Bizimle İletişime Geçin

Kültür - Sanat

Jan van Eyck ve Ghent Altar Panosu

Jan van Eyck ve Hubert van Eyck kardeşlerin ilk yağlı boya tablosu olarak kabul ediliyor. 1432 yılında tamamladığı Ghent Altar Panosu, İsa Mesih’in en derin sembollerinden biri. Günahlarının kefareti olarak sunulan kuzu geleneğinde kurban edilecek hayvan olan ‘Tanrı’nın Kuzusu.’ 

Yaklaşık 600 yıl önce Hubert ve Jan Van Eyck kardeşler tarafından tamamlandığından beri hasar gördü. Yeniden bir araya getirildi ve sahtesi yapıldı. Sansürlendi, yozlaşmış rahipler tarafından satıldı. Ayrıca Napolyon tarafından çalınan ve daha sonra iade edilen, İkinci Dünya Savaşı sırasında Hitler’in şiddetle arzuladığı sırada defalarca çalınan tablonun büyük kısmı mucizevi şekilde Belçika’nın Gent şehrindeki Aziz Bavo Katedrali’nde muhafaza ediliyor.

Jan Van Eyck

II. Dünya Savaşı’nda Naziler ve 1700’lerde Napolyon birlikleri tarafından çalınan eser, tarihin en çok el koyulan eserlerinden biri olarak akıllara kazındı.

Eserdeki dini tören

Eser Gent Altar Panosu’nun parçalarından biridir. 1420’lerde yapılmaya başlanmıştır ve 1432 yılında diğer parçaları ile birlikte bitirilmiştir. Belçika’nın Gent şehrindeki St. Bavo Katedralinde bulunmaktadır. Boyutu 134.3 x 237.5 cm ölçülerindedir. Bahçede, kırsal bir alanda gerçekleştirilen dini bir törenin görülüyor. Bu dini törenin tam ortasında bir sunağın üzerinde kafasında hale olan kuzu bize bakıyor. Resmin tam ortasında duran sunak ve onun önünde duran çeşmenin etrafını saran kalabalık dikkat çekiyor.

Uçsuz bucaksız yeşil

Toplamda beş farklı grup görmekteyiz. Sol alt ve sağ alt, sol üst ve sağ üst olmak üzere dört grup ortada sunağın çevresini saran onlardan bağımsız beşinci grubu görmekteyiz. Özellikle hepsinin arkasında bir şehir manzarası bizi karşılamakta. Uçsuz bucaksız yeşilliklerin hemen arkasında. Hepsinden yukarıda bir güvercin hemen kuzunun üzerinde durmakta. Bu güvercinin sarı ve beyaz renk tonlarında bulutlar tarafından sarmalandığını görüyoruz.

Olağanüstü renkler

Çevresindeki ışınlar manzara bittikten sonra sanatçının kendisi tarafından eklenmiş gibi duruyor. Sahneyi göksel bir aydınlatma ile daha doğaüstü ve çarpıcı kılıyor. Detaylar inanılmaz bir titizlikle işlenmiş. Manzara ve doğa detayları bugüne kadar ender rastlanan bir seviyededir. Çok sayıda bitki türü ve botanik yapısal olarak minik olmasına rağmen fazlasıyla detaylıdır. Figürlere yaklaştığımızda cübbelerine, ellerinde taşıdıkları kutsal kitaplarına, kıyafetlerine hatta şapkalarına kadar inanılmaz bir detaycılık burada da karşımıza çıkmakta. Özellikle sağ alt köşede duran klişe temsilcilerinin taçları cübbelerinin hemen üzerindeki yaldız detayları ellerinde tuttukları hacların ince ince işlenişi bir kez daha tabloya hayranlıkla bakmamızı sağlamaktadır.

Jan Van Eyck

Orta Çağ Avrupası’nın en önemli sanat eserlerinden biri olarak kabul edin “Ghent Altar Panosu”nda yer alan ve uzun çalışmalar sonra tekrar gün yüzüne çıkarıldı.

Kullanılan renkler olağanüstüdür. Alt köşelerde bizleri karşılayan kırmızı cübbeli figürler oluşturdukları perspektif ile hemen sunağı işaret etmektedir. Yeşil ve kırmızının zıt birer zemin oluşturması ve arada yerel sınıfı niteleyen kıyafetlerde seçilen renkler tamamlayıcılığı, karşımızda duran bu tabloyu daha da güçlü ve çarpıcı bir hale getiriyor. Güvercinin etrafında ortaya çıkan bir ışık patlaması gibi görünüyor bizlere. Bu da resmin genelinde uygulanan ışık gölge tekniğinin dışında olduğunu gösteriyor. Sol ve sağ kısımlarda figürlerin gölgelerine bakıldığında sunağın ve çevresinde ki ışık yapısının daha farklı olduğunu hemen anlayabiliyoruz. İlahi olanın varlığını ve merkezde oluşturduğu manzara ile cennet tasfirini vurgulamak için bu durumu bir araç olarak kullanmıştır.

