Bizimle İletişime Geçin

Kültür - Sanat

Evrenin Ruhu, Erdemlerin En Şereflisi…

Adalet, Ömer Hayyam’a göre evrenin ruhudur. Farisi dünyanın büyük ozanı, ‘Adalet mülkün temelidir’deki sözün özünü, dünya sınırlarını da aşacak şekilde tanımlamayı tercih etmiştir… Yani adalet, sadece mülkün (devletin, bekanın) temeli olmakla kalmıyor. Adalet var olan, bilinen, bilinmeyen tüm kozmosun ruhunu temsil eder…

Aslında bu yönüyle bakıldığında ne kadar karmaşıktır adalet, ve ne kadar da ulaşılmazdır sanki…

Oysa, bir büyük düşünce insanı Montaigne, ‘Adaletin olmadığı yerde ahlak da yoktur’ diyerek aslında bir hayli dar kapsamda ve bir hayli iddialı bu sözle tanımlamıştır adaleti…

Yani adaleti sadece ahlakla mı sınırlandırmak gerekir?.. Büyük Montaigne, Hayyam’ın kozmosla ölçtüğü bu kavramı, sadece ahlaka indirgemekle, aslında, “Bize en gerekli şey ahlaktır. Bunun için de toplumda adaletin tesis edilmesi lazımdır” mı demek istemektedir…

Romalı devlet adamı, bilgin, yazar, felsefeci Cicero, “Adalet erdemlerin taca sahip olan en şereflisidir” lafını boşuna etmemiştir elbet… Zaten bundandır ki, Cicero’nun aidiyet olarak bağlı bulunduğu Latinler’in en ünlü, bilinen atasözlerinden birisi de, “Adalet erdemlerin kraliçesidir” olmazdı kuşkusuz…

Gelelim sadede…

“…Sanık suçlu değildir ama bu mahkeme salonunda suçlu olan biri vardır. Şimdi baylar, bu ülkede mahkemelerimiz büyük eşitleyici kurullardır. Mahkemelerimizin huzurunda tüm insanlar eşittir. Ben, mahkemelerimizin ve jüri sistemimizin dürüstlüğüne inandığım için bir idealist değilim. Bu, benim için bir ideal değildir. Bu, yaşayan, işleyen bir gerçektir!..”

Harper Lee’nin Bülbülü Öldürmek (To Kill a Mockingbird) adlı eseri 1960’ta yayınlandığında muhteşem öyküsü ile muhteşem etkiler yaratmış, Pulitzer ile ödüllendirilmişti… 1960’lara gelindiğinde ise, okuyucu üzerinde etkisini halen sürdüren bu kitap, nihayet Amerikan film endüstrisinin dikkatini çekmeyi başarmıştı…

Robert Mulligan’ın yönetiminde, Gregory Peck‘in unutulmaz oyunculuğu ile Bülbülü Öldürmek, 1962 yılında sinemaseverlerin karşısına çıktı… 1930’lardaki ekonomik krizin etkileri, dönemin Amerikan yaşam tarzı, ırkçılığın-adaletsizliğin yükselen boyutları, tüm detaylarıyla bu filmdeydi…

6 yaşındaki Scout Finc, baba Atticus, ağabeyi Jem. ABD’nin güneyinde, Alabama’da çok güzel bir kasaba… Baba Atticus, bir hukukçu olmasına karşın bir öğretmen aynı zamanda…  Scout’a küçük yaşta okuma-yazma öğretmesinin yanı sıra hayatla ilgili küçük dersler de veriyor. Hikaye çoğunlukla Scout’un gelişme sürecinde aldığı bu dersleri anlatıyor.

6 yaşından, 8 yaşına gelene kadar Scout’un hayata bakış açısını değiştiren küçük olayları anlatırken filmimiz, Birleşik Devletler’in en önemli sorunlarından biri olan ‘ırkçılık’ konusunu, çocukların gözüyle bizlere aktarıyordu.

Kısacası, 1962 yılında, Harper Lee’nin romanından beyazperdeye uyarlanan Bülbülü Öldürmek filmi, Amerikan sinemasının çok önemli bir parçası olduğu gibi, Amerikan edebiyatının da es geçilemeyecek eserlerinden biridir.

