Turizm sektöründe Karadeniz bir cazibe merkezi

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Turizm alanında eşsiz bir potansiyele sahip olan Karadeniz’in farklı kategorilere de hitap etmesi gerektiğini savunan Karadeniz Turistik İşletmeciler Derneği (KATİD) Başkanı Murat Toktaş, sadece ‘yayla turizmi’ sınırlamasından kurtulmaları gerektiğini ifade etti.

Turizm sektörü denildiğinde sadece Ege ve Akdeniz gibi bölgelerin akıllara geldiği ülkemizde Murat Toktaş, Karadeniz’in potansiyeline dikkat çekti. Kanal Daa’ya özel açıklamalarda bulunan KATİD Başkanı Toktaş, şunları söyledi:

Turizm Sektöründe Karadeniz
KATİD Başkanı Murat Toktaş, Karadeniz Bölgesi’nde Turizm Bakanlığına bağlı yaklaşık 500’e yakın bakanlık belgeli tesis olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde bir turizm zirvesi gerçekleştirildi. Siz de bu toplantıda yer aldınız? Toplantıya dair neler söylersiniz?

Çok uzun zamandır devlette bu kadar üst düzey katılımlı sektör toplantısı olmamıştı. Sayın Cumhurbaşkanımız başkanlığında; sektörün durumu ve yapılması gerekenler konuşuldu. Verimli bir toplantı oldu. Kısa Çalışma Ödeneği’nin tüm sektörler için 3 ay ve indirilen konaklama KDV’sinin de 1 ay uzatılmasına karar verildi.

Turizmin gelişmesi ve pandeminin yarattığı aksaklıkların giderilebilmesi için neler yapılacak?

Öncelikle hızlı bir şekilde vaka sayılarının azalması lazım. Bunun için sıkı tedbirler talep etmiştik. Bu sadece turizm sektörü için değil ekonomi içinde son derece önemli. Bunun için bir kapanma gerekiyordu ve 17 günlük kapanma gerçekleşti. Vaka sayıları Avrupa ülkelerinin belirlemiş olduğu sayıların altına inmediği sürece yurt dışından misafir almamız çok zor. Ayrıca işletmeler kredilerle 2020 yılını geçirdi ve büyük bir borç yükü oluştu. Mayıs sonuna geldiğimiz halde sektörde iç piyasada ve dış piyasada hareketlilik çok zayıf görünüyor. İşletmelerin krediye kolay ve uygun oranlarda ulaşması gerekiyor. İşletmeler ayakta kalamadığı takdirde ülkemizin cari açığı kadar döviz girdisi sağlayan bir sektör çok büyük yara alır. Bu konuda mutlaka bir destek almamız gerekiyor. Cumhurbaşkanımızla yapmış olduğumuz toplantıda bu konu da not alındı. Maliye Bakanımız bankalarla kredi konusunu takip ediyor. Ayrıca kalifiye elemanlarımız mutlaka sektörde tutmamız gerekiyor. Bizim en büyük avantajımız kalifiye elemanlarımız. Bunun içinde Kısa Çalışma Ödeneği’nin tekrar uzatılmasına ihtiyaç olabilir.

“Bizim için moral oldu”

Turizmcilerin kısa çalışma ödeneğinin uzatılması, yüzde 1 olan ve mayıs ayında sona erecek KDV oranının uzatılması talebini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bizim için biraz moral oldu. En önemlisi de personelimizi elimizde tutmak istiyoruz bu kapsamda Kısa Çalışma Ödeneği hem işletmeleri hem de çalışanları memnun etti. KDV’nin uzatılması da açık olan tesislere biraz nefes olacaktır.

Karadeniz Bölgesi’nde kaç turistik tesis var. Bu sektörde çalışan sayısı kaç?

Turizm Bakanlığına bağlı yaklaşık 500’e yakın bakanlık belgeli tesis var. Bizim bölgede tesisler çok büyük değil ama ortalama 60-65 oda civarında. Çalışan sayımız ise yaklaşık 15 bin civarı. Bu sadece otellerde çalışanlar. Turizmin diğer unsurları ile birlikte araç kiralama, restoranlar, belediye belgeli konaklama tesisleri, acenteler vs. bu sayısı yaklaşık 50 binin üzerindedir.

