılar Çarşısı’nın hemen önünde halka açık bir şekilde balmumu heykellerle süslenerek sergilenmektedir.

Kurtuluş Yolu – Samsun

Mustafa Kemal Atatürk’ün, kurtuluş mücadelesini başlatmak üzere 18 arkadaşıyla birlikte 19 Mayıs 1919 sabahı Samsun’a ayak bastığı iskeledir. Yüreği vatan sevgisi ile dolu bir avuç yiğidin bu kutsal yürüyüşünün başlangıcına tanıklık eden bu tarihi iskele aslına benzer şekilde yeniden yapılmıştır. Böylece Türk Ulusu’nun yeniden doğuşu olan 19 Mayıs 1919 sabahı ölümsüzleştirilmiştir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının iskeleye çıkışları ve onu karşılamaya giden Samsun halkı, balmumu tekniği ile birebir ölçülerde özel olarak heykelleştirilmiştir. Kurtuluş Yolu’nu gezerken kurtuluş savaşımızın başlangıç anına da tanıklık etmek mümkün olmaktadır.

Yorum Yap

Yorum Yap覺n

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Samsun’un ilk bölgesel gazetesi Halk’ta spor servisinde muhabirlik, editörlük, müdürlük yaptı. Ardından Asal Grup’un Türkiye distribütörü olduğu Errea ve Mizuno spor markalarının pazarlama iletişimi faaliyetlerini yürüttü. Bir sonraki durağı Samsunspor oldu. Store, reklam, bilet, sponsorluk süreçlerini yönetti. Peşinden arkadaşlarıyla FIFTY FIVE markasını oluşturdu. Markasıyla bir yandan şirketlere pazarlama iletişimi hizmetleri verirken diğer taraftan Kanal Daa için içerik üretiyor.

Samsun’un ilk bölgesel gazetesi Halk’ta spor servisinde muhabirlik, editörlük, müdürlük yaptı. Ardından Asal Grup’un Türkiye distribütörü olduğu Errea ve Mizuno spor markalarının pazarlama iletişimi faaliyetlerini yürüttü. Bir sonraki durağı Samsunspor oldu. Store, reklam, bilet, sponsorluk süreçlerini yönetti. Peşinden arkadaşlarıyla FIFTY FIVE markasını oluşturdu. Markasıyla bir yandan şirketlere pazarlama iletişimi hizmetleri verirken diğer taraftan Kanal Daa için içerik üretiyor.

Fotoğraf

Vezirköprü : Tarih turizminin gözde merkezi

Vezirköprü

Vezirköprü ya da eski adıyla Kedegara Samsun ilinin bir ilçesi.

Vezirköprü, Samsun iline bağlı 2020 yılı verilerine göre nüfusu 95 bin 969 olan bir ilçedir.

Ayrıca nüfusunun yaklaşık yüzde 75’i köylerde yaşamaktadır. Özellikle köklü bir tarihi geçmişe ve bir çok doğal güzelliğe ev sahipliği yapıyor. Vezirköprü her geçen yıl turizm pastasından daha fazla pay almaya başlamıştır.

Vezirköprü’nün tarihi Hititlere (M.Ö. 2000 – M.Ö. 700) kadar uzanmaktadır. Özellikle son yıllarda yapılan arkeolojik kazılar neticesinde Hititlerin kutsal kenti Nerik’ in Vezirköprü’de olduğu düşünülmektedir. Ayrıca Oymaağaç mahallesindeki höyükte yapılan kazılarda önemli tarihî eserlerin yanı sıra Karadeniz Bölgesi’nde ilk defa çivi yazısı ile yazılmış tablet parçaları bulunmuştur.

Vezirköprü kutsal şehir

Ayrıca bu tablet parçalarının üzerinde kutsal şehir Nerik ifadeli mühürlerin işlendiği fark edilmiştir. Bununla birlikte arkeologlar, parçaların bulunduğu yerin Nerik kentinin yerleştiği yer olduğunu kuvvetle düşünmekte ve bu amaçla kazıları özenle sürdürmektedirler. Ayrıca bulunan tüm parçalar Samsun’da müzede sergilenmektedir.

M.Ö. 1200 yıllarında bu yöre Frigya hâkimiyeti ve Paflagonya idaresine girmiştir. Daha sonra burası Büyük İskender tarafından ele geçirilmiştir.

