Bizimle İletişime Geçin

Gündem

Elektrikli Otobüs ilk gün 2.5 kilometre yol yaptı

Elektrikli otobüs

Elektrikli Otobüs, ilk gün 2 bin 500 kilometre yol yaptı ve 9 bin 500 yolcu taşıdı.

ASELSAN ve TEMSAN iş birliği ile üretilip test sürüşleri tamamlanan lityum pilli yerli elektrikli otobüsler, dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST’te hizmete alındı. 15 dakikada şarj olan elektrikli otobüsler için şehrin farklı noktalarında şarj istasyonu oluşturuldu.

Samsun’ un toplu taşıma hizmetlerinde fosil yakıtlı araçlar yerine kullanılacak, Türkiye’de ilk ultra hızlı şarj özelliğine sahip elektrikli otobüslerle, TEKNOFEST Karadeniz’in düzenlendiği Samsun Çarşamba Havalimanı ile TÜYAP Fuar alanı arasında çevreye duyarlı ulaşım sağlanıyor. İlk gün elektrikli otobüsler 10 araçla 50 sefer yaparak 2 bin 500 kilometre yol yaptı ve 9 bin 500 yolcu taşıdı.

Elektrikli Otobüs

Dikkat çeken özellik

Elektrikli otobüslerde dikkat çeken başka bir detay ise geri kazanım teknolojisine sahip olması. Bu özelliği ile menzilini yüzde 10 artıran otobüsler, kilometre başına maliyetleri daha da düşürüyor.

TEKNOFEST’in açılışı ile birlikte halkın hizmetine sunulan otobüslerin ilk günkü performanslarının oldukça yüksek olduğunu söyleyen Samsun Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mustafa Demir, “Böylece kentimizi hem verimli hem çevreci hem karbon salınımını azaltan hem de gürültü anlamında çevreye duyarlı bir toplu taşıma ağı ile buluşturduk. Yıl sonunda da hizmet veren elektrikli otobüs sayımız 20 olacak.

Mustafa Demir

TEKNOFEST sonrasında ise otobüsler şehir içinde hizmet vermeye başlayacak” dedi. Ulaşım Daire Başkanı Kadir Gürkan ise, “ASELSAN ile birlikte çalışılan elektrikli otobüs projesinde şu an için birinci faz otobüslerimizi ve şarj istasyonlarımızı teslim aldık. TEKNOFEST’in açılışı ile birlikte de halkımızın hizmetine sunduk.

Gerçekten ilk günkü performansları gayet güzel. Sürekli teknik analizleri de yapılıyor. Peki, Elektrikli otobüsler Samsun halkına ne kazandıracak? Bir defa daha düşük girdi maliyetleri sebebiyle daha düşük toplu taşımın önünü açacak. İkincisi çevre kirliliği ve üçüncü gürültü kirliliğini azaltacak.

otobüs

Ayrıca tasarım yapılırken kullanılmayan enerjinin geri kazanılarak tekrar sistemden kullanılmasını sağlayan rejeneratif döngüsü var. Araçlar kendi süratlari ile giderken yavaşlama ihtiyacı olduğunda motorlardaki dönme kuvvetini bataryayı şarj etmek için kullanıyor. Yaklaşık olarak yüzde 10’a yakın bir enerjinin geri kazanımını sağlıyor. Yani 90 kilometre yol yapan bir aracın 9 kilometresi enerji üretilmeden yani maliyeti azaltarak yol almasını sağlıyor. Bu kazanım ile otobüs harcadığı enerji miktarını azaltarak kilometre başına maliyetleri daha da düşürüyor” dedi.

Elektrikli otobüs

Sıfır karbon salınımı ile çalışıyor

Aselsan ekibinden Elektrikli Otobüs Projesi’nin Proje Yöneticisi Onur Kazancı, “Otobüslerimiz zaten öncelikli olarak çevreci otobüs. Elektrik enerjisiyle sıfır karbon salınımı ile çalışıyorlar. Elektrikli otobüs olmasının getirdiği avantajlardan biri de geri kazanım teknolojisi. Araçlarla hızlanırken harcadığımız enerjiyi yavaşlarken geri kazanıyoruz. Aynı şekilde yokuş çıkarken harcanılan enerjiyi de yokuş inerken geri kazanıyoruz. Yaklaşık yüzde 10’a yakın geri kazanım kazanıyoruz” ifadelerini kullandı.

Yorum Yap

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Editör

Gündem

İlaç harcamaları son 15 yılda yüzde 80 arttı!

İlaç harcamaları, küresel enflasyondan etkilenerek, son yıllarda büyük bir değişim geçirdi.