Adalet Evrenin Ruhu

Adalet arayanların sinemasında listenin başına 12 Angry Men(1957)-12 Kızgın Adam’ı koymak gerekir. Bülbülü Öldürmek ise elbette sıranın 2’nci sırasında yer alır.

İzlemeden Olmaz !..

Adalet, herkes için adalet…

To Kill A Mockingbird-Bülbülü Öldürmek (1962)

Avukat Atticus Finch, büyük ekonomik buhran yıllarında, tecavüzle suçlanan Tom Robinson isimli zenci gencin savunmasını üstlenmiştir. Bu durum kasabadaki beyazların tehditleri ve tepkisiyle karşılaşsa da yolundan dönmeyecek, karizması, zekası ve kararlılığı ile adalet arayacaktır. 1930’lardaki ekonomik krizin etkileri, Amerikan yaşam tarzı, ırkçılığın-adaletsizliğin boyutları, baba-evlat ilişkileri, 6 yaşında Scout adında bir kız çocuğunun gözünden anlatılıyor. Cahillik, önyargılar ve uzlaşma da filmin anahtar kelimeleri arasında..

Adalet Evrenin Ruhu

Bir Türk film eleştirmeni demiş ki; Bu filmi Çağan Irmak çekseydi, herhalde seyircinin gözyaşı pınarlarını kuruturdu. Daha ne diyelim?..

‘İzlemeden Olmaz’da eski klasiklere devam

THE GRAPES OF WRATH-Gazap Üzümleri

Başlıca rollerinde Henry Fonda, Jane Darwell ve John Carradine’in oynadığı filmde 1930’lu yıllarda ABD’de hüküm süren büyük ekonomik buhran sırasında fakirleşen Oklahoma’lı bir ailenin kuraklığın da etkisi ile verimsiz hale gelen topraklarını terk ederek mevsimlik işler için California’ya doğru çetin şartlarda yola çıkmaları anlatılmaktadır. Film 1941 yılında 7 dalda aday gösterildiği Oscar ödüllerinden ikisini aldı. En İyi Yönetmen Akademi Ödülü John Ford’a, En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Akademi Ödülü de Jane Darwell’a verildi.

Adalet Evrenin Ruhu

Gazap Üzümleri, bir umut ve yol hikayesi. Aynı zamanda insanların kendi ırkına çektirdiği acıların kısa bir özeti.

Taşradan bir ‘Toz ve Sıcak’ filmi…

The Long, Hot Summer-Uzun Sıcak Bir Yaz (1958)

Ben Quick, intikam almak için bir çiftlikteki ahırı yaktığı için kovulduğu kasabadan, Frenchman’s Bend’e gelir. Buradaki hemen her şey Will Varner isimli bir tek kişiye aittir ve o da Ben’i mağazasında işe alır. Will, mağazayı yöneten oğlu Jody’nin karısı Eula’nın hamileliği nedeniyle ilgi ve dikkatini kaybettiğini düşünmekte, kızı Clara’nın da hiç evlenmeyeceği endişesini taşımaktadır. Ben Quick’in Clara için iyi bir koca olabileceğini düşünür. Ama onun geçmişinden habersizdir.

Adalet Evrenin Ruhu

William Faulkner’ın öyküsünden uyarlanma, Paul Newman’lı Orson Welles’li bu film Lee Remick ve Joanne Woodward’ın güzellikleri ile süslenmiştir.

Vizyondakiler…

Dikkat, insanlık çıldırmaya başlıyor!..

Awake-Uykusuz (2021)

Aniden ve kimsenin haberi olmaksızın dünya bilinmeyen bir gücün etkisi altına girer. Bu durum o denli korkunç bir durumdur ki, insanların uyuyamamasına neden olmaktadır. İnsanoğlu tabiatı gereği uyumak zorundadır yoksa kısa sürede önce delirmeye başlar ve sonunda da ölür. İşte bu durum aynı anda tüm dünyayı sarmıştır. Bir an da neler olduğunu anlamayan insanoğlu ilk birkaç günde her ne kadar bir şey yok gibi davransa da üçüncü günde yavaş yavaş uykusuzluğun evrelerini hissetmeye başlar. İnsanlar çıldırmaya, önlerine geleni yok etmeye ve hatta kendilerini bile öldürmeye başlarlar.

