Bizimle İletişime Geçin

Sağlık

Saç ekimi için 6 ayda 500 bin kişi Türkiye’ye geldi

Türkiye sağlık turizmindeki payını her geçen gün artırırken, saç ekimi alanında dünyanın merkezine dönüşüyor.

Pandemide bedenen sağlıklı olmanın endişesini duyanlar, pandeminin ardından zihnen de sağlıklı olmak istiyor.

Kendini iyi hissetmek isteyenler, dış görünüşlerine daha fazla önem veriyor. Bu durum estetik trendini yükseltirken, erkeklerde ağırlıklı olarak saç ektirme eğilimi olarak ortaya çıkıyor.

Özellikle yoğun saç dökülmesiyle oluşan kellik görüntüsünü kapatmak isteyen birçok kişi saç ekimi merkezlerine başvururken, pazarın büyümesini de tetikliyor.

Market Research’ün araştırmasına göre 2021’de 10,2 milyar dolar değerinde olan küresel saç ekimi pazarının 2029’da 67,1 milyar dolara ulaşması bekleniyor.

Sağlık turizminden aldığı payı her geçen gün artıran Türkiye, saç ekimi alanında dünyanın önde gelen merkezlerinden birine dönüşüyor.

saç ekimi

Sağlık Turizmini Geliştirme Konseyi’nin verileri 2022’nin ilk altı ayında saç ektirmek için ülkemize gelenlerin sayısının 500 bini aştığını ve bu rakamın sene sonuna kadar bir milyona çıkarak rekor kırılacağına işaret ediyor.

Saç ektirmek için Avrupa’dan gelenler soluğu İstanbul’da alırken, Batman da Ortadoğu’dan gelenlerin gözdesi olarak öne çıkıyor.

Ülkemizin sağlık turizminde zirveye oynadığını kaydeden Ömer Uğur Saç Ekim Merkezi Kurucusu Ömer Uğur, konuyu şu sözlerle değerlendirdi:

“Son yıllarda dünya genelinde saç ekimine talepler artıyor. Ancak bu tabloya karşın 165 ülkeden insanlar, saç ekimi merkezlerimizin gerek tedavi gerekse müşteri deneyimi odaklı yaklaşımından dolayı Türkiye’yi tercih ediyor.

Avrupa’dan gelen hastalar ulaşım açısından en konforlu şehir olan İstanbul’u tercih ederken, Ortadoğu’daki hastaların ilk durağı da Batman oluyor. Ulaşım ve konaklama başta olmak üzere sunulan sağlık hizmetleriyle de ilgi odağına dönüşen Batman, kalıcı sonuç vaat eden saç ekim kliniklerine ev sahipliği yapıyor.

Batman Dünya Hastanesi bünyesinde hizmet veren Ömer Uğur Saç Ekim Merkezi olarak biz de son teknolojiyle geliştirdiğimiz tedavi yöntemlerimizin yanı sıra hastalarımızın iyileşme sürecinden şehrimizden ayrılacağı vakte kadar tüm aşamalarda yanlarında olarak konforlu bir deneyim yaratıyoruz.

Bu sayede hem yurt dışından gelen hastalarda olumlu bir algı oluşturuyor hem de bölge ekonomisine katkıda bulunuyoruz.”

saç ekimi

Ortadoğulu hastalar saç ekiminde kalıcı ve onarıcı tedavi için Batman’a geliyor

Kusursuz müşteri deneyimi ve kaliteli tedavi ilkesini benimseyerek saç ekiminde Batman’ı üst sıralara taşıdıklarını söyleyen Ömer Uğur, merkezleriyle ilgili şu bilgileri paylaştı:

“Kapılarımızı açtığımız 2000’den bu yana kaliteli ürün, tedavi ve özel hizmetlerimizle Ortadoğu’dan gelen hastaların ilk tercihi oluyoruz. Çünkü her zaman hastalarımızın beklentilerini önceliklendiriyor ve onlar için konforlu bir tedavi süreci oluşturuyoruz.

Baş bölgesinin insanların dikkatini çeken ilk bölge olduğunun bilinciyle hastalarımız hassasiyetini anlıyor ve onlarla empati kuruyoruz.