Sağlık Bakanlığı, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’nun kamuya açık raporları üzerinden yeni rapor hazırladı. Buna göre ilaç pazarında son 15 yılda yaşanan satış hacmi ve fiyat değişimlerine ilişkin ayrıntıları ortaya koydu.

İlaç harcamaları son 15 yılda yüzde 80 arttı.

İlaç pazarı, ithal ilaçlar ve yerli ilaçların ithal girdileri sebebiyle kur kaynaklı fiyat değişimlerinden ve küresel enflasyondan etkilendi. Yıllar içinde yaşanan değişimlere ilişkin son güncelleme temmuz ayında yayımlandı.

17 Ocak 2009 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Beşeri Tıbbi Ürünlerin Fiyatlandırılmasına Dair Kararda Değişiklik Yapılması Hakkında Karar, temmuz ayının başında yürürlüğe giren düzenlemeyle güncellendi.

Sağlık odaklı araştırmalar yapan ECONiX Araştırma, 2007-2021 yılları arasında sektördeki değişimi daha geniş bir perspektifle değerlendirmek için Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’nun (TİTCK) halka açık ilaç pazarı gözlem raporlarını inceledi.

ilaç harcamaları

Geçtiğimiz 15 yılda elden satılan ilaçların satış hacminde görülen yüzde 80’lik artış oldu. Başka bir deyişle cepten yapılan ilaç harcamaları 15 yıl içinde yüzde 80 arttı.

Böylece vatandaş her 4 ilaçtan 1`ini cebinden ödemek zorunda kaldı. Ayrıca 15 yıl içinde ilaçların satış hacmindeki artışın 1,5 kat olduğu ve 2021 yılı hacminin 2,4 milyar kutuya ulaştığı tespit edildi.

İlaç harcamaları kutu başına 3 kat artış gösterdi

Halka açık pazar raporlarının incelenmesiyle oluşturulan çalışma, 2007-2021 yılları arasında ilaçların kutu başına fiyatının 3 kat arttığını da gösterdi.

Bu artışla bir kutu ilacın ortalama fiyatı 26,72 TL’ye ulaşT. ilaçların satış değerinde 5 kat artış yaşandığı tespit edildi. 2021 yılının geneline bakıldığında, ilaçların toplam satış değerinin 64,85 milyar TL’ye ulaştığı görüldü.

2013 ve 2014 yılları arasında ilaçların satış değerinde düşüş görülse de raporun kapsadığı dönemlerde yükseliş olduğu ve bu artışın 2017 itibarıyla hızlandığı gözlemlendi.

Öte yandan ortalama yıllık euro kuru ve satış değerinde düşüş yaşanan 2010-2012 yılları arasında ilaçların ortalama kutu başına fiyatlarında azalmanın görülmesi, ilaç fiyatları ve kur değişimleri arasındaki ilişkiyi ortaya koydu.

ilaç harcamaları

Yerli Üretim Biyoteknolojik ilaçların satış değeri 14 kat arttı

Üretim süreçlerinde kritik işlemler sonucu elde edilen, canlı hücrelerden üretilen, bütünüyle karakterize edilemeyen ve gen tedavisi gibi yöntemlerde kullanılan biyoteknolojik ilaçların satış değerindeki artış ise 14 kat olarak hesaplandı.

Geçtiğimiz 15 yılda 4 kat daha fazla satışı yapılan biyoteknolojik ilaçların satış hacmi 2021’de 38,22 milyon kutuya ulaştı.

Biyoteknolojik ilaçların kutu başına ortalama fiyatı ise 3 kat arttı ve 2021 yılı içinde 300 TL bandını aştı.

Biyoteknolojik ilaçların patent sürelerinin dolmaya başlamasıyla, kendilerine özgü üretim teknolojileriyle üretilen biyobenzer ilaçların satış değeri ise 2021 yılında 11,53 milyar TL’ye yükseldi.

Estonya, Tunus ve Türkiye ofisleriyle faaliyet gösteren ECONiX Araştırma tarafından hazırlanan raporda, jenerik ve biyoteknolojik ilaçların imal-ithal oranlarına da yer verildi.

Bu kapsamda kutu satış hacmi açısından söz konusu periyotta ithal ilaçların imal ilaçlara göre oranının yüzde 8 azaldığı tespit edildi.

Okumaya devam et

Editörden

Plastik cerrahinin ticarete dönüşmesi riski artırıyor

plastik cerrahi

Plastik cerrahi alanındaki olanaklar sağlık turistlerini cezbediyor.

Türkiye son dönemde dünyanın estetik merkezi haline geldi. Türkiye plastik cerrahi alanında zirveye yaklaşıyor. Uluslararası Estetik Plastik Cerrahi Derneği’nin konuya dair bir rapor yayımladı. Bu rapora göre Türkiye, dünyada en çok estetik işlem yapılan beşinci ülke olarak konumlanıyor.

