Bizimle İletişime Geçin

Kültür - Sanat

Dünyayı şok eden kara dul!


Kara Dul ; o artık dünya basını için bir böyle ifade ediliyordu. 18 yıl hapis yattıktan sonra 2014 yılında cezaevinden çıkan Kara Dul Reggiani’ye, “Maurizio’yu niçin kendin öldürmedin de kiralık katil tuttun?” diye sordular. Cevap, yine tam ‘Kara Dul’a göreydi: Gözlerim çok iyi görmüyor, hedefi kaçırmak istemedim!..

“Bisiklet üzerinde mutlu olmaktansa
Bir Rolls-Royce’da ağlamayı tercih ederim…”

Masal gibi başlamıştı her şey. Biri, dünyanın moda devinin varisiydi, diğeri kamyon şoförünün kızı, garson kızdı. Aşk işte… Engel dinler miydi hiç? Maurizio, garson kız Reggiani’yi görür görmez aşık mı oldu gerçekten? O zamanlar bilinmeyen, bugün ise asla öğrenilemeyecekmiş gibi duran bir gizemdir bu…

1973 yılında evlenen ve 2 çocuk sahibi olan çift, dünyanın gözü önünde inanılmaz, sansasyonel bir hayat yaşıyordu. Kara Dul Reggiani sosyetede olmaktan son derece memnundu ve yazımın başına aldığım tarihi sözü söyleyecekti. Veliaht torun Maurizio Gucci de ondan aşağı kalır mıydı?

Büyük bir şatafat, eğlence, macera, alkol… Derken Maurizzo’nun şirketteki hisselerini satmak zorunda kalması, sonun başlangıcı oluyordu adeta.  Ve sonrası Maurizio ile Reggiani arasında geçen yıkım dolu günler, aylar, yıllar. Tam 10 yıl süren boşanma davası, büyük acıları da yaşattı ünlü çifte.

Ve yine derken, Gucci İmparatorluğu’nun veliahtı Maurizio, Milano’da, ofisinin hemen önünde kurşun yağmuruna tutuluyordu. Henüz 46 yaşındaydı. Sosyete şoktaydı, moda dünyası şoktaydı, dünya şoktaydı…

Asıl şok edeni, korkunç olanı ise cinayeti Reggiani’nin planlamış olmasıydı! O artık dünya basını için bir KARA DUL idi. 18 yıl hapis yattıktan sonra 2014 yılında cezaevinden çıkan Kara Dul Reggiani’ye, “Maurizio’yu niçin kendin öldürmedin de kiralık katil tuttun?” diye sordular.

Cevap, yine tam ‘Kara Dul’a göreydi: Gözlerim çok iyi görmüyor, hedefi kaçırmak istemedim!..

Kara Dul

Lady Gaga, bir zamanlar dünyanın konuştuğu ‘Kara Dul’ Patrizia Reggiani rolünde..

Kara Dul
2017 yılında iyi halden tahliye edilen Patrizia Reggiani, bugün 73 yaşında ve halen, dünya umurunda bile değil!..

Moda, Sosyete, Cinayet…

Bu inanılmaz öykü, sinemacıların ilgisini hep çekti aslında. Ancak bunu sinemaya uyarlamak biraz cesaret istiyordu galiba. İlk olarak yıllar önce Martin Scorsese çekmek istedi filmi. Hem de Leonardo Di Caprio ile Angelina Jolie’yi seyircinin önüne atarak!.. Benim için daima ‘Aşk filmlerinin unutulmaz yönetmeni’ olan Won Kar-Wai(Aşk Zamanı, Hong Kong Ekspresi) de, “Bu filmi ben çekmeliyim” diye düşündüğünde yıl 2016’ydı. O da yapamadı… Derken bir büyük usta, bir büyük sinemacı Ridley Scott Kara Dul’un hikayesi için kolları sıvıyor ve 2019 yılının sonlarına geldiğinde projeyi tamamlıyordu.