Uykusuz

Mark Raso’nun yönettiği Awake, elektronik aksama sahip otomobiller dâhil tüm elektronik cihazların bir anda iş görmez hâle geldiği global bir felaket sırasında geçiyor.

Netflix orjinli bir bilim-kurgu, fantastik film

Oxygene-Oksijen (2021)

Melanie Laurent’un başrolünü üstlendiği film, teknolojik bir tabutu andıran bir kriyojenik tankında uyanan ve oksijeni tükenip ölüme mahkum olmadan önce sadece birkaç saati olduğunu fark eden genç bir kadını takip ediyor. Kim olduğu ya da oraya nasıl geldiği hakkında hiçbir şey hatırlamayan kadının, oksijen göstergesi sıfırı göstermeden önce oradan kurtulmak için zihninin derinlerinde saklı olan cevapları bulması gerekiyor.

Oksijen

Vaktiniz varsa seyredebileceğiniz, ‘izleyin ve unutun’ tarzında bir film. Daha fazlasını sakın aramayın…

Hollywood, siyah kovboyları hatırladı

Concrete Cowboy – Kent Kovboyu (2021)

Annesiyle yaşayan 15 yaşındaki Cole, okulunda sürekli kavga çıkaran, çevresiyle barışık olmayan, isyankar bir ergendir. Karıştığı son bir kavgadan sonra okuldan gönderilir ve annesi onu, zorla ayrı yaşadıkları, Philadephia’daki babasının yanına götürür. Buradaki hayata alışmakta çok zorlanan Cole, etrafında yaşanan fakirlik ve süregelen şiddete rağmen zamanla babasının başını çektiği ‘at binme’ olayını ve bunun yanında getirdiği düzeni benimseyecektir…

Hollywood

Kent Kovboyu, atlara ve dolayısıyla zamanın kovboy ruhuna duyulan özlem ve ergenlikten yetişkinliğe geçiş gibi önemli ama bilindik temalar etrafında dolanıyor.

Muammer DİLBER.

1 Yorum

1 Yorum

  1. İzzet

    11 Temmuz 2021 at 13:37

    Mükemmel bir yazı.Tebrik ediyorum.

Yorum Yap覺n

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Muammer DİLBER

Kültür - Sanat

Güliz Ayla 16 Haziran’da V Sahne’de

Güliz Ayla, 16 Haziran akşamı Samsun’da sahne alacak.

Aslen Samsunlu olan; 2015 yılında çıkardığı single ile kısa sürede müzik çevrelerinden büyük beğeni toplayan Güliz Ayla; “Benim evim” dediği Samsun’da hayranları ile buluşacak.

Atakum İlçesi Adnan Menderes Bulvarı’nda yer alan V Sahne’de; hayranları ile buluşacak olan Güliz Ayla, unutulmaz bir gece yaşatacak.

Samsun sayesinde şahane bir çocukluk, ergenlik ve gençlik dönemi yaşadığını her fırsatta dile getiren Güliz Ayla, birbirinden güzel şarkılarını hayranları için seslendirecek.

Güliz Ayla kimdir ?

Güliz Ayla, 27 Nisan 1988’de Samsun’da doğdu. 1998 yılında Samsun’da iki yıllık Belediye Konservatuvarı Tiyatro ve Drama Bölümü’ne girdi.

Çeşitli orkestralarda solistlik veya koroistlik yaptı. Lise eğitimini Samsun Anadolu Lisesi’nde tamamladı.

2006 yılında Adelaide isimli gruba dahil oldu. Bu grupla Rock’n Dark Express Rock Müzik Yarışması’nda birinci oldu.

Güliz Ayla, Müjdat Gezen Sanat Merkezi Batı Müziği bölümünü kazandı. Sonra da Müjdat Gezen’in yazdığı iki müzikalin şarkılarını seslendirdi. Müzik kariyerine Metin Özülkü, Işın Karaca ve Extra Orkestra gibi isimlere vokal yaparak başladı.

