Bizimle İletişime Geçin

Kültür - Sanat

Charlie Chaplin…Ne komünist, ne sosyalist, sadece hümanist!

Charlie Chaplin ; Komünist olmayan hümanist, sosyalist olmayan toplumcu!

Mozart için söylenen bir söz vardır, “O bir uzaylıydı. Dünyaya uğradı, unutulmaz eserlerini bıraktı ve gitti” diye. İnsanoğlu sanatı keşfettiğinden bu yana böyle düşünmemize yol açan birçok sanatçı oldu elbette. Uzaylıydılar sanki, uğradılar ve gittiler… Eşsiz güzellikte eserler bırakarak…

Sir Charles Spencer Chaplin, nam-ı diğer Şarlo da benim için, tıpkı Mozart gibi sanki bir başka evrenden gelip geçmiştir bu dünyadan…

Charlie Chaplin

Charles Chaplin ; Komünist olmayan hümanist, sosyalist olmayan toplumcu!

Charlie Chaplin büyük sanatçı

Londra’nın güneyindeki küçük yerleşim birimi Walworth’da 1889 yılında dünyaya gelen Charlie Chaplin, 88 yıllık ömründe ortaya koyduğu eserlerle sadece ‘büyük bir sanatçı’ olarak adını tarihe yazdırmamış, insanlık tarihindeki yerini ‘efsane’ olarak tescilleyen isimler arasında yer almış…

Bugün hayranı olduğumuz sinema, kuşkusuz bu büyük ustaya çok ama çok şey borçludur…

Dönemin şartlarında, Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) kısa bir süre içerisinde sinemasıyla büyük bir açılıma imza atması, bunun karşılığında büyük bir şöhrete ulaşması, kolay olmamıştır kuşkusuz…

Lakin Chaplin’deki büyük oyunculuk gücü ve sinemanın geleceğine dair duyduğu inanç, onu çok çalışmaya teşvik etmiş, tek kelimeyle az zamanda çok büyük işlere imza atmasına yol açmıştır…

1930’ların ABD’si ekonomik buhran altında inim inim inlerken bile Charlie Chaplin sinemasıyla büyümeye devam etmiştir.

ABD’de rahatsızlık yarattı

Toplumsal sorunlara el atışı, elbette kısa sürede dikkatleri çekecek, ABD gibi ‘Derin’ bir devlette rahatsızlık yaratacaktı.

Sessiz sinema döneminde The Tramp (Serseri) ile kötü ekonomi yönetimi politikalarını, Modern Times’ta (Asri Zamanlar) işçilerin, ezilenlerin, yoksul halkın sorunlarını dile getirmiş, Great Dictatör (Büyük Diktatör) filmiyle henüz Hitler sağ iken, henüz Nazi Almanyası dimdik ayakta iken faşizmi çok sert şekilde eleştirmiştir.

Üzerine ‘Komünist’ yaftasını yapıştırmaları uzun sürmedi elbette…

ABD istihbaratını 40 yıl boyunca yönetip sonunda dünyaya Federal Soruşturma Bürosu’nu (FBI) armağan eden (!) John Edgar Hoover gibi bir gözü kara, tam 20 yıl boyunca Chaplin’i ablukaya almış ancak her seferinde hüsrana uğramıştı…

Hoover acımasızı, ‘komünistliği’nden sonuç alamayınca Chaplin’in genç kadınlara olan düşkünlüğünü, Yahudi kökenini delik deşik etmesine rağmen onu tutuklayacak ya da sınır dışı edecek tek bir şey bulamamıştı…

Charlie Chaplin toplumcuydu, insan sömürüsüne karşıydı

Sadece, 1942 yılında şöyle söylediği bilinir: Komünist değilim ama kendimi komünizm yanlısı hissettiğimi söylemekten onur duyarım...

1947’de ise muhabirlere şöyle söylüyordu: Bu günlerde ölüme sol ayağınızla adım attığınız için bile sizi komünist olmakla suçlayabilirler.

