Bizimle İletişime Geçin

Gündem

Sıfır atık ve belediyelerde gelecek uygulamalar

Sıfır Atık

Sıfır atık projesinin önemine değinen Prof. Dr. Yüksel Ardalı, Kanal Daa için yazdı.

Sıfır atık konusunu ele alan Ondokuz Mayıs Üniversitesi Çevre Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkez Müdürü Prof. Dr. Ardalı şunları dile getirdi:

Yüksel Ardalı

OMÜ Çevre Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkez Müdürü Prof. Dr. Yüksel Ardalı.

Türkiye Cumhuriyeti Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 2017 yılında başlatılan ‘Sıfır Atık‘ projesi; “Ürünlerin, ambalajların ve malzemelerin sorumlu bir şekilde üretilmesi, tüketilmesi, yeniden kullanılması ve geri kazanılması yoluyla tüm kaynakların yakılmadan ve çevreye veya insan sağlığını tehdit eden toprağa, suya veya havaya herhangi bir deşarj olmaksızın korunması” olarak tanımlanmaktadır. Kaynakların yönetimini temsil eder, israfı değil. Geleneksel atık yönetimi, kaynakların kullanımına yönelik “al-yap-tüket-atık” yaklaşımına dayanan doğrusal modele devam edersek dünyanın kendini sürdürme kapasitesini kaybedecektir.

İklim Uyum Planı

2020’nin benzeri görülmemiş bir zorluk ve değişim yılı olduğunu biliyoruz. Ancak son 12 ayda birçok kişinin karşılaştığı zorluklara ve belirsizliğe rağmen, ‘Sıfır Atık‘ şehirlerimizden olumlu haberler ve ilham verici hikayeler görmeye devam ediyoruz. Şehirlerin politika ve taahhütleri, aşırı tüketim ve üretim kalıplarımızla bugün kendimize yarattığımız sorunlardan bir çıkış yolu bulmaya devam ediyor. Atıklardan kaynak yönetimine geçişe öncülük eden somut politika ve stratejilerle yerel ve ulusal hükümetlerin izlemesi gereken bir yol haritası belirlenmiştir. Samsun Büyükşehir Belediyesi ile ilçe belediyelerinde sıfır atık uygulama çabaları açıktır.

Fakat dünyada etkin olan pandeminin pek çok çalışmayı yavaşlattığı gibi sıfır atık uygulamalarını da yavaşlatmıştır. Ayrıca bu zaman aralığında Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafında ‘Türkiye’de İklim Uyum Eyleminin Güçlendirilmesi Projesi’ kapsamında Samsun için ‘İklim Uyum Planı’ hazırlanmıştır. Bu da sıfır atık uygulamaları ile paralel yürütülmesi gereken çalışmaları ortaya konulmaktadır. Samsun şehrinde atık getirme merkezleri kurulması planlanmaktadır. Var olanların da aktif hale getirilmesi sağlanacaktır. Aynı zamanda eğitimler ve bilinçlendirme çalışmaları devam etmektedir.

Sıfır Atık

Atıkların geri dönüşüm ve geri kazanım süreci içinde değerlendirilmeden bertarafı hem maddesel hem de enerji olarak ciddi kaynak kayıpları yaşanmasına neden olmakta.

Sıfır atık, ekonomik, sosyal ve çevresel yaklaşımdır

Ayrı toplama düzgün yapılırsa, daha önce atık olarak atılan kaynaklar değerlerini korur ve ikincil hammaddelere dönüştürülebilir. Şehirlerin büyümesi ve yaygınlaşması için üç farklı ama birlikte etkileşimde olan sürdürülebilirliği sağlayan ekonomik, sosyal ve çevresel yaklaşımdır. Şehirler tipik olarak sıfır atık taahhüt eder çünkü sosyal ve çevresel sorunlarını çözmenin yanı sıra vizyonun arkasında gerçek ekonomik argümanlar vardır.

Uygulamada yoğun demografik, sosyal, kültürel, ekonomik ve çevresel değişiklikler pratikte güçlükler yaratmaktadır. Bu problemlerin başında atık toplama ve imha planlarının olmaması gelmektedir. Uygun geri dönüşüm tesislerinin ve yerel ikincil malzeme pazarının olmaması da etkendir. Ayrıca yanlış yönetilen depolama alanları, israfın nasıl ve neden önlenmesi gerektiğine ilişkin düşük kamu bilinci, arıtma veya geri dönüşüme çok fazla odaklanan atık azaltma politikalarının olmaması, katı atık yönetim sistemi içindeki birçok gayri resmi aktör ve faaliyet, kentsel ve kırsal alanlar arasında atık yönetimi stratejilerinin etkin bir şekilde uygulanmasını engelleyen güçlü bölgesel farklılıklar,  atık üretimi, arıtımı ve atık bileşimi ile ilgili anlamlı ve doğru veri eksikliğinin devam etmesi gelmektedir. Bu yüzden belediye atıklarının toplanması çok zorlu bir iş olabilir ve çeşitli olumsuz faktörlerden etkilenir. Özel sektör, hem yerel yönetimler tarafından finanse edilen hem de bertaraftan elde edilen gelirle belediye katı atık toplama ve bertarafına dahil olmalıdır.