Vokalistliğin ardından albüm yapmaya karar veren Ayla’nın yolu Sıla Gençoğlu ve Efe Bahadır ile kesişti. Sıla ve Bahadır Ayla’nın albümünde prodüktör olmayı kabul ettiler. Sonrasında ise Uluslararası menajerlik, organizasyon ve iletişim danışmanlığı firması olan Day 1 Entertainment Turkey ve müzik şirketi Sony Music ile sözleşme imzaladı.

Güliz Ayla

İlk albüm 2015’te

16 Nisan 2015 tarihinde Ayla albüm öncesi söz ve müziğini kendisinin yaptığı “Olmazsan Olmaz” single’ını piyasaya sürdü. Ayla albüm öncesi single çıkartmasıyla ilgili olarak:

“Albümümüz bitmek üzere ama bir türlü gelmeyen baharın, geliyorum sinyallerini daha fazla göz ardı edemedik ve içimizde kaynayan enerjiyi sizinle paylaşmak istedik.” yorumu yaptı.[4] Şarkı, Youtube’da 175 milyon izlenme rakamına ulaşmayı başardı.

18 Eylül 2015’te Sıla Gençoğlu ve Efe Bahadır’ın prodüktörlüğünde kendi adını verdiği Güliz Ayla albümünü yayımladı. Ayrıca albümdeki şarkıların söz ve müzikleri Ayla, Gençoğlu ve Bahadır tarafından hazırlandı.

“Yalvarırım” şarkısının müziğini ise Yalın besteledi. Ayla’nın sözünü ve müziğini kendi yaptığı üç şarkı “Olmazsan Olmaz”, “Benim Olmazsan” ve “Sevgilim” albümde yer aldı. Ayla ilk albümünü şöyle açıkladı: “Öncelikle bu albüm uzun süren çalışmalarımız sonucunda hazırlandı. Çok küçük birkaç sentetik duyulan şeyler olsa da, sound olarak daha çok akustik ağırlıklı bir albüm olduğunu söyleyebilirim.

Albümde dokuz parça var. Bunlardan söz ve müziği sadece bana ait olan parçaların yanı sıra, Sıla Gençoğlu, Efe Bahadır ve Yalın’ın yer aldığı ortak çalışmalarımız da var. Bir de müziği Christos Dantis’a ait yunanca bir parça yer alıyor. Sözlerini yine Sıla Gençoğlu yaptı. Albümün prodüktörleri Efe Bahadır ve Sıla Gençoğlu.”

Albümün ikinci klibi sözünü Sıla’nın müziğini Dantis’in yaptığı “Bahsetmem Lazım” şarkısına çekildi. Şarkı, Türkiye Resmî Listesi’nde 5 numaraya kadar yükselmeyi başardı.

20 Nisan 2016 tarihinde “İlk Öpücük Benden Olsun” single’ı piyasaya sürüldü. Şarkının sözünü ve müziğini Yalın hazırladı. Klibin çekimleri ise Nihat Odabaşı tarafından gerçekleşti.

Okumaya devam et

Kültür - Sanat

Karadeniz Tiyatro Kooperatifi 4 ilde ücretsiz oyunlar

Karadeniz

Karadeniz Tiyatro Kooperatifi mayıs ayında; 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramını da içine alacak şekilde; üye tiyatrolarının bazılarının gösterimlerine belli bir kontenjan ayırıp; çocuk ve gençleri ‘ücretsiz tiyatro’ ile buluşturdu.

Genel merkezi Samsun’da olan Kooperatif’e bağlı tiyatro grupları Samsun, Amasya, Trabzon ve Giresun’da gençler ve çocukları tiyatroyla buluşturdu.

Özellikle maddi veya sosyal olarak dez avantajlı olan ve daha önce hiç tiyatro izlememiş çocuk ve gençlerin davet edildiği projede; Samsun, Amasya, Trabzon ve Giresun Bulancak’ta gerçekleştirildi. Ayrıca her tiyatro kendi salon kapasitesine göre bir kontenjan ayırıp; çocuk ve gençleri salonda ağırlayarak tiyatroyla buluşturdu.