Jon van Eyck şapka çıkarılacak detay kullanıyor

Jon Van Eyck renklerin imgelerini o kadar iyi kullanıyor ki adeta karşısında şapka çıkarmak durumunda kalıyorsunuz. Romanın günümüzde ki ihtişamını 1420’li yıllarda bize gösterebiliyor. Kilise temsilcilerinin üzerinde kullanılan kırmızı renge dikkat ediyoruz(sağ alt). Hemen resmin sol alt köşesinde duran adamla aynı renge sahip cübbeleri bizleri adım adım orta merkezdeki sunağa götürmektedir. Bu sunağın rengi de bu ihtişamdan nasibini almıştır ve adım adım bizi kendisine çekmektedir. Kuzu ve çevresindekilere dikkatli bakarsanız kutsal ışık yüzmesinin içerisinde olduklarını fark edeceksiniz. Eyk bu yüzmeleri bütün tablonun en üst katmanında kullanarak farklı bir perspektif ile yüzmenin kaynağına bizi çekiyor. Herkesin üzerinde olan o güvercine…

Jan van Eyck

Belçika’nın Ghent kentindeki Aziz Bavo Katedrali’nde sergilenen eserin orta panelinde, İsa için kurban edilen bir kuzu figürü bulunuyor.

İşte tam bu noktada bizi daha da şaşırtacak bir detay karşımıza çıkıyor. Sunağın üzerinde duran kuzunun göğsünden akan kan ve o kanın dolup taştığı bir kadeh. Bunun Mesih için yapılan bir ayin olduğunu hemen bu noktadan anlayabiliriz. Sunağın çevresinde gördüğümüz dua eden figürler eski Ahit’e göre ölü insanlardır. Şehit olarak adlandırılmaktadırlar ve bakire kadınlar olarak bilinirler. Bu da bereketi sembolize etmektedir.

Güvercinin etrafını saran bulutlar ve genel olarak manzara dönemi için kullanılan ilk hava perspektifi örneğidir. Gökyüzünde ki bulutların detaylar ve şehir manzarası ile önlü arkalı ilişkisi bu perspektifi yaratmaktadır.

8 parçadan oluşan tablo

Tablonun 8 parçadan oluşması ve her bir parçanın detaycılığı beni içine çekiyor ve bir anda ayinin hemen orta yerinde dolaşmaya başlıyorum. İnanılmaz bir yapıya sahip ve ihtişamıyla hemen sizi etkisi altına alıyor. Her bir detayı ayrı ayrı saatlerce incelenebilir. Tablo size duruşuyla etkisi altına alıyor ve o an aranızda bir temasa başlıyor. Kuzu, çevresindekiler, rahipler, papazlar, kardinaller, dua etmek için gelen kadınlar…

Figüratif açısından bu inanılmaz detaylandırılmış tablo aynı zamanda içinde bulunduğu uçsuz bucaksız manzarayla da bir kere daha etkiliyor. Her yerinden mükemmeliyetçilik akan bu tabloya hayran kalmamak elde değil. İmgeler dünyasında gezmek isteyen herkesin bir baş ucu tablosu haline gelmesi şart hale geliyor

NOVA.

Yorum Yap

Yorum Yap覺n

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

NOVA

Kültür - Sanat

Güliz Ayla 16 Haziran’da V Sahne’de

Güliz Ayla, 16 Haziran akşamı Samsun’da sahne alacak.

Aslen Samsunlu olan; 2015 yılında çıkardığı single ile kısa sürede müzik çevrelerinden büyük beğeni toplayan Güliz Ayla; “Benim evim” dediği Samsun’da hayranları ile buluşacak.

Atakum İlçesi Adnan Menderes Bulvarı’nda yer alan V Sahne’de; hayranları ile buluşacak olan Güliz Ayla, unutulmaz bir gece yaşatacak.

Samsun sayesinde şahane bir çocukluk, ergenlik ve gençlik dönemi yaşadığını her fırsatta dile getiren Güliz Ayla, birbirinden güzel şarkılarını hayranları için seslendirecek.

Güliz Ayla kimdir ?