Belediyeler kritik bir rol oynuyor

Genellikle sıfır atık stratejisi tasarlama sürecini başlatmak en zor kısım olabilir. Bir belediye tarafından kısa sürede olumlu bir etkiye sahip olabilecek, örneğin bir organik toplama sistemi uygulayarak artık atık hacminin azaltılması gibi birçok politika oldukça hızlı bir şekilde uygulanabilir. Belediyeler, sistemlerimizden atıkları tasarlayan ve atık hiyerarşisinin üst katmanlarına öncelik veren yeni iş modellerinin geliştirilmesini desteklemede kritik bir rol oynayabilir ve zaten oynuyorlar.

Sıfır atık şehirleri, yerel düzeyde, genellikle değişimin en etkili ve göreceli kolaylıkla uygulanabileceği yer olan bu değişimin çerçevesini sağlamaktadır. Yerel toplulukların atıklarını azaltmak, yerel ekonomiyi büyütmek ve vatandaşların sağlığını korumak için proaktif olarak nasıl önlemler alabileceğini gösteren hem akademisyenler hem de şehirlerden oluşan geniş ve sürekli büyüyen bir ağ oluşturulabilir. Bugün birçok belediyenin karşılaştığı benzersiz zorluklar göz önüne alındığında, sıfır atık yaklaşımının benimsenmesi, bu zorlukların üstesinden gelmelerine önemli ölçüde yardımcı olabilir. Sıfır atık stratejisi, yerel iklim değişikliği uyum programında önemlidir, etkili ve maliyet tasarrufu sağlayan bir yerel atık yönetim sisteminin kurulmasına yardımcı olabilir, bölge sakinleri ve ziyaretçiler tarafından üretilen atık hacmini azaltabilir, hem kentsel hem de kentsel alanlarda belediyeler için ortaya çıkan zorlukların üstesinden gelebilir ve nihayetinde, ürünlerin daha fazla yeniden kullanımı, onarımı ve yeniden tasarlanması yoluyla, bir topluluğun günlük yaşamına israfı önleme ihtiyacının yerleştirilmesine yardımcı olacaktır.

Sıfır Atık

Bu yönetim sisteminin kurulumundan uygulanmasına ve izlenmesine kadar olan süreci takip edecek çalışma ekipleri oluşturulmalı.

Sıfır atık şehir hedefine ulaşmak için 5 temel davranış

Belediyelerin birincil atık yönetimi sorumluluğu geleneksel olarak kompostlanabilir organik madde ve katı atık toplama hizmeti, üreticilerinin sorumluluğunda olan konut geri dönüşüm toplama, parklardan, caddelerden ve kaldırımlardan atık toplama, geri dönüşüm için halka açık depolar, yönlendirme programlarını ve atık azaltmayı desteklemek için iletişim ve eğitim, atık transferi ve bertaraf hizmetleri ve atık toplama ve bertarafını düzenleyen programlar ve yönetmeliklerin uygulanmasının sağlanmasıdır.

Sıfır atık şehir hedeflerine ulaşmak için, bir şehri sıfır atık şehre dönüştürmek için aynı anda uygulanması gereken birbirine bağlı beş temel ilke davranış değişikliği ve sürdürülebilir tüketim, genişletilmiş üretici ve tüketici sorumluluğu, belediye katı atıklarının %100 geri dönüşümü, sıfır depolama ve sıfır yakma ve atıklardan yüzde 100 kaynak geri kazanımı şeklindedir. Bu ilkeler, şehirleri sıfır atık şehirlere dönüştürmek için anahtar dönüştürücülerdir.

Birleşmiş Milletlerin bu yıl ki teması doğa restorasyonu- zarar vermeden iyileştirmedir. Hikayelerin dünyayı daha iyi hale getirme gücüne sahip olduğunu biliyoruz. Öyleyse sıfır atık şehirlerin hikayesi gerçek dönüştürmek için el ele vermeliyiz. Böylece dünyaya karşı, şehrimize karşı sorumluluğumuzu çocuklarımız, kendimiz ve tüm canlılar için yerine getirmemiz gerekiyor.