Frigyalıların akınları ile yıkılan şehri ikinci kez Bizanslılar kurmuştur. Ayrıca o zamanki adı Fezimon yahut Teakliodiopolis’dir. Özellikle ilçede Bizanslılar döneminden kalma sütün ve sütün başlıkları bulunmuştur. Bunun dışında o dönemde çevredeki en zengin kent olduğu bu gün görülen büyük bina harabelerinden anlaşılmaktadır.

Selçukluların Bizanslılarla yaptığı savaşlarda özellikle Vezirköprü tekrar harabeye dönmüştür. Daha sonra Danişmentlilerin eline geçen ilçe Haçlı Seferleri nedeniyle inşa edilememiştir. Ancak Sultan Mesut 1160 yılında kasabayı Gadegara adıyla üçüncü kez yeniden kurmuştur.

Tarih turizmi açısından önemli bir yer

Bölge tarih turizmi açısından önemli bir yere sahiptir. Özellikle Osmanlı’da bir dönem sadrazamlık görevini sürdüren Köprülüler ailesinin yaptığı dönem eserleri ilçe turizmi açısından önemlidir. Ayrıca Hititlerin kutsal şehri Nerik’e ait kalıntıların bölgede bulunmasından sonra bölge turizmi canlanmıştır.

Bölgede bulunan Şahinkaya Kanyonu’nda özellikle kapsamlı festivaller düzenlenmiştir. Ayrıca Kanyon boyunca tekne gezintisi yapma imkanınız vardır. Bazı alanların Turizm Merkezi ile Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi olarak ilanı hakkındaki ekli kararın yürürlüğe konulması;

Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgeleri ile turizm Merkezlerinin belirlenmesine ve ilanına ilişkin yönetmelik hükümlerine göre, Bakanlar Kurulu’nca 26.04.2011 tarihi itibarıyla Turizm Merkezi olması kararlaştırılmıştır.

Ayrıca kunduz dağındaki güreş müsabakalarıda türizme katkı sağlamaktadır.

 

 

 

 

Okumaya devam et

Fotoğraf

Çivisiz Cami, asırlardır ayakta duruyor…

Göğceli Çivisiz Cami

Çivisiz Cami, Samsun’un Çarşamba ilçesinde Göğceli Mezarlığı içinde asırlardır ayakta duruyor.

Çivisiz Cami olarak bilinen Göğceli Cami Samsun’un Çarşamba ilçesindeki Göğceli Mezarlığı içerisinde yer alıyor.

1206 yılında Anadolu Selçuklu Sultanı I. Gıyaseddin Keyhüsrev döneminde inşa edildi. Özellikle tamamen ahşap malzemeden yığma tekniği ile inşa edilmiştir. Ayrıca kapladığı 392 metrekarelik alanla Türkiye’deki en büyük yığma ahşap camilerden biri olan yapı aynı zamanda Türkiye’deki en eski ahşap camidir.

Yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor

Göğceli Cami, Samsun’da bulunan ve tek bir çivi bile çakılmadan ‘Kurt Boğazı’ adı verilen yığma tekniği ile yapıldı. Özellikle halk arasında ‘Çivisiz’ olarak bilinen Göğceli Cami asırlardır ayakta duruyor. İbadete açık olan caminin çivisiz olarak yapılması ve zemininde deprem takozunun kullanılmış olması nedeniyle deprem sırasında beşik gibi sallandığı ancak yıkılmadığı belirtildi.

Cami, yapımında kullanılan mimari teknik nedeniyle yerli ve yabancı turistler ile bilim insanlarının dikkatini çekiyor.

Tek bir çivi bile kullanılmadan yapılan cami, bölgede yüzyıllardır meydana gelen depremleri hasar almadan atlatarak günümüze ulaştı.

Ayrıca 300 kişilik cemaat kapasitesine sahip. Özellikle caminin içinde bulunan ahşap kolonlar belli bir meyilde kıble yönüne eğimli olarak yapıldı. Ayrıca bu özelliği sayesinde de caminin yıkılması halinde ise secde eder gibi kıble yönüne yıkılacağı belirtildi.