Güliz Ayla, 27 Nisan 1988’de Samsun’da doğdu. 1998 yılında Samsun’da iki yıllık Belediye Konservatuvarı Tiyatro ve Drama Bölümü’ne girdi.

Çeşitli orkestralarda solistlik veya koroistlik yaptı. Lise eğitimini Samsun Anadolu Lisesi’nde tamamladı.

2006 yılında Adelaide isimli gruba dahil oldu. Bu grupla Rock’n Dark Express Rock Müzik Yarışması’nda birinci oldu.

Güliz Ayla, Müjdat Gezen Sanat Merkezi Batı Müziği bölümünü kazandı. Sonra da Müjdat Gezen’in yazdığı iki müzikalin şarkılarını seslendirdi. Müzik kariyerine Metin Özülkü, Işın Karaca ve Extra Orkestra gibi isimlere vokal yaparak başladı.

Vokalistliğin ardından albüm yapmaya karar veren Ayla’nın yolu Sıla Gençoğlu ve Efe Bahadır ile kesişti. Sıla ve Bahadır Ayla’nın albümünde prodüktör olmayı kabul ettiler. Sonrasında ise Uluslararası menajerlik, organizasyon ve iletişim danışmanlığı firması olan Day 1 Entertainment Turkey ve müzik şirketi Sony Music ile sözleşme imzaladı.

Güliz Ayla

İlk albüm 2015’te

16 Nisan 2015 tarihinde Ayla albüm öncesi söz ve müziğini kendisinin yaptığı “Olmazsan Olmaz” single’ını piyasaya sürdü. Ayla albüm öncesi single çıkartmasıyla ilgili olarak:

“Albümümüz bitmek üzere ama bir türlü gelmeyen baharın, geliyorum sinyallerini daha fazla göz ardı edemedik ve içimizde kaynayan enerjiyi sizinle paylaşmak istedik.” yorumu yaptı.[4] Şarkı, Youtube’da 175 milyon izlenme rakamına ulaşmayı başardı.

18 Eylül 2015’te Sıla Gençoğlu ve Efe Bahadır’ın prodüktörlüğünde kendi adını verdiği Güliz Ayla albümünü yayımladı. Ayrıca albümdeki şarkıların söz ve müzikleri Ayla, Gençoğlu ve Bahadır tarafından hazırlandı.

“Yalvarırım” şarkısının müziğini ise Yalın besteledi. Ayla’nın sözünü ve müziğini kendi yaptığı üç şarkı “Olmazsan Olmaz”, “Benim Olmazsan” ve “Sevgilim” albümde yer aldı. Ayla ilk albümünü şöyle açıkladı: “Öncelikle bu albüm uzun süren çalışmalarımız sonucunda hazırlandı. Çok küçük birkaç sentetik duyulan şeyler olsa da, sound olarak daha çok akustik ağırlıklı bir albüm olduğunu söyleyebilirim.

Albümde dokuz parça var. Bunlardan söz ve müziği sadece bana ait olan parçaların yanı sıra, Sıla Gençoğlu, Efe Bahadır ve Yalın’ın yer aldığı ortak çalışmalarımız da var. Bir de müziği Christos Dantis’a ait yunanca bir parça yer alıyor. Sözlerini yine Sıla Gençoğlu yaptı. Albümün prodüktörleri Efe Bahadır ve Sıla Gençoğlu.”

Albümün ikinci klibi sözünü Sıla’nın müziğini Dantis’in yaptığı “Bahsetmem Lazım” şarkısına çekildi. Şarkı, Türkiye Resmî Listesi’nde 5 numaraya kadar yükselmeyi başardı.

20 Nisan 2016 tarihinde “İlk Öpücük Benden Olsun” single’ı piyasaya sürüldü. Şarkının sözünü ve müziğini Yalın hazırladı. Klibin çekimleri ise Nihat Odabaşı tarafından gerçekleşti.

Okumaya devam et

Kültür - Sanat

Karadeniz Tiyatro Kooperatifi 4 ilde ücretsiz oyunlar

Karadeniz

Karadeniz Tiyatro Kooperatifi mayıs ayında; 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramını da içine alacak şekilde; üye tiyatrolarının bazılarının gösterimlerine belli bir kontenjan ayırıp; çocuk ve gençleri ‘ücretsiz tiyatro’ ile buluşturdu.

Genel merkezi Samsun’da olan Kooperatif’e bağlı tiyatro grupları Samsun, Amasya, Trabzon ve Giresun’da gençler ve çocukları tiyatroyla buluşturdu.

