Bizimle İletişime Geçin

Gündem

Koronavirüs tedbirleri nelerdir? 5 adımda virüsten korunmak

Koronavirüs tedbirleri nelerdir? En basit 5 tedbir şöyle; Aşı, maske, mesafe, temizlik ve temiz hava…

Koronavirüs tedbirleri hayat kurtarıyor. Virüs tehdidi hepimizin günlük alışkanlıklarını tersine çevirdi. 2 yılı aşkın süredir hayatımızda artık hiçbir şey eskisi gibi değil. Temizlikten, mesafeye kadar birçok konuda kendimize daha fazla dikkat ediyoruz.

Peki koronavirüs tehdidinden korunmak için ne yapmalıyız. Artan vaka sayılarının önüne geçebilmek için ne tür önlemler almalıyız.

Hem kendimizi hem de çevremizdeki insanları korumak için yapmamız gerekenler aslında çok basit.

Ne kadarını yapıyoruz ya da doğru uyguluyoruz.

Gerek evde gerekse halka açık alanlarda uyulması gereken kuralları ne kadar uyguluyoruz.

Koronavirüs tedbirleri

  • Sıranız geldiğinde mutlaka aşı
Koronavirüs tedbirleri

Koronavirüs tehdidine karşı sıranız geldiğinde mutlaka aşınızı olun.

  • Yüzü düzgün şekilde kapatan maskeler, virüsün maskeyi takan kişiden diğer kişilere yayılmasını önlemeye yardımcı olur.
Kodoravirüs tedbirleri

Kendinizi ve başkalarını korumaya yardımcı olmak için burnunuzu ve ağzınızı kapatan bir maske takın.

  • Ortamı havalandırın
Koronavirüs tedbirleri

Kalabalıklardan ve yetersiz havalandırılan iç mekanlardan kaçının.

  • Sosyal mesafeye dikkat edin
Koronavirüs sosyal mesafe

Sizinle yaşamayan diğer insanlardan bir metre uzakta kalın.

  • Temizliğe önem verin
Koronavirüs hijyen

Ellerinizi sık sık sabun ve suyla yıkayın. Sabun ve su yoksa el dezenfektanı kullanın.

Virüs nasıl yayılır

Virüs, enfekte olan kişinin öksürmesi, hapşırması, konuşması, şarkı söylemesi veya nefes alması sırasında ağzından veya burnundan çıkan küçük sıvı partikülleri yoluyla yayılabilir. Bu partiküllerin boyutu, büyük respiratuar damlacıklar ile küçük aerosoller arasında değişiklik gösterir.

Yorum Yap

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Editör

Gündem

Balık denetimi yapıldı, 50 bin lira ceza

balık

Samsun’da ekipler tarafından balık denetimi yapıldı. Boy kuralına uymayanlara 50 bin liraya kadar ceza uygulandı.

Samsun Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ekipleri denetim yaptı. Boy denetiminde çok zayıda kişiye para cezası uygulandı.

Türkiye karasularında avlananların yaklaşık yüzde 70’i Karadeniz’den çıkarılıyor. Avcılığın yüzde 60’ını ise hamsi oluşturuyor.

Karadeniz’in balık popülasyonunu bilinçsiz ve küçük boyda avcılık yaparak tüketilemeyeceği bu konuda uyarı yapıldı.

balık

Balık işleme tesisi

Bu konuda denetimler hız kesmeden sürüyor. Samsun İl Tarım ve Orman Müdürü İbrahim Sağlam konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi :

“İlimiz genelinde yoğun olarak hamsi ve çaça avcılığı yapılmakta. Avlanan hamsinin bir kısmı ile çaçanın tamamı un ve yağı fabrikalarında işlenmekte.

İlimizde bu amaçla kurulmuş olan 3 adet Balık Unu ve Yağı Fabrikası mevcut. Mevsimine göre avcılığı yapılan ve ticari değeri olanlar insan tüketimine sunularak ülke ekonomisi ve insanımızın beslenmesine önemli katkılar sağlamakta.

balık denetimi

Genel olarak Orta Su Trolü, Gırgır, Uzatma Ağları ve Algarna Yöntemi ile Su Ürünleri Avcılığı yapılmakta. 6 adet balık işleme ve değerlendirme tesisi mevcut.

Bu tesislerde genel olarak hamsi, alabalık ve deniz salyongozu işlenmekte ve İşlenen bu ürünler başta AB ülkeleri olmak üzere Japonya, Kore, Çin gibi Ortadoğu ülkelerine İhraç edilmekte.