Yorum Yap

Yorum Yap覺n

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Prof.Dr.Yüksel ERDALI

Gündem

Vaka sayıları arttı, uzmanlar uyardı

Vaka sayıları uzun bir aradan sonra yeniden artış göstermeye başladı. Uzmanlar Koronavürise dikkat çekip uyardı.

Sağlık İl Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Muhammet Ali Oruç; koronavirüs vaka sayıları ile ilgili açıklama yaptı.

İldeki pandeminin son durumunun masaya yatırıldığı “İl Pandemi Değerlendirme Toplantısı” sonrası bilgi veren Oruç; vaka sayısındaki kısmi artışa dikkat çekerek şunları söyledi:

“Tüm Türkiye ve dünyada olduğu gibi ilimizde de maalesef Kovid 19 vaka sayılarımızda kısmi bir artış söz konusu. Veriler bize ilimizde, özellikle son bir haftada vaka sayımızın yaklaşık 2 kat arttığını gösteriyor.

Aylar sonra ilk kez, sıfır vaka gördüğümüz dönemlerin ardından, günlük 50 vakanın üstüne çıktığımız günleri görmeye başladık.

Bu artış, korona varyantın da etkisiyle grip gibi başa çıkabilir bir düzeyde. Onuniçin ağır hastalık tablosu ortaya çıkarmadığından; hastanelerimize yansıyacak düzeyin çok uzağında seyrediyor.

Sağlık İl Müdürü

Sağlık İl Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Muhammet Ali Oruç (Fotoğrafta)

Yoğun Bakım hasta sayımız 3

Aşı hala bağışıklık sistemlerimiz üzerinde etkili, yaygın aşılama çalışması sayesinde virüse temas etsek de bizi korumaya devam ediyor.

Şu an için hastanelerimizde entübe, durumu ağır hastamız yok. Yoğun bakımlarımızda ise sadece 3 hastamız bulunuyor. Aşı stoklarımız yeterli, olası hasta yatışı ve tetkik süreçleri için planlamalarımızı yaptık.

Sağlık Müdürlüğü olarak hem yurt içi hem yurt dışındaki pandemi verilerini anlık olarak takip ediyoruz.

vaka sayıları

Vaka sayısı süreç içerisinde artıyor

Özellikle Samsunluların yoğun olarak yaşadığı İstanbul, Ankara, İzmir gibi metropol şehirler, çevre iller ve Almanya, Hollanda, Avusturya, İngiltere gibi birçok Samsunlunun yaşadığı ülkelerdeki vaka sayıları bizim için önemli bir veri oluşturuyor.

Bu noktalardaki artışın ilimizdeki vaka sayısını süreç içinde arttırdığını pandemi döneminden biliyoruz.

İlimize özellikle bu ülke ve şehirlerden yaklaşan bayram tatili nedeniyle birçok hemşerimizin geleceğini öngörüyoruz. Bu da artış eğrisinin bayram döneminde de süreceğini bize düşündürüyor.

vaka sayıları

Sosyal mesafeye dikkat

Bu nedenle tüm Samsunlu hemşerilerimiz, özellikle bayram tatili döneminde biraz daha dikkatli olmalı. En ufak bir gribal şikayetle bile karşılaştıklarında hem kendilerini hem çevrelerindekini koruma adına maske takmalı.

Özellikle sosyal mesafeye dikkat etmelerini ve yüz yüze olabilecek ortamlardan olabildiğince uzak durmalarını rica ediyorum.

Hafif bir baş ağrısı; kırgınlık, boğaz ağrımız ve buna eşlik eden ateşle karşılaşmamız durumunda bile; mutlaka kendimizi izole edelim; bayramlaşmak için çevremizle temas etmeyelim, kalabalık yerlerde bulunmayalım.

Bu zorlu pandemi yolculuğunda koronayı nasıl durduracağımızı hep birlikte öğrendik. Maske takma zorunluluğunu azmimiz, dikkatimiz ve önlemelere uyumumuzla biz kaldırdık.

Lütfen bu kararlı yüzümüzü koronaya tekrar gösterelim. Maskesiz günlerimizin devamı için hep beraber biraz daha dikkatli olalım. Koronanın hayatımıza yeniden girme çabasını el birliğiyle bertaraf edelim.”

Okumaya devam et

Gündem

Çöpe giden moda : 20 milyar giysi atık

Çöpe giden moda. Her yıl üretilen 32 milyar giysinin yüzde 64’ü; çöpe gidiyor.