Evet, aslında hiçbir zaman komünist olmamış, sosyalist de… Ancak hümanistti, insanları eşitlik ilkesi dahilinde seviyordu. Toplumcuydu, insan sömürüsüne karşıydı…

Rusya’daki büyük devriminin hemen sonrasında ABD’ye yerleşmiş olan Chaplin’in, ‘Özgürlükler Ülkesi’nde gördüğü ve 1930’ların sonlarına kadar sürecek ‘Buhran’ krizi de hümanist ve toplumcu düşüncelerini bu yönde etkilemiştir…

Tüm bu bilinenlere rağmen 30 yıl yaşadığı ABD’yi terk edecek, Akademi’nin  1972’de verdiği Yaşam Boyu Başarı Oscar’ı alana kadar da ABD’ye geri dönmeyecekti…

Büyük usta ile ilgili yazılacak o kadar çok şey var ki… Ne bizim köşemizde sıraladığımız sözcükler onu anlatmaya yetecek ne de yazılan ve yazılması muhtemel bir kitap ne de çekilecek uzun süreli bir belgesel…

Charlie Chaplin ile ilgili en kısa, en net ama en anlamlı değerlendirmeyi yapmak işte bu yüzden belki de bir FBI ajanına düşmüştür.

Ajan, Chaplin’in dosyasındaki makalesine şöyle yazacaktır:

“Dünyanın uzak diyarlarında İsa’nın adını bile duymayan insanlar Charlie Chaplin’i tanıyor ve onu seviyor.”

İZLEMEDEN OLMAZ

Charlie Chaplin’i andığımız satırlarımızın sonunda onun efsane 2 filminin tanıtımını yapmamak ise olmazdı tabi. Benim için Chaplin’in denilince aklıma Büyük Diktarör, Yumurcak ve Altına Hücum gelir. Elbette Serseri ile Asri Zamanlar da izlenmelidir…

Charlie Chaplin

Filmde Nazizm ve Chaplin tarafından canlandırılan Adolf Hitler, oldukça sert bir şekilde eleştirilir.

Bir FAŞİZM güzellemesi

GREAT DICTATOR-Büyük Diktatör(1940)

Hitler ve emrindeki Nazilerin işgal ettikleri bölgelerde yaptıklarının henüz tam olarak açığa çıkmadığı bir dönemde, Charlie Chaplin yaptığı bu film ile Hitler’in Yahudi mallarını kamulaştırması, antisemitizm, faşizm konularını Nazileri yerden yere vurarak işlemiş, hatta filmde Nazileri ‘beyinleri ve kalpleri makineden yapılma insanlar’ olarak tanımlamıştır.

Filmde Chaplin unutulmaz bir Hitler portresi çizmiştir. Ayrıca ona çok benzeyen ‘berber’ rolündedir. Kendisini Hitler zannedenlere karşı berberin yaptığı konuşma unutulmazdır:

‘Siz insanlar, makineleri yaratacak güçtesiniz, mutluluğu yaratacak güçte. Bu güçle yaşamı hür ve güzel yapın, harika bir maceraya dönüştürün…’

Sessiz sinemanın ALTIN çağı

THE GOLD RUSH-Altına Hücum (1925)

Şarlo herkes gibi altın bulup kısa yoldan zengin olmak istemektedir. Kendini Alaska’nın dondurucu soğuğunun kollarında bulduğunda ise her şey değişir. Gelme amacı ve önceliği olan altının yerini, sıcak ve güvenli bir çatı altı alır.

Yalnız küçük bir sorun vardır bu çatının altını Big Joe denen başka bir altın arayıcısıyla paylaşacaktır. Açlık, soğuk ve gözü dönmüş avcılar da bu mücadeleye eklendiğinde bu ev arkadaşlığı hiç kolay olmayacaktır. Bu hikâye de Şarlo’nun içini ısıtan tek ayrıntı ise aşk olacaktır.

Charlie Chaplin

Altına Hücum, o tarihte rekor sayılacak bir süre olan 14 ayda ve astronomik sayıcak bir maliyetle tamamlandı. Tam 650.000 dolar!

Evet o bir dahiydi. Sinemanın dahisi… Kısaca onu ve filmlerini hatırlamışken Charlie Chaplin’i anlatan muhteşem bir filminden bahsetmemek ise olmazdı sanırım. Sinemanın büyük yönetmenlerinden Richard Attenborough’un(Gandhi filminin Oscarlı yönetmeni) 1992 yılında piyasaya sürülmüş Chaplin filminden bahsediyoruz.

Robert Downey Jr.’ı sinemaya kazandıran film

CHAPLİN (1992)

Charlie Chaplin, bir vodvil grubu ile çeşitli turnelere katılarak hayatını kazanmaktadır. Bir Amerika turnesinde Mack Sennett tarafından keşfedilince dünyaca ünlü olmasını sağlayacak sessiz sinema sektörüne ilk adımını atmış olur. Şarlo rolü ile dünya çapında bir ünün sahibi iken özel hayatındaki çalkantılar, her geçen gün daha çok yıpratır onu.