Böylece nihayet, Lady Gaga, Adam Driver, Al Pacino, Jared Leto gibi isimleri buluşturan ve moda devi Gucci’nin kurucusu Guccio Gucci’nin torunu olan Maurizio Gucci’nin hayatına odaklanan House Of Gucci filminin çekimleri sona erdi. Aşkın, ihanetin, öfkenin, aldatılmışlığın, intikamın ve nihayetinde bir cinayetin öyküsü bu film 24 Kasım 2021’de seyirciyle buluşacak. Kuşkusuz, öyküsü, Lady Gaga gibi üst düzeyde popüler bir ismin yanı sıra son yılların en önemli aktörlerinden Adam Driver’ın performanslarıyla da çok konuşulacak gibi görünen bu filmi biz de merakla bekliyoruz.

Kara Dul

Adam Driver ve Lady Gaga, bu zor, çetrefilli, skandal dolu öykünün kahramanlarını sinemaya nasıl yansıttı? En kısa sürede merakımızın giderilmesi temennisiyle…

İzlemeden Olmaz

Bir ‘Hayatta Kalabilme’ Savaşı…

Dallas Buyers Club (2013)

2013 yılına ait Amerikan drama film filmi. Jean-Marc Vallée’ın yönettiği bu filmde Matthew McConaughey, Jared Leto, Jennifer Garner ve Steve Zahn rol aldı. Bu film, 1992 yılında gazeteci Bill Minutaglio’nun Dallas Morning News Gazetesi’nde yer alan haberine istinaden Ron Woodroof’un gerçek hayat hikâyesi üzerine kurgulandı.

1986 yılında Dallas’ta HIV enfeksiyonu sonrasında AIDS’e yakalanan Ron Woodroof, 1992’ye kadar kendisi ve kendisi gibi kişilerin yaşayabilmesi konusunda çalıştı. Teşhis sonrası 30 günlük bir hayat biçilen Woodroof, ABD’de onaylanmış tek ilaç olan AZT’yi almaya başladı. Ancak bu ilaç onu neredeyse öldürüyordu. Daha sonra, hayatta kalabilmek için dünyanın başka yerlerinden ilaç kaçakçılığına başladı. Bu durum o zamanlar (ve hâlâ) kanunsuzdu. Doktoru Eve Saks (Garner)’ın ve hasta arkadaşları Rayon’un yardımları ile hep birlikte Dallas Buyers Club’ı (Dallas Satınalma Kulübü’nü) kurdular. Bu yolla diğer hastalara ilaç temin etmekteydiler. Kulübün faaliyetleri, hasta sayısı ve üyesi açısından gittikçe büyümekte iken Amerikan İlaç ve Besin Yönetimi’nce keşfedildi ve bu durum sonucunda Ron kendisini büyük bir savaşın içinde buldu ancak 1992 yılında hayatını kaybetti.

İnanılmaz bir dram ve bu dramı inanılmaz şekilde beyaz perdeye yansıtan 3 büyük oyuncu. Matthew McConaughey, Jared Leto, Jennifer Garner… Bugüne kadar izlemediyseniz, sinema adına çok şey kaçırmış olacağınız bir film.

Kara Dul

Matthew McConaughey ve Jared Leto. İnanılmaz oyunculuk gösterileriyle bu filmde… Zaten bu rolleriyle 1’er Oscar heykelciği ile ödüllendirildiler.

At Yarışı Tutkunları İçin…

Secretariat (2010)

Bir anne ve aynı zamanda ev hanımı olan Chenery (Diane Lane), at yarışları hakkında fazla bir şey bilmemesine rağmen hasta babasına ait ahırların yönetimini devralır. Chenery tüm olumsuzluklara rağmen, deneyimli ve yetenekli eğitmen Laurin’in yardımıyla erkeklerin egemenliğindeki bu işe yön vermeyi başarıp, son 25 yılın ilk Triple Crown şampiyonunu ve belki de tüm zamanların en harika yarış atını yetiştirir.

Secreteriat, Triple Crown isimli yarışta kendisini adeta dünya çapında bir fenomen haline getirmiştir. Secretariat girdiği bu yarışta dünya rekorunu kırmış ve hala daha bu hıza ulaşabilen bir at olmamıştır. Yani aradan geçen 50 senenin sonunda ona en yakın zamanı yapan at 2 saniye yaklaşabilmiştir. Kariyerinde jokey Ron Turcotte’nun 18 yarışta beraber yarıştığı Şampiyon lakablı atın dereceleri mükemmel ötesidir. Penny Chenery ise babasının hayatını kaybetmesinden sonra sahibi olduğu çiftliğe geri dönmüştür. Bir çok dolandırıcının gün yüzüne çıkması ve yarı fiyattan herşeyi hallediyor olması onu babasının mirasından vazgeçirememiştir. Lucien Laurin isimli emekli bir at yarışı eğitmeni ile anlaşıp babasının hayallerine devam etmiştir. Yarış esnasında hep geride kalan Secretariat daha sonra yaptığı hızlanmalar ile insanların kalbinde taht kuracaktır.