Farklı insanların, yerlerin, tarihin ve kültürel bilgilerin öğrenilmesine ve anlaşılmasına aracılık eden turizm endüstrisinin en önemli bileşenlerinden biri olan destinasyon kavramı, rekabetin hızla arttığı ve ziyaretçilerin daha seçici ve bilinçli olduğu günümüzde Karadeniz’i ön plana çıkaracak olan en önemli unsur nedir?

Çok haklısınız biz derneğimizi ilk kurduğumuzdan bugüne bölgede her görüşme ve toplantımızda destinasyonun önemine vurgu yapıyoruz. Şunu unutmayalım biz bir Bodrum veya Marmaris değiliz. Gelen kişi bir şehre gelsin ve orada 10 – 15 gün konaklamasın bu mümkün değil. Bu kapsamda Doğu Karadeniz, Orta Karadeniz ve Batı Karadeniz olarak bölmemiz ve bu şekilde pazarlamamız gerekiyor. Örneğin Orta Karadeniz’de Samsun, Sinop, Ordu, Amasya ve Çorum, harika bir destinasyon. Bölgemize gelen turistler, birçok turizm çeşidine ulaşabiliyor. Orta Karadeniz bölgesinde birbirinden çok farklı aktiviteler yapılabilir. En önemlisi de sürdürülebilir bir pazarlama yapabilmek.

Yerli ve yabancı ziyaretçiler için önemli bir kavram olan çevre, doğa, güneş, manzara, kültür ve konfor gibi unsurların yanı sıra tüm altyapı ve üstyapı hizmetleri bakımından Karadeniz Bölgesi ne durumda?

Bir turizm hareketi başlatmadan önce ilk yapılması gereken şey altyapı ve üst yapı eksikliklerin tamamlanması sonra da pazarlanması gerekir. Doğru sıra budur. Bu konuda Samsun gibi bazı şehirlerimiz altyapı eksikliklerini tamamlamışken bazı şehirlerimiz de ne yazık ki eksiklikler var. Bunların en kısa zamanda tamamlanıp ürünü piyasaya sunmalıyız.

Karadeniz, çekicilikler, ulaşım, iletişim, konaklama, destek hizmetleri, altyapı, gibi destinasyonu tercih edecek turistler için önemli bir konu. Karadeniz bu açıdan avantajlı mı?

Kesinlikle evet. Bazı eksikliklerimiz olabilir. Altyapı ve üst yapı gibi eksiklikler kısa sürede giderilebilir. Artık ülkemizde şehirlere ulaşım sorunu kalmadı. En önemlisi şehre gelen misafirlerinde rahatlıkla çevredeki turizm alanlarına ulaşabilecek yolları mevcut. Bölge insanımız çok sıcak kanlı ve doğal. Bu da gelenlerin diğer tatil yörelerindeki gibi fabrikasyon iletişim dışında rahat ve sıcak bir ortam sağlıyor.  En önemli tercih nedenimiz ise tabi ki doğamız.

Turizm sektöründe Karadeniz
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, turizm temsilcileri ile bir araya geldi.

Özel sektör ve STK’larla işbirliği

Kamu kurum ve kuruluşlarına ne tür önerileriniz olabilir?

Biz turizmden ciddi pay alabilecek potansiyele sahibiz. Aslında önerilecek çok özel bir formül yok. Yapmamız gereken çok basit. Tek yapmamız gereken kamu önderliğinde, özel sektör ve STK’larla birlikte bir eylem planı oluşturup bunu karalılıkla uygulamak.

Küreselleşme olgusunun turizm endüstrisinin geleceği ile ilgili eğilimlere yön vermesiyle ortaya çıkan yeniliklere ayak uydurulabiliyor mu?

Artık dünya neredeyse kıtalar bazında tek devlet olmaya başladı. Bu küreselleşmeyi sağlayan aslında insanların içindeki merak ve yeni kültürler tanıma keşfetme farklı deneyimler yaşam duygusu. Bu yüzyıllardır böyleydi şimdi ise iletişim ve ulaşımın çok kolay olması bunu hızlandırdı. Bu da hem ekonomiye hem turizm büyük katkı sağladı. O yüzden turizm keşfetme duygusu ile her zaman yeniliklere son derece açık.

Teknoloji ile büyüyen bir neslin istek ve ihtiyaçlarını da dikkate almak gerekir. Bölgemiz bu konuda gerekli altyapıya sahip mi?