Bir yandan da Amerika’daki politik atmosferin iyice kızışması ve Hollywood’daki konumist avı nedeni ile ABD’ye girişinin engellenmesi, hayatındaki zorlukları pekiştirecektir. Robert Downey Jr., Kevin Kline, Diane Lane, henüz 17 yaşındaki Milla Jovovich, Dan Aykroyd, Marisa Tomei, James Woods, Anthony Hopkins ve Charli Chaplin’in kızı Geraldine Chaplin, filmin yıldız oyuncuları…

Charlie Chaplin

Bu rolüyle Robert Downey Jr. yıldızını parlatıyor, sonraki dönemlerde ortaya koyduğu performanslarla da büyük aktörler arasındaki yerini alıyordu.

VİZYONDAKİLER…

Paul Verhoeven’den bir ‘sansasyonel’ örneği daha

BENEDETTA (2021)

Paul Verhoeven’in, 17’nci yüzyılda yaşadığı lezbiyen ilişkiler nedeniyle kilise tarafından yargılanan Benedetta Carlini’nin yaşam öyküsünü anlatan filmi Benedetta. Temel İçgüdü, Gerçeğe Çağrı, Kara Kitap gibi ses getirmiş, tartışılmış filmlerin yönetmeni Paul Verhoeven’ın heyecanla beklenen yeni filmi Benedetta’nın dünya prömiyerini geçtiğimiz yıl Cannes Film Festivali’nde yapması bekleniyordu.

Ancak salgın nedeniyle Cannes Film Festivali iptal edildi ve filmin vizyon programı da ileri bir tarihe alındı. Virginie Efira ve Charlotte Rampling’in başrollerini üstlendiği film, 6-17 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirilen Cannes Film Festivali’nde ana yarışma bölümünde  yer aldı.

Benedetta

Belçikalı güzel aktris Virgine Efira’nın Benedetta Carlini’yi canlandırdığı filmde ona efsane Charlotte Ramling eşlik ediyor.

1.5 saatlik korku ve gerilim şöleni

CANDYMAN – Şeker Adamın Laneti(2021)

Candyman efsanesi yaklaşık 30 yıl sonra yine aynı mekânı merkeze alarak ama bambaşka bir yorumla seyircinin karşısına çıktı ağustos ayı itibarıyla. Rivayete göre Candyman, ayna karşısında adını beş kez söyleyen kişiye görünmektedir. Ancak onun ortaya çıkması, pek de iyi şeylere yol açmaz.

Bir üniversitede yerel efsaneler üzerine tez çalışması yapan genç bir adam, eski bir batıl inanç haline gelen Candyman’i araştırmaya karar verir. Çevresindeki insanlar ona bu konuyu araştırmaması için uyarılarda bulunsa da, o söylenilenleri umursamayarak işe koyulur.

Korkulacak bir şey olmadığını herkese kanıtlamak isteyen genç adam, ayna karşısına geçerek, yasaklı ismi beş kez telaffuz eder. Bu andan itibaren yaşananlar, hiç de genç adamın düşündüğü gibi olmaz.

Charlie Chaplin

1992 tarihli filmin 2021 versiyonu, hikâyeyi sağlam bir sosyo-politik bakış açısıyla ele alıyor. Nia DaCosta imzalı yapım, yılın en iyilerinden kabul ediliyor.

Margot Robie’nin güzeliği için…

DREAMLAND-Düşler Ülkesi(2021)

Düşler Ülkesi, ödül avcısı olan bir gencin hayatına odaklanıyor. 17 yaşındaki bir gencin ailesi ile birlikte yaşadığı çiftliğe haciz gelir. Genç, hacizi durdurmanın yolunu ararken önüne beklenmedik bir fırsat geçer.

Banka soygunu yapan bir kaçak aranmaktadır ve bulan kişiye yüklü bir miktar para ödülü verilecektir. Çiftliği kurtarmak için soyguncunun peşine düşmeye karar veren genç, bir süre sonra dahil olduğu olayın beklediğinden çok daha tehlikeli olduğunu keşfeder.

Margot Robie

Filmde güzel yıldız Margot Robie’ye Animal Kingdom ile Peaky Blinders’ten tanıdığımız Finn Cole eşlik ediyor.