Tekstil üretimi önemli miktarda kimyasal; su, enerji ve diğer doğal kaynaklar gerektiriyor. Dünya Kaynakları Enstitüsü’ne (WRI) göre; bir pamuklu gömlek yapmak için 2 bin 700 litre su gerekiyor. Tüketiciler kıyafetleri çöpe attığında; sadece para ve kaynak israfı yapmakla kalmıyor. Aynı zamanda atılan malzemelerin çöplükte ayrışması 200 yılı aşkın bir süre alıyor.

Ayrışma işlemi sırasında; tekstiller sera metan gazı üretiyor. Bununla birlikte toksik kimyasalları ve boyaları yer altı suyuna ve toprağa sızdırıyor. Ancak ‘hızlı moda’ kavramı ile sektörün üretim ve tüketim hızı her yıl artmaya devam ediyor.

Dünyayı en çok kirleten sektör

Daha ucuz; düşük kaliteli, birkaç kez kullanılıp atılabilecek kıyafetlerin hızlı tüketimi olarak özetlenebilecek ‘hızlı moda’ ile tekstil ve hazır giyim sektörü fosil yakıtlardan sonra dünyayı en çok kirleten ikinci sektör.

Küresel hazır giyim pazarı 3 trilyon dolar değerinde ve dünyanın Gayri Safi Yurt İçi Hasılasının (GSYİH) yüzde 2’sini oluşturuyor. 2019 yılında tek kullanımlık giysilerden çıkan atıklar yaklaşık 94 bin 347 ton. Her 2 kişiden 1’i istenmeyen kıyafetlerini doğrudan çöpe atıyor.

çöpe giden moda

Çöpe gidiyor

Her yıl üretilen 32 milyar giysinin yüzde 64’ü (yaklaşık 20 milyar 480 milyon) çöpe gidiyor. Dünyada her yıl tahmini olarak 92 milyon ton tekstil atığı çıkıyor. Bunun yanında 1 ton tekstil kumaşı için 20 ile 230 metreküp arasında su kullanılıyor. Kullanılan toplam su miktarı ise 93 milyar metreküp. Bu miktarla 5 milyon insanın su ihtiyacı karşılanabiliyor.

Türkiye’de evsel atıklar ve endüstriyel atıklar birlikte değerlendirildiğinde her yıl yaklaşık olarak 1 milyon 155 bin ton tekstil atığı ortaya çıkıyor. Atık toplama istatistiklerine göre toplam atığın yüzde 3’ünü tekstil atıkları oluşturuyor. Günde 2 bin 500 ton kullanılmış tekstil işlenmeden çöpe gidiyor.

Kaynak: Oksijen

Okumaya devam et

Gündem

Matematik yüzde 95, sözel yüzde 40 geriledi

Matematik

Matematik sorularında yüzde 95 gerileme yaşayan öğrenciler, sözelde ise yüzde 40 düşüş yaşadı.

Kovid-19 etkileri her geçen gün daha da kendini gösteriyor. Bu kez öğrenciler üzerinde yapılan araştırma; çarpıcı sonuçlar ortaya çıkardı. Uzaktan eğitim ile öğrenciler matematik alanında yüzde 95, sözelde ise yüzde 40 gerileme yaşadı.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ); daha önce rapor etmişti. DSÖ’ye göre; pandemi nedeniyle dünya genelinde 1.6 milyar öğrencinin eğitim koşullarının etkilendiği belirtildi.

Bu etkinin ilk somut sonuçları Güney Afrika’da yapılan bir araştırma ile belirlendi. Özellikle dil ve sayısal yeteneğin uzaktan eğitim sürecinde en çok etkilenen alanlar olduğu anlaşıldı.

Matematik

Yapılan bir araştırmaya göre, pandemi öğrencilerin eğitimini olumsuz etkiledi.

Matematik yüzde 95

Stellenbosch ve Cape Town Üniversiteleri’nde görevli araştırmacılar; test uyguladı. Buna göre;  ilk ve ortaöğrenimdeki öğrencilerin pandemi öncesinde cevapladıkları sözel ve matematik testini; uzaktan eğitim nedeniyle okullarından uzak kalan öğrencilere uyguladı.

Çalışma; yüz yüze eğitimin önemi 9-15 yaş aralığındaki 80 bin öğrenci üzerinde yapıldı. Sözel puanlarda yüzde 40-70 arasında düşüş yaşandı. Ayrıca matematik dersinde ise yüzde 95’e varan gerileme tespit edildi.

Uzmanlara göre diğer ülkelerde de benzer sonuçların ortaya çıkmasının ardından yüz yüze eğitimin ne kadar önemli olduğuna yönelik argümanlar daha güçlü bir şekilde savunulacak. Olası yeni pandemilerde ülkelerin okulları açık tutmak için ellerinden gelenden fazlasını yapmaları gerekecek.

Okumaya devam et

Editör Seçimi

    Copyright © 2021