Saç ekiminde en çok kullanılan DHI ve FUE tekniklerinin haricinde uyguladığımız yöntemlerle, hastalarımızın doğal bir görünüme sahip olmalarını sağlamanın yanı sıra, kalıcı ve onarıcı sonuçlarla yoğun saç dökülmesi sonucunda oluşan problemlerin önüne geçiyoruz” dedi.

saç ekimi

Gelen hastalar hem Batman’ı tanıyor hem de kalıcı çözümlere ulaşıyor

Merkezlerinde yalnızca saç ekimi değil birçok farklı alanda hizmet verdiklerine dikkat çeken Ömer Uğur Saç Ekim Merkezi Kurucusu Ömer Uğur, “Gerek yurt içinden gerekse yurt dışından gelen hastalarımıza steril, hijyenik ve konforlu bir tedavi olanağı sunduğumuz Batman’daki merkezimizde, yalnızca saç ekimi tedavisi uygulamıyoruz.

Sakal ve bıyık ekimi, lazer epilasyon, botoks, cilt bakımı ve mezoterapi hizmetleri de veriyoruz.

Gerek şehrimizin gerekse ülkemizin sağlık turizminde yeni başarılara imza atacağını biliyoruz.

Dolayısıyla bu sektörde farklı alanlarda yatırım yapmaktan çekinmiyoruz. Hizmetlerimizle hem Batman’ın tarihi ve doğal güzelliklerini hastalarımıza tanıtıyor hem de pazardaki payımızı artırarak sektörün büyümesine katkıda bulunuyoruz.

Gelecek dönemde de hizmet yelpazemizi daha da genişletmeyi hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.

Yorum Yap

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Editör

Sağlık

Samsun Tabip Odası o yönetmeliğe tepki gösterdi

Samsun Tabip Odası

Samsun Tabip Odası, ‘Özel Hastaneler Yönetmeliği’ne tepki gösterdi. Samsun Tabip Odası, “Bir hekimin muayene zamanı, performans baskısı altında kalmadan çalışabildiği kalenin yokedilme girişimlerini kabul edemeyiz” açıklamasında bulundu.

Samsun Tabip Odası, Sağlık Bakanlığı’nın ‘Özel hastaneler yönetmeliğinde değişiklik yapılmasına dair yönetmelik’ kapsamında muayenesi olan hekimlerle ilgili yaptığı düzenlemeye tepki gösterdi. Tabip Odası, düzenlemenin iptali için mücadele edeceklerini açıkladı.

Kayıplar nasıl karşılanacak?

Samsun Tabip Odası Yönetim Kurulu’ndan yapılan yazılı açıklamada kısaca ayrıca şu görüşlere yer verildi:

“Özel hastaneciliği koruyan bu yaklaşımla hangi güçler korunmaya çalışılmaktadır?

Kendi emekleri ile çalışıp ayakta duran serbest hekimlerin bu yönetmelikle ortaya çıkacak kayıpları nasıl karşılanacaktır?

Samsun Tabip Odası

Samsun Tabip Odası : Muayenehaneler bir gecede kapatılır

Özel hastanelerin hekim ücretlendirmesindeki sermaye gücünü kıran muayenehane hekimliğinin sınırlarının bu şekilde daraltılması ancak büyük sermaye güçlerini besleyen bir yaklaşım olarak yorumlanabilir.

Anlaşılmaktadır ki Sağlık Bakanlığı kendisinin ruhsatlandırdığı, nasıl çalışacaklarını kendisinin belirlediği muayenehanelerin bir gecede kapanmasına neden olacak bir karar almıştır.

Anayasadan doğan hekimlik hakkı

Unutulmamalıdır ki serbest hekimlik anayasadan doğan bir hekimlik hakkıdır. Cerrahi işlem yapmak da aynı şekilde Sağlık Bakanlığı’nın kendisinin ruhsat verdiği serbest hekimlerin de tüm hekimler gibi en doğal hakkıdır.