İhraç edilen bu ürünler karşılığında İlimiz ekonomisine yıllık 20 milyon dolar tutarında bir döviz girdisi sağlanmakta.

6 bin kiyi çalışıyor

İlimizde 490 adedi denizlerde ve 122 adet de İç sularda olmak üzere 612 adet çeşitli boy ve uzunluklarında balıkçı gemisi mevcut.

Deniz teknelerinin 158’i 12 metrenin üzerinde olup, bu tekneler genel olarak gırgır ve trol avcılığı yapmaktadırlar.

Güçlü bir filoya sahip olan ilimiz; su ürünleri sektörü ile il ve ülke ekonomisine önemli katkılar sunmakta.

Bu teknelerde yaklaşık 6 bin 179 ruhsatlı gerçek kişi çalışmakta ve ayrıca 4 bin 887 adet de amatör balıkçı belgesine sahip vatandaşımız bulunmakta.

Ülkemizin en iyi balık hallerinden birisi ilimizde bulunmakta olup ilimiz sınırlarında ve diğer illerde avcılığı yapılan balıkların büyük bir kısmı bu balık halinden satışı yapılarak diğer illere gitmektedir.

balık

Deniz, iç sular, karaya çıkış noktaları, balık hali, nakil güzergâhları, işleme ve değerlendirme tesisleri, soğuk hava depoları ile toptan ve perakende satış yerlerinde; kurallara uygun çalışanlarımızın haklarının korunması ve yasadışı su ürünleri avcılığında caydırıcılığın sağlanması amacıyla getirilen yeni düzenlemelerin etkin bir şekilde uygulanması için denetimler yapılmaktadır.

Devletimizin su ürünleri politikalarının ana hedefinin, halkımıza bol ve ucuz balık sağlamak olduğu kadar; deniz, göl, baraj ve nehirlerdeki su ürünleri ve kaynaklarını koruyarak sürdürülebilir avcılık yöntemlerinin geliştirilmesini sağlamak olduğunu biliyoruz.

Unutulmamalıdır ki; doğal kaynaklar sonsuz değildir. Bu kaynaklar, gelecek nesillere aktaracağımız birer emanettir. Bu nedenledir ki koruma ve kullanma dengesini mutlaka gözetmek zorundayız.

50 bin lira ceza

Özellikle küçük boyda olanları avlamaktan ve satmaktan kaçınmaları gerekir.

Kurallara uymayanların takibi ve getirilen düzenlemelere uygun avlanmanın temini için İl Müdürlüğümüzün ilgili birimleri tüm imkânlar seferber edilerek denetimlere devam etmektedir.

Bunun için her türlü teknik ve altyapı önlemler de alınmış durumdadır.

Küçük boyda el konulan su ürünleri yem fabrikalarına satılmakta veya hayır kurumlarına bağışlanmaktadır.

Getirilen yeni düzenlemeler sonucu idari yaptırımlar ağırlaştırılmıştır. Örneğin geçmişte 1635 lira ile 5 bin TL arasında değişen cezalar, yeni değişiklikle birlikte 5 bin ile 50 bin TL arasına çıkartılmıştır.

2021- 2022 yılı av sezonun da il müdürlüğümüz denetim elemanlarınca ilimiz sınırları dâhilinde;

hal ve barınakları, yol güzergâhları ve perakende satış yerlerinde olmak üzere toplam 2 bin 645 adet su ürünleri denetimi yapılarak bu denetimler sonucu 75 kişi veya kuruluşa ihlalleri nedeniyle takribi 400 bin TL İdari para cezası uygulanmıştır.

Bu tür yaptırımlara maruz kalmaması için dikkatli olmalarını hatırlatır, bol bereketli bir sezon dilerim.”

Okumaya devam et

Gündem

İlaç harcamaları son 15 yılda yüzde 80 arttı!

İlaç harcamaları, küresel enflasyondan etkilenerek, son yıllarda büyük bir değişim geçirdi.

Sağlık Bakanlığı, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’nun kamuya açık raporları üzerinden yeni rapor hazırladı. Buna göre ilaç pazarında son 15 yılda yaşanan satış hacmi ve fiyat değişimlerine ilişkin ayrıntıları ortaya koydu.

İlaç harcamaları son 15 yılda yüzde 80 arttı.