Secretariat filminin oyuncu kadrosunda ise Diane Lane, John Malkovich, Scott Glenn, James Cromwell ve Dylan Walsh’ı görmekteyiz. Yönetmen Randall Wallace. Secreteriat, çocukluğumuzun unutulmaz anlarından ‘Pazar Sineması’ keyfini yeniden yaşatacak size. İzlemediyseniz mutlaka izleyin.

Kara Dul

Evet, sımsıcak, harika bir filmle karşı karşıyayız. Birkaç kere izlemek isteyebileceğiz filmlerdendir Secreteriat. Hele de at yarışı tutkunu ve bir at sever iseniz…

Bir Woody Allen güzellemesi

Blue Jasmine (2013)

Cate Blanchett, Sally Hawkins, Alec Baldwin, Peter Sarsgaard, Bobby Cannavale ve Louis C.K.. Bu isimleri bir arada görüp de heyecanlanmayacak bir sinemasever yoktur sanırım. İşte bu Woody Allen güzellemesinde tüm bu isimler rol alıyor.

Zengin bir iş adamı olan Hal (Alec Baldwin) ile evli, gösterişli ve sosyetik bir yaşam sürmekte olan Jasmine (Cate Blanchett), sınıf ve statü kaybına neden olan birtakım olaylar yaşar, ve depresyona girer. Her şeye sıfırdan başlamaya karar verip mütevazı bir yaşam süren üvey kardeşi Ginger’ın (Sally Hawkins) yanına, San Francisco’ya taşınır. Bir markette kasiyerlik yapmakta olan Ginger, iki çocuğu olan bir kadındır. İşçi olan kocasından ayrılmış, tamirci bir sevgili ile birliktedir. Jasmine, San Francisco’da bir işte çalışmaya başlasa da hiçbir işi yolunda gitmez. Günün birinde iki kardeş bir partiye katılır. Her ikisi için de, işler yolunda gibidir. Orada yeni insanlarla tanışıp, yeni ilişkilere yelken açarlar, lakin bu ilişkileri de uzun sürmez. Ginger, tamirci olan sevgilisine geri dönmüş, hiçbir işi yolunda gitmeyen Jasmine ise deliliğin coğrafyasında gezer olmuştur.

Muhteşem oyuncu, muhteşem kadın Cate Blanchett’e 2’nci Oscar’ı kazandıran bu film de eğer bugüne kadar izlenmediyse kaçırılmayacak olanlardan…

Kara Dul

‘Woody Allen ne yaparsa kabulümdür’ diyenlerdenseniz, sözümüz yok. Ama böyle bir fan değilseniz bile, ‘Bu filmi kaçırmayın’ demek istiyoruz.

Vizyondakiler

İspanya Sineması Şaşırtmayı Sever…

Bojacero – Donma Noktası (2021)

Donma Noktası(İspanyolca: Bajocero), Lluís Quílez tarafından yönetilen, Fernando Navarro ve Lluís Quílez tarafından yazılan, Javier Gutiérrez, Àlex Monner ve Patrick Criado’nun oynadığı 2021 yapımı İspanyol suç-dram filmi. Görevli olduğu mahkûm nakil aracı saldırıya uğrayınca bir polis memuru, dondurucu soğukla baş etmeye çalışırken içerideki ve dışarıdakilerle de ölüm kalım savaşı verecektir. Film, ilginç konusu, güçlü oyuncu kadrosuyla çok şeyler vaat ediyor.