Ruhsat verilen bu muayenehanelerin hangi şartlarda nerede ameliyat yapacakları Sağlık Bakanlığının yönetmelikleri ile düzenlenmiş ve bu düzene göre muayenehaneler açılmış ve yatırımlar buna göre yapılmıştır.

Kabul etmemiz mümkün değil

Bir hekimin muayene zamanı, performans baskısı altında kalmadan, özel hastane sahiplerinin ciro baskısını yaşamadan özgürce aldığı eğitimin hakkını vererek çalışabildiği kalenin yok edilme girişimlerini kabul etmemiz ve sessiz kalmamız mümkün değildir.

Samsun Tabip Odası olarak Türk Tabipleri Birliği ile beraber bu düzenlemenin iptali için gerekli hukuki süreci hızla başlatacak ve tüm Hekimleri ve hekimlik mesleğinin özerkliğini korumanın koşullarını ortadan kaldıracak her türlü düzenlemeye karşı mücadeleye devam edeceğiz.”

Okumaya devam et

Sağlık

Kahve içenlerde kalp krizi riski yüzde 21 azalıyor

Budapeşte’deki Semmelweis Üniversitesi ve Londra’daki Queen Mary Üniversitesi, bugüne kadar gerçekleştirilen en kapsamlı kahve araştırmasına imza attı.

11 yıl boyunca 468 bin kişinin tüketimi ile sağlık sorunları arasındaki bağlantının incelendiği araştırmaya göre, günde 3 fincan tüketmek kalp hastalıklarından kaynaklı ölüm riskini yüzde 17, kalp krizi geçirme riskini de yüzde 21 düşürüyor.

Sağlığa faydaları yapılan araştırmalarla kanıtlanan kahvenin popülaritesi son yıllarda özellikle gençler arasında giderek artıyor.

Dünya çay tüketiminde ilk sırada yer alan ülkemizde dikkat çekici şekilde sayılarını artıran yeni nesil kahve markalarında, tüketiciler iyi çekirdek ve karakterli aroma arıyor.

kahve

Sierra Nevada bölgesi çekirdek kalitesiyle dikkat çekiyor

Sierra Nevada’nın yüksek rakımlı ormanlarından elde edilen çekirdeklerinin, Nevada Coffee’de benzersiz aromaya dönüştüğünü ifade eden Nevco Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Narinç, Typica ağaçlarının bulunduğu bu özel bölgeyi şu sözlerle anlattı:

“Kolombiya’daki Sierra Nevada, dünyanın en eşsiz bölgelerinden biri. Deniz seviyesinden 5.800 metre yükseklikte, deniz kıyısına 42 km uzaklıkta bir dağ.

Bu dağın denize yakınlığı, daha yüksek bağıl neme sahip benzersiz bir mikro iklim yaratıyor. Bu da ona daha fazla yoğunluk katıyor.

Kahvelerimiz, Sierra Nevada’da yetişen Typica ağaçlarından geliyor.

Typica ağaçları, 7-8 saatlik bir yürüyüşle ulaşılabilen ve UNESCO tarafından 1979 yılında Biyosfer Rezervi ve Dünya Mirası Alanı olarak ilan edilen bu sarp bölgede yetişiyor.”

kahve

“Nevada kahvesi geleneksel yöntemlerle yetiştiriliyor”

Misyonlarının misafirlerine keyifli ve eşsiz bir deneyimi yaşatmak olduğunu ifade eden Ercan Narinç, şöyle anlattı:

“Nevada kahvesi, dünyanın en değerlilerinden biri. Bu eşsiz kahveyi Kolombiya’da sadece 450 aile üretir. Bu ailelere erişmek ve satış izni almak son derece zordur.

Kolombiya Sierra Nevada kahvesi, uluslararası organik tarım standartları altında çeşitli akreditasyonlar almıştır.

Atalarından kalma geleneğe göre ve tabiat anayla uyum içinde yaşayan Sierra Nevada’nın yerli halkı, bunu yetiştirmek için kimyasal kullanmaz.

