Bizimle İletişime Geçin

Siyaset

İYİ Partili Bedri Yaşar’dan ‘Yaz Saati Tepkisi’

İYİ Partili

Türkiye’de ‘Kalıcı Yaz Saati Uygulaması’ndan vazgeçilmesini isteyen İYİ Partili Bedri Yaşar, konuyu TBMM gündemine taşıdı.

İYİ Parti Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı Samsun Milletvekili Bedri Yaşar, kalıcı yaz saati uygulamasının herkesin problemi haline geldiğine işaret ederek, sabahın köründe evlatlarımızın okula gitmek için yarı gözleri açık yarı kapalı bir şekilde elektrik düğmelerini bulmaya çalıştıklarını vurguladı.

İYİ Partili Yaşar : İnatlaşmaya gerek yok

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde konuşan Bedri Yaşar, kalıcı yaz saati uygulamasının toplumdan gelen tüm itirazlara rağmen 6 yıldır uygulandığını ifade etti.

İYİ Partili Yaşar, “Bu problemi çözmek için bu kadar inatlaşmaya gerek yok. Bugün, özellikle Türkiye’nin doğusu ile batısı arasında ciddi saat farkı var.

Iğdır’da saat 7’ye 10 kala güneş doğarken, Edirne’de 8’i 5 geçe, İstanbul’da yine 8, Ankara’da 8’e çeyrek kala ancak gün ışıyor. Yani dolayısıyla tahminlerden daha fazla enerji tüketilmektedir” dedi.

İYİ Partili

Tüketim düşmüyor, artıyor

Bedri Yaşar, kalıcı yaz saati uygulaması ile zannedildiği gibi tasarruf yapılmadığını da iddia ederek, sözlerini söyle sürdürdü:

“Bundan tasarruf ettiğinizi düşünüyorsunuz ama biz aynı kanaatte değiliz. Geçmiş yıllardaki tüketilen enerji miktarlarında kasım ayı rakamlarına baktığınız zaman bu yılki kasım ayına göre daha yüksek olduğunu hep beraber görmemiz mümkündür. Sonuç olarak bundan vazgeçilebilir.

Avrupa’da bu konuyu, parlamentolarına getirmişler, milletin temsilcilerine sormuşlar ve kalıcı saat uygulamasından vazgeçmişler.

Bu, meşhur ‘Faiz sebep, enflasyon sonuç’ gibi, dünyada bize ait olan; markası, patenti her şeyi bize ait bir uygulama gibi, burada da yine, sadece ve sadece Türkiye’de uygulanan bir saat uygulaması var.”

Elektriğe yüksek zamlar

Sadece konutlara gelen elektrik zam miktarı yüzde 370 dolayındadır. Bu zam miktarıyla insanlar zaten otomatikman tasarruf etmektedir.

İnsanlar televizyon ışığında oturmaya başlamıştır. Lambaların vatını düşürüyorlar. Bu rakamlarla, bu fiyatlarla otomatikman vatandaşlar zaten tasarruf yapıyor.”

Yorum Yap

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Editör

Siyaset

Cumhurbaşkanı Erdoğan : Niye rahatsızlar!

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Öğretmenler Günü nedeniyle Cumhurbaşkanlığı Beştepe Sergi Salonu’nda düzenlenen etkinlikte önemli açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, 24 Kasım Öğretmenler Günü’nün tüm öğretmenlere, ülkeye ve millete hayırlı olmasını diledi.

İstiklal Caddesi’ndeki kalleş saldırıda şehit olan Arzu Özsoy ile Karkamış’ta şehit edilen Ayşenur Alkan başta olmak üzere teröre kurban verdikleri tüm öğretmenleri rahmetle yâd eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mekânları cennet olsun inşallah.

Rabb’im şehitlerimizin mekânlarını cennet, makamlarını ali eylesin” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan vatanına ve milletine hayırlı nesiller yetiştirmek uğruna canlarını feda eden öğretmenlerin aziz hatıralarına sahip çıkmayı görev addettiklerini ifade etti.