Kara Dul

İspanya’dan bir suç-dram filmi daha. Kuşkusuz yine heyecan dolu, yine gizem dolu…

George Clooney’in ‘Yönetmenlik’ Israrı…

The Midnight Sky (2020)

Orta yaşlarında olan gökbilimci Augustine, yıllarca gökyüzünü inceleyebilmek için dünyanın uzak noktalarında yaşıyordur. Arctic araştırma merkezine ulaşmasından kısa bir süre sonra, yıkıcı düzeyde olaylar yaşanacak ve araştırma merkezi tahliye edilmek durumunda kalınacaktır. Ama Augustine, orada kalıp çalışmasına devam etmek ister. Bu süreçte Iris adında gizemli bir çocukla karşılaşır. Iris, radyo dalgalarının sessizleşmesine neden oluyordur. Bu sırada Jupiter’e yolculuğa çıkan Sullivan isimli bir astronot evine geri dönüyordur. Sullivan ve ekibi, uzayın bu kadar derinlerine gidebilen ilk ekiptir. Yolculukları, kontrol ekipleriyle iletişimleri kesildiğinden beri pek de yolunda gitmiyordur. Bu nedenle eve dönüp dönemeyecekleri muammadır. Augustine ve Sullivan’ın yolları bir şekilde kesişecektir.

Augustin rolünde de yönetmen koltuğunda da George Clooney var. Ona eşlik eden isim ise Felicity Jones. Daha ne olsun?..

Midnight Sky

Filmde George Clooney, yine oyunculuğunu konuşturuyor. Kamera arkasındaki durumuyla ilgili değerlendirmeleri ise tamamen izleyiciye bırakalım, keyfimiz kaçmasın!..

Aile Olmak Ne Kadar Da Zor…

Hillbilly Elegy (2020)

 Glen Close ve Amy Adams’ın ismini bir arada görenlerin büyük heyecan içerisinde bekledikleri Hilbilly Elegy, nihayet 2020 yılının son aylarında vizyona girmişti. Film bence sadece bu 2 oyuncu için bile seyredilir. Ancak konusu, güçlü senaryosu ve yansıttığı atmosfer ile izlenmeyi kesinlikle hak ediyor. Birçok dalda aday gösterileceğini zannedilen film, Oscar’da bir tek ‘En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu’ dalında yarıştı. Maalesef Glen Close ödülü, Youn Yuh-Jung’a kaptırdı. Yönetmen koltuğunda oturan isim ise Oscar’lık Ron Howard(Akıl Oyunları)…

Hill Billy

1 saat 56 dakikalık bu drama, 3 kuşaklık bir aile çatışması ve bir gencin kendi geleceğini oluşturma mücadelesinin öyküsü.

Muammer DİLBER.

Yorum Yap

Yorum Yap覺n

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Muammer DİLBER

Kültür - Sanat

Güliz Ayla 16 Haziran’da V Sahne’de

Güliz Ayla, 16 Haziran akşamı Samsun’da sahne alacak.

Aslen Samsunlu olan; 2015 yılında çıkardığı single ile kısa sürede müzik çevrelerinden büyük beğeni toplayan Güliz Ayla; “Benim evim” dediği Samsun’da hayranları ile buluşacak.

Atakum İlçesi Adnan Menderes Bulvarı’nda yer alan V Sahne’de; hayranları ile buluşacak olan Güliz Ayla, unutulmaz bir gece yaşatacak.

Samsun sayesinde şahane bir çocukluk, ergenlik ve gençlik dönemi yaşadığını her fırsatta dile getiren Güliz Ayla, birbirinden güzel şarkılarını hayranları için seslendirecek.

Güliz Ayla kimdir ?

Güliz Ayla, 27 Nisan 1988’de Samsun’da doğdu. 1998 yılında Samsun’da iki yıllık Belediye Konservatuvarı Tiyatro ve Drama Bölümü’ne girdi.

Çeşitli orkestralarda solistlik veya koroistlik yaptı. Lise eğitimini Samsun Anadolu Lisesi’nde tamamladı.

2006 yılında Adelaide isimli gruba dahil oldu. Bu grupla Rock’n Dark Express Rock Müzik Yarışması’nda birinci oldu.

Güliz Ayla, Müjdat Gezen Sanat Merkezi Batı Müziği bölümünü kazandı. Sonra da Müjdat Gezen’in yazdığı iki müzikalin şarkılarını seslendirdi. Müzik kariyerine Metin Özülkü, Işın Karaca ve Extra Orkestra gibi isimlere vokal yaparak başladı.