İşte biz de bu, benzersiz özelliklerinin yanı sıra Nevada Coffee’de tamamen bu konsepte uygun olarak müşterilerimize hizmet veriyoruz.”

kahve

“Kendine has aromasında fındık ve çikolata notaları öne çıkıyor”

Yerli ormanların gölgesinde yetişen Sierra Nevada kahvesinin belirgin bir aromaya sahip olduğuna dikkat çeken Nevco Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Narinç:

“Nevada kahvesi, belirgin bir aromaya, yüksek gövdeye, iyi bir çekirdek boyutuna, düşük asiditeye, belirgin bitter çikolata ve kavrulmuş fındık notalarına sahip.

İlk yudum pürüzsüz çikolata tadı ve ardından fındık notalarını damağa getirir. Bu birinci sınıf öğütülmüş kahve için sadece en iyi ve en büyük çekirdekler seçilir.

Öğütülen çekirdekler, espresso ve filtrelerimize eşsiz bir aroma kazandırır” dedi.

kahve

Sağlıklı, doğal ve sürdürülebilir gıda

Ercan Narinç, gıda sektöründe farklı alanlarda faaliyet gösteren Nevco Holding’in doğal ve sürdürülebilir gıda konusundaki hassasiyetlerinden bahsederek sözlerini şu şekilde noktaladı:

“Nevco Holding olarak, bugünün gıda sektöründe daha sağlıklı, doğal ve sürdürülebilir gıda hizmeti vermenin heyecanını ve bu sektörün öncü firmalarından biri olmanın gururunu yaşıyoruz.

İnsan sağlığı üzerine etkilerini inceleyen araştırmaların her biri, bu eşsiz bitkinin sağlığa faydalı yeni bir yönünü ortaya çıkarıyor.

Biz de çekirdek kalitesini yüksek tutarak ve çekirdekten fincana gelene kadarki süreçlerini olabildiğince sürdürülebilir hale getirerek alınan faydayı en üst seviyeye çıkarmaya çalışıyoruz.

Sierra Nevada’nın kendine has ikliminde yetişen bitkilerinden elde edilen çekirdekleri işleyip eşsiz aromalı kahvelere dönüştürerek müşterilerimizle buluşturuyoruz.”

Okumaya devam et

Sağlık

Bitki bazlı beslenme kansere bağlı ölümleri azaltıyor

Küresel salgın ve etkilerini her geçen gün artıran iklim krizi, bitki bazlı beslenmeyi yaygınlaştırdı.

Sağlık ve sürdürülebilirliği odağına alan bitki bazlı beslenme, küresel salgın ve iklim krizinin tetikleyici gücüyle vegan ve vejetaryenliğin tekelinden çıktı.

Statista’nın verilerine göre, yıl sonunda 44,2 milyar dolar olması beklenen bitki bazlı beslenme pazarının, 2030 yılında kadar 3 kattan  fazla büyüyerek 162 milyar dolara ulaşacağı tahmin ediliyor.

Küresel salgının bitki bazlı beslenmeyi alternatif olmaktan çıkardığını belirten Rawsome Kurucusu Semra İnce, “Sağlıklı yaşama ve sürdürülebilirliğe ilişkin artan farkındalık, bitkisel protein kaynaklarının başrol oyuncusu olduğu beslenme biçiminin yıldızını parlattı.

Et, yumurta ve süt ürünleri ile işlenmiş gıdaların yerine meyve, sebze, baklagil, yağlı tohumlar ve tam tahılları koyan beslenme, vegan ve vejetaryenlik gibi bir yaşam biçimine dönüşüyor.

Temel motivasyonunu sağlıklı yaşam hedefinden alan bu beslenmeye yönelik artan taleple ürünler de çeşitlendi. Süt ve et ürünlerinin alternatiflerine odaklanan Ar-Ge çalışmalarından elde edilen başarılı sonuçlar, bitkisel proteinleri aperitif kulvarından alarak öğünlere kazandırdı” dedi.

bitki bazlı beslenme

Diyabet riskini yüzde 23 azaltıyor

Araştırmaların bitki bazlı beslenmenin kalp, beyin ve böbrek damarlarını etkileyen kardiyovasküler hastalık ve kanser riskini önemli ölçüde azalttığını gösterdiğini belirten Semra İnce, şu ifadelerde bulundu:

“Çağın vebası tip 2 diyabet riskini yüzde 23 azaltan bitki bazlı beslenmede kırmızı etin yerini alan bu tarz proteinler kardiyovasküler hastalıklar ve kansere karşı vücudun savunma gücünü artırıyor.