1 Yorum

1 Yorum

  1. Metin Toprak

    5 Eylül 2021 yanında 21:08

    Sinemanın sessiz ama unutulmaz kahramanı Charlie Chaplin’in gizemli yaşamına eşsiz lezzette bir dokunuş olmuş.Film seçkileri yine özel, nitelikli tercihlerden ortaya çıkmış.Okuru laf kalabalığıyla sıkmayan sade ama belleklerde sinema sanatına dair derin izler bırakan yazılarınızı ilgiyle okuyoruz.Devamının gelmesi dileğiyle.Tebrik ederim

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Muammer DİLBER

Kültür - Sanat

Müfit Can Saçıntı sahne fotoğraflarını sergiledi

Yönetmen ve oyuncu Müfit Can Saçıntı, sahne performanslarından oluşan “İtirazım Var” isimli fotoğraf sergisini Atakum Belediyesi desteğiyle Hasan Ali Yücel Gençlik, Bilim ve Sanat Merkezi’nde sanatseverlerle buluşturdu.

Samsunlu fotoğraf sanatçıları Hasan Aktürk ile Alihan Aktürk’ün, sevilen yönetmen, oyuncu ve senarist Müfit Can Saçıntı’nın sahne fotoğraflarının yer aldığı “İtiraz Ediyorum” isimli fotoğraf sergisi sanatseverlerle buluştu.

50 siyah beyaz fotoğraf tekniğiyle çekilmiş fotoğrafın yer aldığı serginin açılışına Atakum Belediye Başkanı Av. Cemil Deveci başta olmak üzere çok sayıda fotoğrafsever katıldı. Sergi, 18 Ekim 2022 tarihine kadar misafirlerini ağırlayacak.

Sanat bu merkezde 

Hasan Ali Yücel Gençlik, Bilim ve Sanat Merkezi’nde sürekli sergilerin olduğunu merkezin aktif olarak çalıştığını söyleyen Atakum Belediye Başkanı Av. Cemil Deveci, “Burası, içerisinde bulunan kütüphanesiyle, eğitim salonlarıyla, toplantı salonuyla ciddi bir açığı kapattı. Böyle bir ihtiyaç vardı ve şimdi Atakum’a yetmiyor.

Bu sergiyi izledim. Zor bir fotoğraf çekim tekniği. Farklı ve önemli bir sergi. Hem fotoğrafa konu bir sanatçı olunca hem de çekenler sanatçı olunca sergiye de güzel bir ilgi var. Bunun gibi değerli sergiler ve birçok sanat aktivitesi için herkesi Hasan Ali Yücel Gençlik, Bilim ve Sanat Merkezi’ne davet ediyorum” dedi.

Müfit Can Saçıntı

Müfit Can Saçıntı : Şaka yapıyorlar sandım

Sergi nedeniyle çok şaşkın olduğunu belirten Müfit Can Saçıntı ise, “Böyle bir sergi açacağız dediklerinde inanmadım. Herhalde şaka yapıyorlar dedim. Doğru mu diye görmeye geldim. Tek kişilik gösteriden nasıl bir sergi olabilir ki dedim ama birbirinden güzel duygular yakalamışlar.

Tek kişilik gösterinin fotoğraf sergisinin açıldığını dünyada görmedik, duymadık. Hatta herhangi bir tiyatro oyununun da sergisi olduğunu duymadık. O yüzden gururlu ve şaşkınım. Buradaki ilgiye de şaşırdım. Şu an bütün salon dolmuş durumda. Samsun sanatsever bir şehir.

Artık çeyrek Samsunlu sayılırım, sık sık geliyorum. Buradan belediyeye sesleniyorum, altın anahtar istiyorum. Hasan Ali Yücel Gençlik, Bilim ve Sanat Merkezi’ni gezdim. Gençlere çok güzel bir çalışma ortamı hazırlamışlar. İnsan yeniden öğrenci olmak istiyor.

Tabii her yerde öğrencilerin durumu bu kadar parlak değil ama bu güzel bir destek olmuş” ifadelerini kullandı.

Müfit Can Saçıntı

Türkiye’de tek

Sahne fotoğrafçılığının zorluklarından bahseden Hasan Aktürk, “Bu sergi Türkiye’de tek, dünyada da tek olduğunu düşünüyoruz. İçerisinde 50 siyah beyaz fotoğraf var. Fotoğrafların yerleşiminin de bir hikayesi var.