Vokalistliğin ardından albüm yapmaya karar veren Ayla’nın yolu Sıla Gençoğlu ve Efe Bahadır ile kesişti. Sıla ve Bahadır Ayla’nın albümünde prodüktör olmayı kabul ettiler. Sonrasında ise Uluslararası menajerlik, organizasyon ve iletişim danışmanlığı firması olan Day 1 Entertainment Turkey ve müzik şirketi Sony Music ile sözleşme imzaladı.

Güliz Ayla

İlk albüm 2015’te

16 Nisan 2015 tarihinde Ayla albüm öncesi söz ve müziğini kendisinin yaptığı “Olmazsan Olmaz” single’ını piyasaya sürdü. Ayla albüm öncesi single çıkartmasıyla ilgili olarak:

“Albümümüz bitmek üzere ama bir türlü gelmeyen baharın, geliyorum sinyallerini daha fazla göz ardı edemedik ve içimizde kaynayan enerjiyi sizinle paylaşmak istedik.” yorumu yaptı.[4] Şarkı, Youtube’da 175 milyon izlenme rakamına ulaşmayı başardı.

18 Eylül 2015’te Sıla Gençoğlu ve Efe Bahadır’ın prodüktörlüğünde kendi adını verdiği Güliz Ayla albümünü yayımladı. Ayrıca albümdeki şarkıların söz ve müzikleri Ayla, Gençoğlu ve Bahadır tarafından hazırlandı.

“Yalvarırım” şarkısının müziğini ise Yalın besteledi. Ayla’nın sözünü ve müziğini kendi yaptığı üç şarkı “Olmazsan Olmaz”, “Benim Olmazsan” ve “Sevgilim” albümde yer aldı. Ayla ilk albümünü şöyle açıkladı: “Öncelikle bu albüm uzun süren çalışmalarımız sonucunda hazırlandı. Çok küçük birkaç sentetik duyulan şeyler olsa da, sound olarak daha çok akustik ağırlıklı bir albüm olduğunu söyleyebilirim.

Albümde dokuz parça var. Bunlardan söz ve müziği sadece bana ait olan parçaların yanı sıra, Sıla Gençoğlu, Efe Bahadır ve Yalın’ın yer aldığı ortak çalışmalarımız da var. Bir de müziği Christos Dantis’a ait yunanca bir parça yer alıyor. Sözlerini yine Sıla Gençoğlu yaptı. Albümün prodüktörleri Efe Bahadır ve Sıla Gençoğlu.”

Albümün ikinci klibi sözünü Sıla’nın müziğini Dantis’in yaptığı “Bahsetmem Lazım” şarkısına çekildi. Şarkı, Türkiye Resmî Listesi’nde 5 numaraya kadar yükselmeyi başardı.

20 Nisan 2016 tarihinde “İlk Öpücük Benden Olsun” single’ı piyasaya sürüldü. Şarkının sözünü ve müziğini Yalın hazırladı. Klibin çekimleri ise Nihat Odabaşı tarafından gerçekleşti.

Okumaya devam et

Kültür - Sanat

Karadeniz Tiyatro Kooperatifi 4 ilde ücretsiz oyunlar

Karadeniz

Karadeniz Tiyatro Kooperatifi mayıs ayında; 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramını da içine alacak şekilde; üye tiyatrolarının bazılarının gösterimlerine belli bir kontenjan ayırıp; çocuk ve gençleri ‘ücretsiz tiyatro’ ile buluşturdu.

Genel merkezi Samsun’da olan Kooperatif’e bağlı tiyatro grupları Samsun, Amasya, Trabzon ve Giresun’da gençler ve çocukları tiyatroyla buluşturdu.

Özellikle maddi veya sosyal olarak dez avantajlı olan ve daha önce hiç tiyatro izlememiş çocuk ve gençlerin davet edildiği projede; Samsun, Amasya, Trabzon ve Giresun Bulancak’ta gerçekleştirildi. Ayrıca her tiyatro kendi salon kapasitesine göre bir kontenjan ayırıp; çocuk ve gençleri salonda ağırlayarak tiyatroyla buluşturdu.