En çok popo ve meme estetiği

İşlemlerde başı çeken burun ameliyatında Türkiye, dünya ikincisi. Botoks operasyonlarında da üçüncü sırada yer alıyor. En çok yapılan plastik cerrahi işlemlerinin devamında da popo ve meme estetiği geliyor.

Plastik cerrahi

Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Serkan Balta. (Fotoğraftaki)

Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Serkan Balta konuyu şu sözlerle değerlendirdi:

“Ülkemizdeki estetik cerrahi kliniklerinin, son teknoloji medikal tedavi tekniklerinden yararlanıyor. Bu sayede hastaların önceliklerini esas alarak çözümler sunuyor.

Dünya çapındaki büyüme ivmemizi hızlandırıyor. Ülkelerine tatmin edici sonuçlarla dönenler, başka bir operasyon söz konusu olduğunda aynı doktorlarla devam etmek istiyor. Ayrıca onları çevrelerine de tavsiye ediyor.”

Plastik cerrahideki olanaklar sağlık turistlerini cezbediyor

Op. Dr. Serkan Balta, “Plastik cerrahi alanındaki başarılarımıza her geçen gün bir yenisi ekleniyor. Ayrıca, kliniğimizde sunduğumuz diğer fırsatlar da ziyaretçileri cezbediyor.

Örneğin hem yurt içi hem de yurt dışı estetik cerrahi kliniklerine göre daha makul fiyatlarla işlem yapmamız, bütçe fark etmeksizin birçok kişinin istediği görünüme kavuşmasını kolaylaştırıyor.

Hastalarımıza gösterdiğimiz ayrıcalıkları bununla da sınırlı tutmuyoruz. Özellikle operasyon öncesi ve sonrasını da çok yakından takip ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Plastik

“Yaşanan kötü deneyimler, ülkemizin imajını zedeliyor”

Kliniklerini ziyaret eden hastaların gerek seyahat gerekse operasyon ve iyileşme sürecindeki konforlarına üst düzeyde özen gösterdiklerine dikkat çeken Op. Dr. Serkan Balta şöyle devam etti:

“Şehir dışından ya da yurt dışından gelen tüm hastaları havalimanından alıyoruz. Ameliyat sonrasındaki yara bakımlarına kadar son derece profesyonel bir çalışma yürütüyoruz.

Bu süreçte görüyoruz ki kliniğimizdeki avantajlardan memnun kalan turistlerin birçoğu kendilerini çok şanslı hissediyor.

Çünkü başvurdukları birçok klinikte yaşadıkları kötü deneyimler, önyargı edinmelerine yol açıyor. Ayrıca ülkemizin imajını zedeliyor.

Estetik cerrahiyi ticarete dönüştürmemiş hekimler tercih edilmeli

Sağlık turizmi, dünya genelinde ticari ranta dönüşmüş durumda. Bu yüzden işinde yetkin olmayan hekimlerin gerçekleştirdiği hatalı operasyonlar, yanlış teknik ve uygulamalar veya kalitesiz malzeme kullanımı, hem hastaları hem de alanındaki başarılı hekimleri hayal kırıklığına uğratıyor.

Hastaların uzman ve klinik seçiminden önce ayrıntılı bir araştırma yapması ve estetik cerrahiyi ticarete dönüştürmemiş hekimleri tercih etmesi önemli.”

Başarısız estetik operasyonlar sağlık riski doğuruyor

Başarısız bir estetik operasyonun sağlık açısından risk barındırdığını aktaran Op. Dr. Serkan Balta, bu durumun zaman ve maddi kayıp da yarattığını belirterek sözlerini şu şekilde sonlandırdı:

“Hastaların tedavi olmadan önce hekimlerin dijital kanallardaki hesaplarını kontrol etmeleri ve gerçek hastaların paylaştığı tedavi süreçlerini takip etmeleri önemli.

Bu aşamada biz de araştırma sürecinde hastalara düşen yükü hafifletmek için dijital kanallarımızda hastalarımızın ameliyat sonrası görüşlerine ve hatta aylar sonraki görüntülerine bile yer veriyoruz.

Bu sayede kliniğimize gelmeden önce bilgi sahibi olan hastalar, ülkelerine mutlu bir şekilde dönüyor.”

 

Okumaya devam et

Gündem

Sağlık turistlerinin sayısı yüzde 6,18 arttı!

sağlık turizmi

Sağlık turistlerinin sayısı 2022’nin ilk çeyreğine göre yüzde 6,18 arttı!

Uluslararası Sağlık Hizmetleri A.Ş.’nin yayımladığı verilere göre 2022’nin ikinci çeyreğinde sağlık hizmeti almak için ülkemize gelen kişilerin sayısı ilk çeyreğe kıyasla yüzde 6,18 arttı.