Erdoğan, “Varlık sebebimiz öğretmenlerimizdir. Biz öğretmenlerimizle var olduk, bugünlere geldik. Eğer Cumhurbaşkanı olduysak bunun tohumlamasını yapan öğretmenlerimizdir.

Biz onlarla buralara tırmandık. Durup dururken olmadı” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan

Bir öğrencinin hocasına mektubundaki “Varlık sebebim, muhterem hocam” şeklindeki giriş cümlesinin çok önemli olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün hatıra ormanı içerisinde açılışı yapılan şehitler anıtı ve abidesini öğretmenlere şükran borçlarının mütevazı bir ifadesi olarak gördüklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan : Misliyle sormaya devam edeceğiz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sergiledikleri fedakârlıklarla millî eğitim tarihine adlarını şanla, şerefle yazdıran 192 kahramanın hiçbirinin unutulmasına izin vermeyeceklerini belirtti.

“Öğretmenlerimizin canına kasteden alçaklara, döktükleri her damla kanın hesabını misliyle sormaya devam edeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Silahlı kuvvetlerimiz, Irak ve Suriye’nin kuzeyine düzenledikleri hava harekâtlarıyla saldırıların planlandığı ve gerçekleştirildiği terör yuvalarını darmadağın ediyorlar. Şu anda parlamentomuzda bundan rahatsız olan maalesef, ne idiği belirsiz birileri var.

Bundan rahatsızlar. Niye rahatsızlar? Millî istihbarat, silahlı kuvvetler, polis teşkilatı niye kalkıp da bu insanlarla uğraşıyormuş.

Evet, nerede bir terörist varsa bu milletin güvenlik teşkilatı, polisiyle, askeriyle, güvenlik güçleriyle orada olacak.

Bunu bugün söylemiyoruz. Gabar’da da olacağız, Cudi’de de olacağız, Tendürek’te de olacağız. Velhasıl nerede varsa orada olacağız. Öğretmenimize eli kalkanın her şeyini darmadağın ederiz. Bu bundan sonra da böyle gidecek.

Ülkemize yönelik terör tehdidi tamamen sona erene kadar sınırlarımız içinde ve dışında bu mücadelemizi kesintisiz sürdüreceğiz.

Evlatlarımızı, 780 bin kilometre karenin hiçbir karışında terörün olmadığı, terör tehdidinin bulunmadığı bir Türkiye’de yaşatmakta kararlıyız.

Cumhurbaşkanı Erdoğan

Rabb’im kahraman güvenlik güçlerimizin yardımcısı olsun.”

Başöğretmen olma hakkı kazandı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kanun yürürlüğe girer girmez, daha önüne arkasına, getirdiği kazanımlara bakmadan birilerinin öğretmenleri kışkırtmaya başladığına işaret etti.

Erdoğan, “Tamamı yalan veya yanlış bilgilerle devletimizle öğretmenlerimiz arasına fitne sokmaya çalıştırlar.

Boykot çağrıları yaparak kanunun getirdiği haklardan öğretmenlerimizin faydalanmasına mani olmak istediler ama öğretmenlerimiz bu kirli oyuna gelmedi” dedi.

Öğretmenlerin, devletin kendilerine sunduğu tarihî fırsata sahip çıktığını ve siyaset simsarlarına gereken cevabı verdiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şartları taşıyan öğretmenlerimizin yüzde 95’i kariyer sistemine başvurmuştur.

Başvuruların yüzde 99’u eğitimlerini tamamlamış ve sınava girmiştir. Lisansüstü eğitim yapmış olan 94 bin 863 öğretmenimiz ise sınavdan muaf tutulmuştur.

Buradan kariyerlerine ve geleceklerine sahip çıkan tüm öğretmenlerimize teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

Kanun kapsamında uzman ve başöğretmen unvanı almaya hak kazanan öğretmen sayılarını paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu bilgileri verdi:

“Uzman öğretmenlik sınavına başvuran 432 bin 672 öğretmenimizin 422 bin 368’i sınavda başarılı oldu. Muaf tutulanlarla birlikte toplam 516 bin 974 öğretmenimiz uzman öğretmen olma hakkı kazandı.