Karadeniz Tiyatro

29 Mart 2021’de Samsun’da kuruldu

Karadeniz Tiyatro Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı ve Samsun Düşevi Sahnesi Kurucusu Cem Kaynar; “29 mart 2021 yılında merkezi Samsun olarak kurulan Karadeniz Tiyatro Kooperatifi; özellikle ilk olarak 2021 yaz ayında Gümüşhane Belediyesi ile ortak bir tiyatro festivali düzenledi. Sonrasında birçok tiyatro meslek grubu ile ortaklaşa mesleki sorunlar üzerine çalışmalar yaptı. Şimdi de Türkiye Tiyatro Kooperatifleri Birliği bünyesinde çalışmalarını sürdürüyor” bilgisini verdi.

Yetişkinler ve çocuklar var

Son olarak 4 ilde gerçekleştirdikleri ücretsiz oyunlara değinen Cem Kaynar, şunları söyledi:

Karadeniz Tiyatro

“Proje kapsamında; özellikle Samsun’da Düşevi Oyuncular Dil Yurdu – Kuyunun Dibindeki Taş/Nazım Hikmet adlı yetişkin oyununu, Amasya’da İris Sanat Tiyatrosu Darbeli Çocuklar adlı yetişkin oyununu; Trabzon’da Tiyatro Panki Aldatan Oyun adlı yetişkin oyununu ve Ağustos Böceği ve Karınca adlı çocuk oyununu; yine Samsun’da Küçükeller Sahne Resimdeki Dinozor adlı çocuk oyununu; Giresun’un Bulancak İlçesi’nde ise Mürsel Gülmez Tiyatro Günleri kapsamında Karma Sahne; Antigone adlı yetişkin oyununu çocuklarla ve gençlerle buluşturdu.

Gördüğümüz ilgi projemizin amacına ulaşmasını göstermesi açısından da memnuniyet verici oldu. Karadeniz Tiyatro Kooperatifi olarak özellikle bölgemizde sanatsal akvitivitelerimizi sürdürebilmek hedefindeyiz.”

Okumaya devam et

Kültür - Sanat

Piyanist Yiğit Yüksel’den “Kurtuluş 1919” konseri

Piyanist

Piyanist Yiğit Yüksel, Atatürk Kültür Merkezi’nde ‘Kurtuluş 1919’ konseri ile sanatseverleri büyüledi.

Henüz 11 yaşında olan piyanist Yiğit Yüksel, ilk profesyonel konserine 19 Mayıs etkinlikleri kapsamında çıktı ve sanat severlere piyano resitali sundu.

piyanist

Piyanist Yiğit Yüksel; 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı ekinlikleri kapsamında piyano resitali sundu. Henüz 11 yaşında olan ve ilk profesyonel konserine çıkan küçük piyanist; 1 saat süren konserde 10 eser çaldı. Konserde sahneye konan iki eserde Yiğit Yüksel’e; Samsun Klasik Türk Moziği Korosu’ndan İzzet Tekeli solist olarak eşlik etti.

Birbirinden güzel eserler

Samsun Devlet Opera ve Balesi Atatürk Kültür Merkezi Aydın Gün Salonu’nda düzenlenen ve sanat severlerin yoğun ilgi gösterdiği konserde Yiğit Yüksel, Emanuel Bach’ın ”Solfeggietto C Minor’”, Ludwin van Beethoven’in ”Allegro di molto e con brio, ”Adagio cantabile”, ”Rondo”, Tevfik Guliev’in ”Yalgızam’’, Nüşabe Muradova’nın “İntizar” adlı eserlerini çaldı. Ayrıca kendi bestelediği “Kurtuluş Balladı” nı da sahneye koydu.

piyanist

Samsunlu olduğunu; Kurtuluş Savaşı’nın sembol şehri Samsun’da ilk konserini 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında vermek istediğini belirten Yiğit Yüksel; bu sebeple de konserin temasını ‘”Kurtuluş 1919” olarak belirlediklerini söyledi.

Küçük piyanist; konser için salona gelen sanat severlere; kendisini yetiştiren hocalarına ve organizasyonda görev alan herkese teşekkür etti. Konser sonrası da bol bol hatıra fotoğrafı çekindi.

Okumaya devam et

Editör Seçimi

    Copyright © 2021