İlaç pazarı, ithal ilaçlar ve yerli ilaçların ithal girdileri sebebiyle kur kaynaklı fiyat değişimlerinden ve küresel enflasyondan etkilendi. Yıllar içinde yaşanan değişimlere ilişkin son güncelleme temmuz ayında yayımlandı.

17 Ocak 2009 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Beşeri Tıbbi Ürünlerin Fiyatlandırılmasına Dair Kararda Değişiklik Yapılması Hakkında Karar, temmuz ayının başında yürürlüğe giren düzenlemeyle güncellendi.

Sağlık odaklı araştırmalar yapan ECONiX Araştırma, 2007-2021 yılları arasında sektördeki değişimi daha geniş bir perspektifle değerlendirmek için Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’nun (TİTCK) halka açık ilaç pazarı gözlem raporlarını inceledi.

ilaç harcamaları

Geçtiğimiz 15 yılda elden satılan ilaçların satış hacminde görülen yüzde 80’lik artış oldu. Başka bir deyişle cepten yapılan ilaç harcamaları 15 yıl içinde yüzde 80 arttı.

Böylece vatandaş her 4 ilaçtan 1`ini cebinden ödemek zorunda kaldı. Ayrıca 15 yıl içinde ilaçların satış hacmindeki artışın 1,5 kat olduğu ve 2021 yılı hacminin 2,4 milyar kutuya ulaştığı tespit edildi.

İlaç harcamaları kutu başına 3 kat artış gösterdi

Halka açık pazar raporlarının incelenmesiyle oluşturulan çalışma, 2007-2021 yılları arasında ilaçların kutu başına fiyatının 3 kat arttığını da gösterdi.

Bu artışla bir kutu ilacın ortalama fiyatı 26,72 TL’ye ulaşT. ilaçların satış değerinde 5 kat artış yaşandığı tespit edildi. 2021 yılının geneline bakıldığında, ilaçların toplam satış değerinin 64,85 milyar TL’ye ulaştığı görüldü.

2013 ve 2014 yılları arasında ilaçların satış değerinde düşüş görülse de raporun kapsadığı dönemlerde yükseliş olduğu ve bu artışın 2017 itibarıyla hızlandığı gözlemlendi.

Öte yandan ortalama yıllık euro kuru ve satış değerinde düşüş yaşanan 2010-2012 yılları arasında ilaçların ortalama kutu başına fiyatlarında azalmanın görülmesi, ilaç fiyatları ve kur değişimleri arasındaki ilişkiyi ortaya koydu.

ilaç harcamaları

Yerli Üretim Biyoteknolojik ilaçların satış değeri 14 kat arttı

Üretim süreçlerinde kritik işlemler sonucu elde edilen, canlı hücrelerden üretilen, bütünüyle karakterize edilemeyen ve gen tedavisi gibi yöntemlerde kullanılan biyoteknolojik ilaçların satış değerindeki artış ise 14 kat olarak hesaplandı.

Geçtiğimiz 15 yılda 4 kat daha fazla satışı yapılan biyoteknolojik ilaçların satış hacmi 2021’de 38,22 milyon kutuya ulaştı.

Biyoteknolojik ilaçların kutu başına ortalama fiyatı ise 3 kat arttı ve 2021 yılı içinde 300 TL bandını aştı.

Biyoteknolojik ilaçların patent sürelerinin dolmaya başlamasıyla, kendilerine özgü üretim teknolojileriyle üretilen biyobenzer ilaçların satış değeri ise 2021 yılında 11,53 milyar TL’ye yükseldi.

Estonya, Tunus ve Türkiye ofisleriyle faaliyet gösteren ECONiX Araştırma tarafından hazırlanan raporda, jenerik ve biyoteknolojik ilaçların imal-ithal oranlarına da yer verildi.

Bu kapsamda kutu satış hacmi açısından söz konusu periyotta ithal ilaçların imal ilaçlara göre oranının yüzde 8 azaldığı tespit edildi.

Okumaya devam et

Editörden

Plastik cerrahinin ticarete dönüşmesi riski artırıyor

plastik cerrahi

Plastik cerrahi alanındaki olanaklar sağlık turistlerini cezbediyor.

Türkiye son dönemde dünyanın estetik merkezi haline geldi. Türkiye plastik cerrahi alanında zirveye yaklaşıyor. Uluslararası Estetik Plastik Cerrahi Derneği’nin konuya dair bir rapor yayımladı. Bu rapora göre Türkiye, dünyada en çok estetik işlem yapılan beşinci ülke olarak konumlanıyor.