Sağlık turistlerinin talep ettiği hizmetlerin ilk sıralarında estetik cerrahideki burun operasyonları yer alıyor.

Op. Dr. Uğur Harputluoğlu ise dünyanın burun estetiği haritasını açıklıyor.

Burun estetiği

Op. Dr. Uğur Harputluoğlu (Fotoğraftaki)

Türkiye’deki sağlık hizmetlerinin gün geçtikçe gelişmesi ve diğer ülkelere kıyasla daha uygun maliyetli olması, farklı ülkelerden kişilerin tedavi olmak için gelmesine kapı aralıyor.

Uluslararası Sağlık Hizmetleri A.Ş.’nin yayımladığı verilere göre 2022’nin ikinci çeyreğinde sağlık hizmeti almak için ülkemize gelen kişilerin sayısı ilk çeyreğe kıyasla yüzde 6.18 artarak 302.177’ye ulaştı.

Sağlık turistlerinin talep ettiği hizmetlerin arasında estetik ve plastik cerrahinin, bu alanda da burun ameliyatlarının öne çıktığını belirten Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Uğur Harputluoğlu, yabancı hastaların taleplerinden yola çıkarak dünyanın burun estetiği haritasını açıkladı.

Burun estetiğinin popülerliğinin arttığını ve ülkemizin bu alanda talep gören bir merkez haline dönüştüğünü aktaran Op. Dr. Uğur Harputluoğlu, “Burun estetiği, en ince ayrıntısına kadar planlanması gereken, doktorluk yetkinliklerini sanatla birleştiren ve kişinin yüz şeklini önemli oranda değiştiren bir işlem.

Türkiye’de burun estetiği operasyonlarında alınan başarılı sonuçlar, dünyanın gözünün ülkemize çevrilmesini sağladı.

sağlık

Orta Asya, Kuzey Afrika, Ortadoğu ülkelerinin yanı sıra Fransa, Almanya, Romanya başta olmak üzere pek çok Avrupa ülkesinden yalnızca burun estetiği yaptırmak için ülkemizi ziyaret eden hastaların sayısı her geçen yıl artıyor” dedi.

Orta Asya’dan gelen hastalar burunlarını yükseltmek istiyor

Özellikle son 5 yılda dünyanın farklı kıtalarından pek çok hastanın burun estetiği ameliyatı yaptırdığını söyleyen Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Uğur Harputluoğlu, yurt dışından gelen hastaların taleplerine karşılık vermek için çeşitli etnik grupların yüz tiplerine hakim olmak gerektiğine dikkat çekerek, “Örneğin Kazakistan, Özbekistan Türkmenistan gibi Orta Asya ülkelerinde yaşayanlar, dünya genelindeki burun estetiği taleplerinin tersi beklentilere sahip.

Dünya genelinde burun estetiği yaptırmak isteyenlerin genellikle amacı burnu küçültmek ya da burnu daha düz veya kavisli forma getirmek oluyor. Oysa Asya’dan gelen hastalar, çoğunlukla basık olan burunlarının sırtını yükseltmek ve burnun bölgesel hacmini artırmak istiyor.

İkincil olarak ise burun deliklerini daraltmak ve burun ucunun daha belirgin hale getirilmesini talep ediyor. Burun yapılarının daha az kıkırdağa sahip olması ise farklı ameliyat tekniklerinin kullanılmasını gerektiriyor” ifadelerini kullandı.

Ortadoğulu hastalar burunlarının doğal yapısının korunmasını talep ediyor

Burun ameliyatlarının Türkiye de dahil olmak üzere, bazı etnik kökenlerde hem estetik hem de nefes alıp verme zorluğu dolayısıyla daha sağlıklı bir yaşam amacıyla yapıldığının altını çizen Op. Dr. Uğur Harputluoğlu, “Burun ameliyatlarının gerçekleştirilme nedenlerinin arasında sağlıklı soluk alıp vermek de yer alırken, İran, Fas, Cezayir ve Mısır gibi ülkelerde ilk planda güzelliğin olduğunu görüyoruz.

Bu ülkelerde çok daha küçük ve estetik yapıldığı belli olacak kadar iddialı bir burna sahip olmak önceliklendiriliyor.

Bazı Ortadoğu ülkelerindeki hastalar ise burunlarının yapısal özellikleri korumak isterken, daha yumuşak, dengeli ve yüzüyle en uyumlu görünüme sahip burunları talep ediyorlar” açıklamalarında bulundu.

Okumaya devam et

Editör Seçimi

    Copyright © 2021 | Tüm hakları saklıdır. İnternet sitesinde yer alan görsel ve metinlerin izinsiz kopyalanması yasaktır.