Oyunu izleyenler fotoğrafları hemen tanıyacaktır. Fotoğraf zaten farklı bakış açısıdır, bu açıyı yansıttığıma inanıyorum. Sergimiz beş gün daha açık olacak bütün sanatseverleri bekliyoruz” sözlerini kaydetti.

Müfit Can Saçıntı

Atakum Belediyesi’ne teşekkür

Müfit Can Saçıntı’nın iki oyununda fotoğraf çekimi yaptıklarını anlatan Alihan Aktürk ise, “Fotoğraflar o kadar güzel oldu ki, Müfit Can hocamız bir fotoğrafı kendi afişlerinde kullanmaya başladı. Bu benim için büyük bir onurdu.

Babamın fikriyle sahne fotoğrafçılığının zorluğunu da anlatmak için bu sergiyi açtık. Atakum Belediyesi’ne de ev sahipliği için çok teşekkür ederiz” diye konuştu.

 

Okumaya devam et

Kültür - Sanat

BKM’den kara komik bir film geliyor!

BKM’den kara komik film.

Oyuncu kadrosunda, Çağlar Çorumlu, Boran Kuzum, Şükran Ovalı, Serkan Keskin, Aslıhan Gürbüz, Gürhan Altundaş ve Hasibe Eren’in yer aldığı, yönetmen koltuğunda Canbert Yerguz’un oturduğu Hazine, yıldız oyuncu kadrosu ve mizahın sınırlarını genişleten kara komik türündeki hikayesi ile 4 Kasım’da sinemalarda.

Hazine

Senaryosu Canbert Yerguz ve Burak Yerlikaya tarafından kaleme alınan ve çekimleri geçtiğimiz yıl Nevşehir’de gerçekleşen filmde;

kara komik

Kara komik

Annesini defnetmek için yıllar sonra doğup büyüdüğü kasabasına dönen devlet memuru Mesut (Çağlar Çorumlu), annesine karşı son görevini yerine getirmek ve bir an önce İstanbul’a dönerek yarım bıraktığı gönül meselesini tamamlamak ister.

kara komik

Ama işler umduğu gibi gitmez. Mesut’un memleketinde planladığından daha fazla kalması gerekecektir. Bu esnada kardeşi Musa (Boran Kuzum) yüzünden katıldığı bir define kazısı sırasında yaşanan olayların tam ortasında kalan Mesut’un içine düştüğü talihsizlikler zinciribir maceraya dönüşür.

Okumaya devam et

Kültür - Sanat

Antika parçalar Z kuşağının radarında

Selim Kara

Antika parçalar özellikle Z kuşağının ilgi alanına girdi.

Antika parçalar, özellikle pandemi ile birlikte online pazar yerlerinde büyüyor. Statista’nın verileri dünya çapındaki sanat ve antika pazarının toplam çevrimiçi satışlarının 2021’i 13.3 milyar dolarla kapattı.

Antika ve koleksiyon tutkunlarının yüzde 53’ü, çevrimiçi sanat piyasasının koleksiyon ürünlerini satın alma konusunda güvenlerini artırdığını belirtiyor.

Statista tarafından yayımlanan verilere göre, 2019’da dünya çapında 6 milyar dolarlık bir büyüklüğe sahip olan online satışlar, 2020’de 12.4 milyara ulaştı.

2021’i 13.3 milyar dolarla kapattı. Antika ve sanat ürünleri, geleneksel satış ve pazarlama kanallarını terk edip sosyal medya platformlarına ve online pazar yerlerine kaydı.

Gün geçtikçe de trend haline geliyor ve genç nüfustan da büyük bir alıcı kitlesine ulaşıyor. 34 yaşın altındaki gençlerin yüzde 74’ü sanat ve koleksiyon ürünlerine yöneldi. Sanat severlerin yüzde 53’ü de çevrimiçi sanat piyasasının güvenlerini artırdığını belirtiyor.

HepsiAntika.com Kurucusu Selim Kara, teknolojinin gelişmesiyle birlikte antika ve sanat eserleri satışlarının da online pazar yerlerine kaydığını belirtti.

Kara, konuyu şu sözlerle değerlendirdi:

“Pandeminin büyüttüğü e-ticaret dünyası, antika ve sanat eserlerine de uzandı. Ancak online platformlara güvensizlikleri nedeniyle geleneksel satış yöntemlerinden ayrılamayan satıcı ve alıcılar, bu yükselişi avantaja çevirmede zorluk yaşadı.