Son 10 yıldır teknoloji bizim bir parçamız oldu. Ayrıca her geçen günde bizim hayatımıza daha fazla giriyor. Birkaç yıl öncesine kadar çok fazla teknolojiyle iç içe değildi. Ama son dönemlerde değişen müşteri profili ve beklentileri ile bu ortama uydurmaya başladı. Artık yeni müşterilerimiz bu teknolojinin içine doğuyor.

Son dönemde Karadeniz Bölgesindeki turizm talebine yönelik Arabistan pazarında artışları dikkat çekmekte. Bu konu özelinde turizm arz olanakları ilgili pazarlar dikkate alınarak oluşturuluyor mu?

Ne yazık ki hayır. Ülkemizde de bölgemizde de arz talep dengesi gözetilmeden yatırım yapılıyor. Bu ciddi bir sorun. Bir aksilik olduğunda hem sektöre hem de o bölgedeki ekonomiye ciddi sıkıntılar açıyor. Ayrıca yurt dışı tek pazar bağımlılığımızda en büyük handikabımız. Bunu Suudi Arabistan ve BEA ile yaşadığımız siyasi gerilimde çok fazlasıyla hissettik.

Karadeniz Bölgesi dağları, yaylalar, kaynak suları, ormanları ile önemli bir potansiyele sahip. Ayrıca zengin florası ve faunası ile dikkat çekiyor. Bu özellikleri ile Karadeniz turizminin geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Karadeniz Bölgesi, son yıllarda yaylalarıyla ön planda. Artık bu baskıdan çıkmalıyız. Sadece yaylayla anılmamalıyız. Bu bize zarar veriyor. Çünkü bölgemiz birçok turizm alternatifinin bulunduğu bir yer. Müşteri profilimizi yaylayla sınırlamadan çıkıp birçok farklı kategoride ki müşteriye hitap etmeliyiz. Bizim bu potansiyelimizi doğru yönetebilirsek çok büyük ekonomik katkıya sahip oluruz.

Turizm sektöründe Karadeniz
Cumhurbaşkanı Erdoğan, turizmcilerin taleplerini dinledi.

Gelecekte tatil merkezlerin kuzeye doğru genişleyecek. Böyle bir öngörü var. Nasıl değerlendiriyorsunuz?

Artık seyahat edenler sadece kum güneş ve de deniz tatili beklemiyor. Bu bir ihtiyaç ve hiç bitmeyecek ama tatil sürelerinin tamamını buna ayırmak istemiyorlar. Böylece güney bölgelerinden diğer bölgelere doğru bir kayış ve alternatif arayışları başladı. Biz de Karadeniz bölgesi olarak bundan yaralanmaya başladık. İnsanların ilgisini çekiyor ve çok sayıda yerli ve yabancı misafiri de ağırlıyoruz. Ama buna sahip çıkamazsak devamını getiremeyiz ve misafirlerin başka yerlere kaymasına neden oluruz.

“Beklentiler ve talepler değişiyor”

Yeni cazibe merkezlerine olan talebi düşürmemek için hizmet kalitesi nasıl olmalı?

Artık ne eski müşteri var nede eski hizmet beklentiler. Hele pandemi birçok şeyi çok hızlı değiştirdi. Bunun için müşteri beklentileri iyi anlamalı trendleri iyi takip etmeliyiz. Artık kalite deyince pahalı akla gelmiyor talepler farklılaştı. Ayrıca jenerasyon değiştikçe beklentilerde, taleplerde değişmeye başlıyor. Bununla birlikte teknolojide hizmet sektörünü etkisi altına aldı. Şimdi sektörde masa yeniden kuruluyor bizde geleceği doğru öngörmeli ve ona göre hareket etmeliyiz.

Küresel iklim değişikliği sizce Karadeniz bölgesini nasıl etkileyecektir?

Küresel iklim değişikliği her yeri etkilemeye başladı. Güney bölgeleri daha da sıcak olurken kuzey bölgeleri ılıman bir iklim geçirmeye başladı. Bu kapsamda Karadeniz bölgesi de sıcak birazda kurak günler geçiriyor. Bu iklim değişikliği ile birlikte belki 50 yıl sonra müşteriye sunacağımız aktivitelerde değişecek. Kış turizmden bahsedemezken daha çok deniz turizmi ön plana çıkacaktır. Bunları yaşamamayı umuyoruz. Doğayı tekrar dengesinde tutmayı başarabiliriz.

Turizm sektöründe Karadeniz bir cazibe merkezi

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Giriş Yap

Kanaldaa ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!