Müslüman bir komutan tarafından yaptırıldığı rivayet ediliyor

İslam’ı anlatmak için Anadolu’nun her yerine olduğu gibi buraya gelen İrşat ekipleri tarafından bu caminin yaptırıldığı belirtiliyor. Bir başka rivayet ise İslamlaşma sürecine bu bölgede direnen irili ufaklı beylikler vardı.

Beyliklerin bu direnişini kırmak için donanmasıyla Karadeniz’e gelen bir Müslüman komutan tarafından caminin yaptırıldığı ifade ediliyor. Ancak şunu söylemek gerekirse camimizin 800 küsür yıllık bir eser olduğu konusunda herhangi bir şüphe söz konusu değil.

1990 yılında bilim adamları camiden aldıkları ahşap örnekleri üzerinden yaptıkları incelemede, caminin 8 asırlık bir eser olduğunu ilmen ortaya koymuş oldu.

Tavanda bitkisel figürler, deniz figürleri, Selçuklu ve Osmanlı arması, Allah’ın ve Peygamber efendimizin isimleri, sahabelerin isimleri var.

Okumaya devam et

Fotoğraf

Bafra Kızılırmak Vadisi’nde en verimli topraklara sahip ilçe

Bafra

Bafra tarihi geçmişi, verimli toprakları ve birçok medeniyete ev sahipliği yapmasıyla Karadeniz’in gözde merkezi.

Bafra tarihi milattan önce 5.000’li yıllara kadar dayanan, Karadeniz’in en büyük ilçesi. İkiztepe Köyü’nde yapılan arkeolojik kazılara göre Kalkolitik dönemde dahi yerleşik yaşam yeri olarak kullanılmıştır. Ayrıca Eski Tunç Çağı medeniyetleri ve özellikle Hititlere ait birçok kalıntı bulunmuştur.

Anadolu’ya nereden geldikleri daima bir gizem olan Hititlerin, özellikle Bafra ilçesinden çıktığı bilinmekte. Ayrıca bu birçok arkeoloji otoritesi tarafından en yüksek ihtimal olarak kabul edilmekte.

Bafra medeniyetlerin gözdesi

Kızılırmak Vadisi’nde bulunması nedeni ile çok verimli topraklara sahip olan ilçe, bu nedenle daima medeniyetlerin gözdesi olan bir bölge olmuştur.

Hititlerden yüzyıllar sonra Lidyalılar ve daha sonra da Perslerin eline geçen bölge, sonraki asırlarda Roma ve Bizans hakimiyetlerini tanımıştır. Özellikle tarihin en büyük imparatorlukların daima uğruna savaştığı ilçe, son olarak Selçukluların Anadolu hakimiyetini kurması ile beraber Türklere geçmiştir.

Kızılırmak’ın denize döküldüğü nokta

Karadeniz’e 20 kilometre uzaklıkta olan ilçe, Samsun’un en büyük ilçelerinden bir tanesidir. Ayrıca Kızılırmak tarafından oluşturulan ova üzerine kurulu olan ilçenin Samsun şehir merkezine uzaklığı 51 kilometredir. Özelikle Kızılırmak’ın denize döküldüğü noktada çok sayıda göl bulunmaktadır. Ayrıca yine çevredeki sazlık ve ormanlık alanlar da dikkat çekmektedir.

Özellikle Kolay beldesinde bulunan ‘Batık Minare’ yerli ve yabancı turistlerin de ilgi odağı. Devlet Su İşleri tarafından 1984-1990 yılları arasında Kızılırmak üzerine Derbent Barajı’nın kurulmasıyla Boğazkaya Mahallesi’ndeki 200 civarındaki yapı, sular altında kaldı.

Eski yerleşim alanından su üstünde kalan tek yapı, caminin yıkılmayan minaresidir. Ayrıca safari turu ve olta balıkçılığının yapıldığı bölge, fotoğraf tutkunları için de gözde bir yer konumundadır.

Kapıkaya Festivali

Kapıkaya ise özellikle doğa sporlarının yapıldığı önemli cazibe merkezlerinden biri. Her yıl binlerce doğa severin buluştuğu nokta olan bölge, Uluslararası Kapıkaya Doğa Sporları Festivali’nde ile yüzlerce paraşütçüyü gökyüzü ile buluşturuyor.

Okumaya devam et

Editör Seçimi

    Copyright © 2021