Başöğretmenlik sınavına başvuran 68 bin 67 uzman öğretmenimizin 66 bin 422’si sınavda başarılı oldu. 257 uzman öğretmenimiz ise doktora eğitimini tamamladıkları için sınavdan muaf tutulmuşlardır.

Böylece 66 bin 679 uzman öğretmenimiz, başöğretmen olma hakkını kazandı. Gerek kışkırtmalara prim vermedikleri gerekse gösterdikleri üstün başarı dolayısıyla uzman ve başöğretmenlerimizi tebrik ediyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Eğitim Bakanlığını da öğretmenlerin kazanımlarına, yeni kazanımlar katacak bu süreci, süratli ve başarılı yönettiği için kutladı.

Gelecek nesillere daha huzurlu ve müreffeh bir ülke bırakacaklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, maarif davasının sembol isimlerinden Nurettin Topçu’nun “Millet bünyesinde inkılaplar mekteple başlar ve her milletin kendine özel olan mektepleri vardır.

Âdemoğlunu beşikten alarak mezara kadar götürüp teslim eden dünyanın en büyük mesuliyetine sahip insan muallimlerdir” sözlerini hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, öğretmenlerin, omuzlarındaki sorumluluğun bilinciyle hareket etmeyi sürdüreceğine inandığını söyledi.

Öğretmenler Günü’nü kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, terör saldırılarında şehit olan öğretmenleri rahmetle andı.

Okumaya devam et

Siyaset

CHP’li Hancıoğlu’ndan ‘Kadına Şiddet’ açıklaması

Neslihan Hancıoğlu

CHP’li Neslihan Hancıoğlu, “Şiddetle mücadelenin temeli kadın düşmanı politikaları bertaraf etmektir” dedi.

CHP’li Neslihan Hancıoğlu, TBMM Genel Kurulu’nda ‘Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Haftası’ dolayısıyla yaptığı konuşmada,

“Kadını eşit birey olarak görmeyen ve yaşam haklarına sahip çıkmayan anlayış, toplumsal ve siyasal yaşama egemen oldukça şiddet önlenemeyecek” dedi.

CHP’li Neslihan Hancıoğlu, şiddetin, kadını eşit birey olarak görmeyen ve yaşam haklarına sahip çıkmayan anlayıştan beslendiğinin altını çizerek bu anlayışa karşı mücadele vurgusu yaptı.

Hafta boyunca iktidar sözcülerinin kadına yönelik şiddetle etkin mücadele ‘masalları’ anlatacağını öne sürenCHP Parti Meclisi Üyesi ve Samsun Milletvekili Neslihan Hancıoğlu, şunları dile getirdi:

Kadını eşit birey olarak görmeyen…

“Anlatılanlardan hiçbiri, iktidarın 20 yıldır, kadını ikincil gören, kadın düşmanı politikalardan beslendiği gerçeğini değiştirmeyecek.

Türkiye’de her 10 kadından 4’ünün erkek şiddetine maruz kaldığı gerçeğini değiştirmeyecek. Boşanmış ve ayrı yaşayan kadınların yüzde 75’inin fiziksel şiddete maruz kaldığı gerçeği de değişmeyecek.

Yani, kürsülerde atılan nutukların hiçbiri, bu yıl içinde öldürülen Aile Bakanı’na göre 242, kadın kuruluşlarının tespitlerine göre 345 kadını geri getirmeyecek.

Bu cinayetlerin, kadının sırf cinsiyetinden ötürü gerçekleştiği gerçeğini değiştirmeyecek.

Kadınları eşit birey olarak görmeyen ve yaşam haklarına sahip çıkmayan anlayış toplumsal ve siyasal yaşama egemen olduğu müddetçe bu kara tablo değişmeyecek.”