Özellikle maddi veya sosyal olarak dez avantajlı olan ve daha önce hiç tiyatro izlememiş çocuk ve gençlerin davet edildiği projede; Samsun, Amasya, Trabzon ve Giresun Bulancak’ta gerçekleştirildi. Ayrıca her tiyatro kendi salon kapasitesine göre bir kontenjan ayırıp; çocuk ve gençleri salonda ağırlayarak tiyatroyla buluşturdu.

Karadeniz Tiyatro

29 Mart 2021’de Samsun’da kuruldu

Karadeniz Tiyatro Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı ve Samsun Düşevi Sahnesi Kurucusu Cem Kaynar; “29 mart 2021 yılında merkezi Samsun olarak kurulan Karadeniz Tiyatro Kooperatifi; özellikle ilk olarak 2021 yaz ayında Gümüşhane Belediyesi ile ortak bir tiyatro festivali düzenledi. Sonrasında birçok tiyatro meslek grubu ile ortaklaşa mesleki sorunlar üzerine çalışmalar yaptı. Şimdi de Türkiye Tiyatro Kooperatifleri Birliği bünyesinde çalışmalarını sürdürüyor” bilgisini verdi.

Yetişkinler ve çocuklar var

Son olarak 4 ilde gerçekleştirdikleri ücretsiz oyunlara değinen Cem Kaynar, şunları söyledi:

Karadeniz Tiyatro

“Proje kapsamında; özellikle Samsun’da Düşevi Oyuncular Dil Yurdu – Kuyunun Dibindeki Taş/Nazım Hikmet adlı yetişkin oyununu, Amasya’da İris Sanat Tiyatrosu Darbeli Çocuklar adlı yetişkin oyununu; Trabzon’da Tiyatro Panki Aldatan Oyun adlı yetişkin oyununu ve Ağustos Böceği ve Karınca adlı çocuk oyununu; yine Samsun’da Küçükeller Sahne Resimdeki Dinozor adlı çocuk oyununu; Giresun’un Bulancak İlçesi’nde ise Mürsel Gülmez Tiyatro Günleri kapsamında Karma Sahne; Antigone adlı yetişkin oyununu çocuklarla ve gençlerle buluşturdu.

Gördüğümüz ilgi projemizin amacına ulaşmasını göstermesi açısından da memnuniyet verici oldu. Karadeniz Tiyatro Kooperatifi olarak özellikle bölgemizde sanatsal akvitivitelerimizi sürdürebilmek hedefindeyiz.”

Okumaya devam et

Kültür - Sanat

Piyanist Yiğit Yüksel’den “Kurtuluş 1919” konseri

Piyanist

Piyanist Yiğit Yüksel, Atatürk Kültür Merkezi’nde ‘Kurtuluş 1919’ konseri ile sanatseverleri büyüledi.

Henüz 11 yaşında olan piyanist Yiğit Yüksel, ilk profesyonel konserine 19 Mayıs etkinlikleri kapsamında çıktı ve sanat severlere piyano resitali sundu.

piyanist

Piyanist Yiğit Yüksel; 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı ekinlikleri kapsamında piyano resitali sundu. Henüz 11 yaşında olan ve ilk profesyonel konserine çıkan küçük piyanist; 1 saat süren konserde 10 eser çaldı. Konserde sahneye konan iki eserde Yiğit Yüksel’e; Samsun Klasik Türk Moziği Korosu’ndan İzzet Tekeli solist olarak eşlik etti.

Birbirinden güzel eserler

Samsun Devlet Opera ve Balesi Atatürk Kültür Merkezi Aydın Gün Salonu’nda düzenlenen ve sanat severlerin yoğun ilgi gösterdiği konserde Yiğit Yüksel, Emanuel Bach’ın ”Solfeggietto C Minor’”, Ludwin van Beethoven’in ”Allegro di molto e con brio, ”Adagio cantabile”, ”Rondo”, Tevfik Guliev’in ”Yalgızam’’, Nüşabe Muradova’nın “İntizar” adlı eserlerini çaldı. Ayrıca kendi bestelediği “Kurtuluş Balladı” nı da sahneye koydu.

piyanist

Samsunlu olduğunu; Kurtuluş Savaşı’nın sembol şehri Samsun’da ilk konserini 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında vermek istediğini belirten Yiğit Yüksel; bu sebeple de konserin temasını ‘”Kurtuluş 1919” olarak belirlediklerini söyledi.

Küçük piyanist; konser için salona gelen sanat severlere; kendisini yetiştiren hocalarına ve organizasyonda görev alan herkese teşekkür etti. Konser sonrası da bol bol hatıra fotoğrafı çekindi.

Okumaya devam et

Editör Seçimi

    Copyright © 2021