HepsiAntika.com olarak biz de 81 ilimizdeki antika, retro ve koleksiyon ürünleriyle ilgilenen satıcı ve alıcıları güvenli koşullarla bir araya getirmeyi hedeflediğimiz online pazaryerimizi oluşturduk. Bu sayede hem satıcıların ürünlerini güvenli bir şekilde satmasını hem de antika meraklılarının bu ürünlere güvenli bir şekilde ulaşmasını sağlıyoruz.”

antika

Z kuşağının radarında antika parçalar var

Selim Kara, dijitalleşmenin yaygınlaşmasıyla birlikte antika ve koleksiyon parçalarının alıcı kitlesinin hem çeşitlilik kazandığını hem de büyüdüğünü söyledi. Selim Kara, “Online satış yerleri ve sosyal medya, influencer marketing gibi yeni pazarlama yöntemlerinin oluşmasına kapı araladı. Tüketicilerin ilgi alanlarının da değişmesine yol açıyor.

Bunlardan en çok pay alan sektörlerin başında da antika ve koleksiyon pazarı geliyor. Geçmiş yıllarda çoğunlukla yetişkin bireyler tarafından ilgi duyulan antika eşyalar, artık genç neslin de radarında.

Çünkü herbiri artık birer sanat eserine dönüşen bu parçaların online platformlar üzerinden satışa sunularak trend haline gelmesi, bu ürünlerin genç tüketiciler karşısındaki görünürlüğünü artırarak ilgi çekici objelere dönüşmesini sağlıyor. Bu sayede sanatseverler daha çok değerli eşyaya ulaşabilirken, antikacılar da online pazaryerleri aracılığıyla satışlarını artırıyor” ifadelerini kullandı.

antika

Antika ve koleksiyon parçaları artık online pazaryerlerinde

Online pazaryerlerini kullanıcı deneyimini esas alarak oluşturduklarının altını çizen HepsiAntika.com Kurucusu Selim Kara, iş modellerini şu sözlerle paylaştı:

“Online alışveriş sitemiz üzerinden sunduğumuz hizmetlerle insanların bu ürünlere daha kolay ulaşmalarını sağlanıyor. Satıcıların da e-ticaret dünyasına dair önyargılarını kırıyoruz.

Antika sanat eserlerinden objelere, ev dekorasyon ve tekstil eşyalarından koleksiyon ürünlerine kadar birçok kategorinin yer aldığı pazar yerimizde satıcı ve alıcılarımıza 7/24 hizmet veriyoruz. Son teknolojiyi kullanarak sıfır risk modeliyle inşa ettiğimiz platformumuzda halı, daktilo, tablo ve biblo gibi ürünlerin de en uygun fiyata satışının yapılmasına olanak tanıyoruz.

Kusursuz müşteri memnuniyeti ilkesiyle çıktığımız yolda satıcıların kolay yoldan mağaza açmasına yardımcı oluyoruz. Alıcıların da üyelik işlemlerini en pratik şekilde tamamlamasını sağlayarak arzu ettikleri ürünlere güvenli online ödeme yöntemleriyle ulaşmalarının önünü açıyoruz.”

Online antika alışverişlerinde güvenli teslimat devri

Kara, platformlarında işlem yapmak isteyen kullanıcıların birkaç adımdan oluşan prosedürü tamamlamaları gerektiğini belirtti. Selim Kara, “Koleksiyon parçalarını online pazaryerimizde satışa sunmak isteyen kişilerin, öncelikle sitemizdeki mağaza oluştur başlığını seçerek formu doldurmaları ve ardından giriş işlemlerini yapmaları gerekiyor.

Satıcılar, daha sonra ürünlerini kategorilere ayırarak müşteri kitlesiyle iletişime geçebilir. Alıcılar da üyelik hesaplarıyla birlikte dilediği ürünleri sepetlerine ekleyebiliyor. Elde ettikleri kuponlarla ürünleri indirimli şekilde satın alabiliyor.

Bu süreçte merak edilen tüm soruları da çok kanallı iletişim modelimizle yarattığımız ağlar üzerinden yanıtlayoruz. Sürecin başarıyla tamamlanmasını sağlıyoruz” dedi.

Okumaya devam et

Editör Seçimi

    Copyright © 2021 | Tüm hakları saklıdır. İnternet sitesinde yer alan görsel ve metinlerin izinsiz kopyalanması yasaktır.