CHP'li

CHP’li Hancıoğlu : Türk kadını gerçeğin farkındadır

Kadın düşmanı politikalar bertaraf edilmeden kadına yönelik şiddetin önlenemeyeceğini vurgulayan CHP’li Hancıoğlu, iktidarın gerçek yüzünün İstanbul Sözleşmesi konusundaki tutumuyla gözler önüne serildiğini ifade etti.

İstanbul Sözleşmesi’nin, kadına yönelik şiddete karşı hazırlanmış ve uluslararası bağlayıcılığı olan en kapsamlı hukuki metin olduğuna işaret eden Hancıoğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kadınların, bu sözleşmeden hukuksuzca çekilme kararı veren bir iradeden; özgürlük adına, can güvenliği adına en küçük bir beklentisi kalmamıştır.

1 asır önce, birçok gelişmiş ülkeden bile önce bütün haklarını elde etmiş olan, Cumhuriyet’inin değerini bilen Türk kadını bu gerçeğin farkındadır ve gereğini de yapacaktır.

Haklarını ve özgürlüklerini her geçen gün daha da tırpanlayan, kadını yok sayan bir anlayışa karşı sessiz kalmayacaktır.”

Okumaya devam et

Siyaset

MHP Genel Başkan Bahçeli Samsun’da konuştu

MHP

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Zillet ittifakı karanlık bir projedir” dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Samsun Cumhuriyet Meydanı’nda, “2023’e Doğru: Aday Belli, Karar Net” temalı açık hava toplantıları kapsamında düzenlenen mitinginde konuştu.

Samsun’dan yükselen milli sesin Türkiye’nin yükseliş umudu olacağını kaydeden Devlek Bahçeli, bugün Türkiye’nin karşısındaki şartların 1919 tarihindeki küresel dayatmalarla az ya da çok benzerlikler taşıdığını dile getirdi.

Milli iradenin önünde hiçbir gücün duramayacağını vurgulayan Bahçeli, “Lider ülke Türkiye hedefinin nişanesi olan Türk ve Türkiye yüzyılı vizyonu yayından çıkmış ok gibidir, menziline doğru süratle ilerlemektedir” diye konuştu.

MHP

Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi karşıladı.

MHP Genel Başkanı Bahçeli konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Genel Seçimleri’ne az bir süre kala zillet ittifakının adayı hala ortada yoktur. Kazanacak aday polemiği zillet partilerini birbirine düşürmüştür.

Bu yıl içinde sırayla kurdukları eğri bacaklı masalarda 8 kez toplanmışlar, velakin bir arpa boyu mesafe alamamışlardır. Elbette bu husus kendilerinin bileceği bir konudur.

Esasen içine düştükleri buhranın bizi alakadar eden veya edecek bir tarafı da yoktur. Ancak Türkiye’mizin istikbalini risk ve tehlikeye atacak sakıncalı ilişkileri, sarsak irtibatları ve sancılı ünsiyetleri olduğundan dolayı zillet ittifakının kundura derisinden yapılmış maskesini indirmek de bizim için milli bir görevdir.

Tek bildikleri, tek söyledikleri, ‘Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’e’ geri dönme planlarıdır.

Bunun dışında ne bir projeden, ne takdire layık bir hedeften, ne de sadra şifa politik ve ekonomik bir tekliften bahsettiklerini duyan, gören, şahit olan çıkmamıştır.

6+1 formatında kurulmuş masada vatan ve millet sevgisinin kırıntısı yoktur. Gelecekle ilgili en küçük hazırlıkları söz konusu değildir. Her birisinin gizli ajandası, bununla mündemiç farklı cumhurbaşkanı adayları vardır ve karşımızdadır.

Birbiriyle anlaşamayan, birbiriyle çatışıp çelişen, birbirinin kuyusunu kazıp masadan kalkmak için fırsat kollayan partilerin ortak akla sahip olduğunu ileri sürmek temelsiz bir uydurmadır.