En çok popo ve meme estetiği

İşlemlerde başı çeken burun ameliyatında Türkiye, dünya ikincisi. Botoks operasyonlarında da üçüncü sırada yer alıyor. En çok yapılan plastik cerrahi işlemlerinin devamında da popo ve meme estetiği geliyor.

Plastik cerrahi

Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Serkan Balta. (Fotoğraftaki)

Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Serkan Balta konuyu şu sözlerle değerlendirdi:

“Ülkemizdeki estetik cerrahi kliniklerinin, son teknoloji medikal tedavi tekniklerinden yararlanıyor. Bu sayede hastaların önceliklerini esas alarak çözümler sunuyor.

Dünya çapındaki büyüme ivmemizi hızlandırıyor. Ülkelerine tatmin edici sonuçlarla dönenler, başka bir operasyon söz konusu olduğunda aynı doktorlarla devam etmek istiyor. Ayrıca onları çevrelerine de tavsiye ediyor.”

Plastik cerrahideki olanaklar sağlık turistlerini cezbediyor

Op. Dr. Serkan Balta, “Plastik cerrahi alanındaki başarılarımıza her geçen gün bir yenisi ekleniyor. Ayrıca, kliniğimizde sunduğumuz diğer fırsatlar da ziyaretçileri cezbediyor.

Örneğin hem yurt içi hem de yurt dışı estetik cerrahi kliniklerine göre daha makul fiyatlarla işlem yapmamız, bütçe fark etmeksizin birçok kişinin istediği görünüme kavuşmasını kolaylaştırıyor.

Hastalarımıza gösterdiğimiz ayrıcalıkları bununla da sınırlı tutmuyoruz. Özellikle operasyon öncesi ve sonrasını da çok yakından takip ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Plastik

“Yaşanan kötü deneyimler, ülkemizin imajını zedeliyor”

Kliniklerini ziyaret eden hastaların gerek seyahat gerekse operasyon ve iyileşme sürecindeki konforlarına üst düzeyde özen gösterdiklerine dikkat çeken Op. Dr. Serkan Balta şöyle devam etti:

“Şehir dışından ya da yurt dışından gelen tüm hastaları havalimanından alıyoruz. Ameliyat sonrasındaki yara bakımlarına kadar son derece profesyonel bir çalışma yürütüyoruz.

Bu süreçte görüyoruz ki kliniğimizdeki avantajlardan memnun kalan turistlerin birçoğu kendilerini çok şanslı hissediyor.

Çünkü başvurdukları birçok klinikte yaşadıkları kötü deneyimler, önyargı edinmelerine yol açıyor. Ayrıca ülkemizin imajını zedeliyor.

Estetik cerrahiyi ticarete dönüştürmemiş hekimler tercih edilmeli

Sağlık turizmi, dünya genelinde ticari ranta dönüşmüş durumda. Bu yüzden işinde yetkin olmayan hekimlerin gerçekleştirdiği hatalı operasyonlar, yanlış teknik ve uygulamalar veya kalitesiz malzeme kullanımı, hem hastaları hem de alanındaki başarılı hekimleri hayal kırıklığına uğratıyor.

Hastaların uzman ve klinik seçiminden önce ayrıntılı bir araştırma yapması ve estetik cerrahiyi ticarete dönüştürmemiş hekimleri tercih etmesi önemli.”

Başarısız estetik operasyonlar sağlık riski doğuruyor

Başarısız bir estetik operasyonun sağlık açısından risk barındırdığını aktaran Op. Dr. Serkan Balta, bu durumun zaman ve maddi kayıp da yarattığını belirterek sözlerini şu şekilde sonlandırdı:

“Hastaların tedavi olmadan önce hekimlerin dijital kanallardaki hesaplarını kontrol etmeleri ve gerçek hastaların paylaştığı tedavi süreçlerini takip etmeleri önemli.

Bu aşamada biz de araştırma sürecinde hastalara düşen yükü hafifletmek için dijital kanallarımızda hastalarımızın ameliyat sonrası görüşlerine ve hatta aylar sonraki görüntülerine bile yer veriyoruz.

Bu sayede kliniğimize gelmeden önce bilgi sahibi olan hastalar, ülkelerine mutlu bir şekilde dönüyor.”

 

Okumaya devam et

Editör Seçimi

    Copyright © 2021 | Tüm hakları saklıdır. İnternet sitesinde yer alan görsel ve metinlerin izinsiz kopyalanması yasaktır.