Araştırmalar, temiz proteinler olarak tanımlanan bu proteinlerin ağırlıklı olduğu beslenmenin kardiyovasküler hastalıklardan kaynaklanan ölümleri yüzde 42, kansere bağlı olanları ise yüzde 39 azalttığını ortaya koyuyor.

Doymuş yağ oranı oldukça yüksek olan kırmızı et ürünleri kolesterolü artırırken, günlük protein ihtiyacının işlenmemiş bitkisel proteinden karşılanması kötü kolesterolü yaklaşık yüzde 30 oranında azaltıyor.

Diğer yandan yapılan en güncel araştırmalar, kırmızı ete kıyasla daha sağlıklı bulunan balık ve az yağlı süt ürünleri tüketiminin kardiyovasküler hastalıkların önlenmesine yönelik fonksiyonunun olmadığını da gösteriyor.”

bitki

Sağlık, lezzet ve sürdürülebilirliği odağına aldı

İklim krizinin alarm verdiği günümüzde sürdürülebilirliğe ilişkin artan farkındalığın da bu proteinlerin öğünlerdeki yerini sağlamlaştırdığını kaydeden Rawsome Kurucu Semra İnce, “Bitki bazlı beslenmenin sunduğu lezzet yelpazesi giderek genişliyor.

Tadı kırmızı ete oldukça yakın, besleyicilik açısından ondan çok daha üstün olan mantar, ana malzemesi yumurtanın yerini nohut suyunun aldığı mayonez, günlük kalsiyum ihtiyacını karşılayan badem ve susam sütü, soya proteininden üretilen ton balığı gibi gıdalar bu beslenmede baş köşeye oturuyor.

Dünyadaki sera gazı emisyonlarının yarısından fazlasından sorumlu olan hayvancılık faaliyetleri sadece sürdürülebilirlik açısından tehlike yaratmıyor, hayvanların yaşam hakkını da elinden alıyor.

1 gram kırmızı et üretimi 1 gram tofu üretiminin 25 katı sera gazı salınımına neden oluyor. Dünyanın sürdürülebilirliğine hizmet eden bitki bazlı beslenme, hayvanların yaşam hakkının da savunuculuğunu üstleniyor” diye açıkladı.

Bitki bazlı proteinlerin sağlık ve lezzet elçisi

Semra İnce, doğru beslenmenin az yemekten daha önemli olduğu çok iyi bilen bir şirket olarak geliştirdikleri ürünlerde sağlık, lezzet ve sürdürülebilirliğe odaklandıklarını belirtti.

Semra İnce, “Hipokrat’ın ‘Yedikleriniz ilacınız, ilacınız yedikleriniz olsun’ felsefesinden yola çıkarak ürettiğimiz yüzde 100 doğal, şeker ilavesiz, katkısız, vegan, glütensiz ve koruyucusuz çeşitlerimizle bitki bazlı beslenme biçimini benimseyenlere yol haritası sunuyoruz.

Çoğunlukla sağlıksız olarak algılanan atıştırmalıklara yeni bir kimlik kazandırıyoruz. İşlenmemiş doğal kuruyemişlerle şekerini doğanın gücünden alan meyveleri, yüksek protein ve lif içeriğine sahip glütensiz yulafla tek bir pakette bir araya getirerek ana ve ara öğünlerde yerimizi alıyoruz.

Vitamin, mineral, antioksidan kaynağı da olan protein bar, granola ve atıştırmalık toplarımızla bu proteinlerin lezzet ve sağlık elçiliğini üstleniyoruz” diye ekledi.

Okumaya devam et

Editör Seçimi

    Copyright © 2021 | Tüm hakları saklıdır. İnternet sitesinde yer alan görsel ve metinlerin izinsiz kopyalanması yasaktır.