Böylesi kriz ve karmaşaya sapmış ucube zihniyetlere Türkiye’nin emaneti düşünülemeyecektir. Sadece yapılanı yıkmak, eskiyi tekrar inşa etmek amacıyla bir araya gelmiş, çıkarları dışında hiçbir şeyi gözetmeyen partilere güven duyulur mu? İtibar edilir mi? Ruhsat verilir mi?

‘Tamam’ denir mi? Zillet ittifakı kukladır, kuklacı ise Türkiye düşmanlarıdır. Zillet ittifakı, milletin hassas değerleri ile oynayarak, devletin temel kurumları ile çatışarak çıkmaz bir siyaset yolunu seçmiştir.”

MHP

“Türkiye Cumhuriyeti masada kurulmadı”

Devlet Bahçeli 6’lı masayı eleştirerek konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“En başta Cumhuriyet Halk Partisi çok tehlikeli, sonuçları ağır olacak bir yanlışın içine sürüklenmiştir.

Zillet ittifakı karanlık bir projedir, proje sahibi ise her fırsatta Türkiye’ye saldıran yerli ve yabancı mihraklardan teşekkül etmiş yıkım lobisidir.

Cumhur İttifakı’na ‘kumar masası’ diyenlerin aklına ve ahlakına şaşarım, çünkü asıl kumar masası, asıl ihanet masası bellidir,

6+1 sayıda partinin oturduğu masayı altından üstüne inceleyen herkes neyin ne olduğunu, hangi emellerin havi olup hakimiyet kurduğunu çok açık görecektir. Türkiye Cumhuriyeti masada kurulmadı.

Zulmet faillerinin ayaklarına tutunduğu masaya da bırakılmayacaktır. Türkiye Cumhuriyeti’ni tarih sahnesine çıkartan soylu irade cumhurun bizatihi kendi iradesidir, bu iradenin kifayeti ve künhü masalar değil zafer meydanlarıdır.

Tezgah altı siyasi ilişkilerle milli geleceğimize ipotek koymaya heves edenlerin, bu heveslerini kursaklarında bırakmaya söz verdik, yemin ettik. Onlar varsın birbiriyle oynayıp günbegün oyalanıp dursunlar.

“Adayımız bellidir”

Seçimlere giden süreçte MHP olarak adayımız belli, kararımız nettir. Karar verdik, mutlaka tatbik ve takip edeceğiz. Cumhur İttifakı olarak beraberliğimizi sonuna kadar koruyacağız.

Hiçbir gevşemeye, suizanna, gönül kırgınlığına müsaade etmeyeceğiz.

Seçime kadar değil Türkiye yüzyılının çatısını el birliğiyle öresiye kadar, aziz milletimizi medeniyetler ve milletler mücadelesinde üst lige taşıyana kadar biriz, diriyiz diyeceğiz.

Birlikte cumhurun ruh kökü, Cumhuriyet’in sarsılmaz güvencesiyiz.

Diyorum ki, Cumhur İttifakı Türkiye’dir. Cumhur İttifakı pazarlıksız, aracısız, hesapsız, hilafsız, hilesiz vatan türbedarı, Türk milletinin has bahçesidir.

MHP’nin ve Cumhur İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı da Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dır.

Birinci hedefimiz Sayın Cumhurbaşkanımızın, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ikinci döneminde de çok yüksek bir oy oranıyla seçilmesi, başarılı çalışmalarına ara vermeden devam etmesidir.

İkinci hedefimiz, MHP’nin milletvekili sayısıyla siyasal destek seviyesini en çoklaştırmak, yıllardır layık olduğumuz hakkımızı milli iradenin oluruyla almaktır.

Nihai arzumuz, Cumhur İttifakı’nın TBMM’de çok güçlü bir temsil imkanına kavuşmasıdır.”

Okumaya devam et

Editör Seçimi

    Copyright © 2021 | Tüm hakları saklıdır. İnternet sitesinde yer alan görsel ve metinlerin izinsiz kopyalanması yasaktır.