Karadeniz Tiyatro

29 Mart 2021’de Samsun’da kuruldu

Karadeniz Tiyatro Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı ve Samsun Düşevi Sahnesi Kurucusu Cem Kaynar; “29 mart 2021 yılında merkezi Samsun olarak kurulan Karadeniz Tiyatro Kooperatifi; özellikle ilk olarak 2021 yaz ayında Gümüşhane Belediyesi ile ortak bir tiyatro festivali düzenledi. Sonrasında birçok tiyatro meslek grubu ile ortaklaşa mesleki sorunlar üzerine çalışmalar yaptı. Şimdi de Türkiye Tiyatro Kooperatifleri Birliği bünyesinde çalışmalarını sürdürüyor” bilgisini verdi.

Yetişkinler ve çocuklar var

Son olarak 4 ilde gerçekleştirdikleri ücretsiz oyunlara değinen Cem Kaynar, şunları söyledi:

Karadeniz Tiyatro

“Proje kapsamında; özellikle Samsun’da Düşevi Oyuncular Dil Yurdu – Kuyunun Dibindeki Taş/Nazım Hikmet adlı yetişkin oyununu, Amasya’da İris Sanat Tiyatrosu Darbeli Çocuklar adlı yetişkin oyununu; Trabzon’da Tiyatro Panki Aldatan Oyun adlı yetişkin oyununu ve Ağustos Böceği ve Karınca adlı çocuk oyununu; yine Samsun’da Küçükeller Sahne Resimdeki Dinozor adlı çocuk oyununu; Giresun’un Bulancak İlçesi’nde ise Mürsel Gülmez Tiyatro Günleri kapsamında Karma Sahne; Antigone adlı yetişkin oyununu çocuklarla ve gençlerle buluşturdu.

Gördüğümüz ilgi projemizin amacına ulaşmasını göstermesi açısından da memnuniyet verici oldu. Karadeniz Tiyatro Kooperatifi olarak özellikle bölgemizde sanatsal akvitivitelerimizi sürdürebilmek hedefindeyiz.”

Okumaya devam et

Kültür - Sanat

Piyanist Yiğit Yüksel’den “Kurtuluş 1919” konseri

Piyanist

Piyanist Yiğit Yüksel, Atatürk Kültür Merkezi’nde ‘Kurtuluş 1919’ konseri ile sanatseverleri büyüledi.

Henüz 11 yaşında olan piyanist Yiğit Yüksel, ilk profesyonel konserine 19 Mayıs etkinlikleri kapsamında çıktı ve sanat severlere piyano resitali sundu.

piyanist

Piyanist Yiğit Yüksel; 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı ekinlikleri kapsamında piyano resitali sundu. Henüz 11 yaşında olan ve ilk profesyonel konserine çıkan küçük piyanist; 1 saat süren konserde 10 eser çaldı. Konserde sahneye konan iki eserde Yiğit Yüksel’e; Samsun Klasik Türk Moziği Korosu’ndan İzzet Tekeli solist olarak eşlik etti.

Birbirinden güzel eserler

Samsun Devlet Opera ve Balesi Atatürk Kültür Merkezi Aydın Gün Salonu’nda düzenlenen ve sanat severlerin yoğun ilgi gösterdiği konserde Yiğit Yüksel, Emanuel Bach’ın ”Solfeggietto C Minor’”, Ludwin van Beethoven’in ”Allegro di molto e con brio, ”Adagio cantabile”, ”Rondo”, Tevfik Guliev’in ”Yalgızam’’, Nüşabe Muradova’nın “İntizar” adlı eserlerini çaldı. Ayrıca kendi bestelediği “Kurtuluş Balladı” nı da sahneye koydu.

piyanist

Samsunlu olduğunu; Kurtuluş Savaşı’nın sembol şehri Samsun’da ilk konserini 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında vermek istediğini belirten Yiğit Yüksel; bu sebeple de konserin temasını ‘”Kurtuluş 1919” olarak belirlediklerini söyledi.

Küçük piyanist; konser için salona gelen sanat severlere; kendisini yetiştiren hocalarına ve organizasyonda görev alan herkese teşekkür etti. Konser sonrası da bol bol hatıra fotoğrafı çekindi.

Okumaya devam et

Editör Seçimi

    Copyright © 2021