Ahmet Ümit; polisiye edebiyatın mihenk taşı, öncüsü, yıldızı

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Ahmet Ümit, Türkiye’de uzun yıllar küçümsenen polisiye edebiyatın mihenk taşı. Polisiyenin içine ustaca genel kültür bilgisi koydu. Bilginin yanında da bu coğrafyada yaşamış ve halen yaşayan azınlıkların dil, din, kültür, yaşayış sorunlarını olay örgüsü içinde işledi.

İlk eseri ‘Sokağın Zulası’ şiir kitabıydı

Gaziantep’te 1960 yılında doğdu. Babası tüccar, annesi terziydi. Yedi kardeşin en küçüğüydü. Ahmet Ümit, Marmara Üniversitesi’nde kamu yönetimi, Moskova Sosyal Bilimler Akademisi’nde siyaset eğitimi aldı. Türk edebiyatında polisiye denilince akla gelen ilk isim olan Ahmet Ümit’in ilk eseri ‘Sokağın Zulası’ adını taşıyan bir şiir kitabıdır.

Türkiye Komünist Partisi’ne üye olduğu yıllarda (1982) ‘Anayasaya Hayır’ kampanyasında K. Yalçın imzasıyla yazdığı rapor-öykü, Atılım Dergisi ile Prag’da 40 dilde yayın yapan Barış ve Sosyalizm Sorunları dergisinde yer aldı.

Ahmet Ümit
Ahmet Ümit, özellike yazdığı polisiye romanlarıyla dikkat çekiyor.

Ahmet Ümit, ilk öykü kitabıyla ödül almayı başardı

İlk öykü kitabı ‘Çıplak Ayaklıydı Gece’ ile hem edebiyat dünyasına adım attı hem de aynı yıl ‘Ferit Oğuz Bayır Düşün ve Sanat Ödülü’ne layık görüldü. Çeşitli gazete ve dergilerde, Dostoyevski, Kafka, Edgar Allan Poe ve polisiye romanlar üzerine incelemeler yazdı.

‘Bir Ses Böler Geceyi’ isimli uzun öyküsünü ve ardından yıllarca okullarda okutulan, annesinden dinlediği masallardan etkilenerek yazdığı ‘Masal Masal İçinde’ isimli eserini okura sundu.

Polisiye edebiyat içine bilgi yükledi

Türkiye’de uzun yıllar küçümsenen polisiye edebiyatın mihenk taşlarından Ahmet Ümit, polisiyenin içerisine gizlediği genel kültür bilgisiyle okurlarının ceplerini okudukları kitap bitene kadar çaktırmadan bilgiyle doldurdu.

Polisiye eserlerinde ayrıca bu coğrafyada yaşamış ve halen yaşayan azınlıkların dil, din, kültür ve yaşayış sorunlarını olay örgüsü içerisinde dahiyane bir şekilde işledi.

Ahmet Ümit
Katıldığı her fuarda ve etkinlikte okuyucuların büyük ilgisiyle karşılaşıyor.

Ahmet Ümit, kitaplarında İstanbul’a sıkça yer verir

Kitaplarında da sıklıkla işlediği İstanbul sebebiyle birçok üniversite tarafından İstanbul üzerine konuşmacı olarak davet edilen Ahmet Ümit, bir süre kentlerin gizli tarihine ışık tutmak içini TV programı da yaptı.

Ahmet Ümit, Okan Üniversitesi danışma kurulu üyesi.

Öğrencilik yıllarında Vildan hanımla tanışıp evlenen yazarın Gül adını taşıyan bir kızı var.

Tüm Eserleri

Sokağın Zulası (1989), Çıplak Ayaklıydı Gece (1992), Bir Ses Böler Geceyi (1994), Masal Masal İçinde (1995), Sis ve Gece (1996), Agatha’nın Anahtarı (1999), Kar Kokusu (1998), Patasana (2000), Şeytan Ayrıntıda Gizlidir (2002), Kukla (2002), Beyoğlu Rapsodisi (2003), Aşk Köpekliktir (2004), Başkomser Nevzat: Çiçekçinin Ölümü (2005), Başkomser Nevzat 2: Tapınak Fahişeleri (2005), Kavim (2006), Ninatta’nın Bileziği (2006), İnsan Ruhunun Haritası (2007), Olmayan Ülke (2008), Bab-ı Esrar (2008), İstanbul Hatırası (2010), Başkomser Nevzat 3 : Davulcu Davut’u Kim Öldürdü ? (2011), Sultanı Öldürmek (2012), Beyoğlu’nun En Güzel Abisi (2013), Elveda Güzel Vatanım (2015), Kırlangıç Çığlığı (2018), Aşkımız Eski Bir Roman (2019), Kayıp Tanrılar Ülkesi (2021)

Mutlaka Tanışmanız Gereken Eserleri

Beyoğlu Rapsodisi
Yapı Kredi Yayınları
456 Sayfa

Orta yaşı geride bırakmış, tüm yaşamları Beyoğlu’nda geçmiş üç arkadaş; Selim, Kenan ve Nihat. Selim’in ağzından dinlediğimiz hikayede üç arkadaşın, Kenan’ın ölüm deneyiminin ardından değişen hayatları ele alınıyor. Hayatını yeniden anlamlı kılmak için çırpınan Kenan, içine girdiği çukurun farkında değildir.

Ahmet Ümit
Beyoğlu Rapsodisi yıllarca çekilmiş birçok fotoğrafın üst üste geçmiş bir hali adeta, sürekli kendini yenileyen Beyoğlu’nun santim santim çekilmiş dinamik bir panoraması.

Beyoğlu’nda bir gayya kuyusu

Beyoğlu Rapsodisi, yıllarca çekilmiş birçok fotoğrafın üst üste geçmiş bir hali adeta, sürekli kendini yenileyen Beyoğlu’nun santim santim çekilmiş dinamik bir panoraması. Ahmet Ümit İstiklal Caddesi’nin orta yerinde duran, üstünden atlayıp geçtiğimiz, sırlar ve acılarla dolu bir gayya kuyusunu başarıysa tasvir ediyor.

Kavim
Yapı Kredi Yayınları
440 Sayfa

Haç kabzalı bıçakla kalbinden 2 kez bıçaklanan Yusuf AKDAĞ. Cesedin yanında bulunan Kutsal Kitabı Mukaddes ( Yeni Ahit Eski Ahit) Kitabın içinde altı çizilen satır “Uyan Ey Kılıç! Çobanıma, yakınıma karşı harekete geç. Kitabın kenarında ki boşlukta yazan yazı ise oldukça dikkat çekici, maktulün kanı ile yazılmış; “Mor Gabriel” . İlginç ve bir o kadarda akıllıca işlenen bir cinayet bu. Zanlıyı bulmak için çabalayan Komiser Nevzat, Ali ve Zeynep araştırmalarında birçok kavim hakkında bilgi sahibi oluyorlar, Nusayrilik, Süryanilik… Ve karşılarına çok ilginç isimler çıkıyor birde, öldürülen başka kişiler.

Ahmet Ümit
Babalarını öldürmeyen çocuklar hiçbir zaman büyüyemezler
“Sultanı Öldürmek”, günümüzde geçen ve postmodern bir anlatıdan izler taşıyan diliyle hayli sürükleyici, zengin bir roman.

Sultanı Öldürmek
Yapı Kredi Yayınları
584 Sayfa

Kitabın ana teması ‘Tarih, geçmişte yaşananlar mıdır yoksa tarihçilerin anlattıkları mı?’ sorununu irdeliyor ve tarihte işlenen bir cinayetin sır perdesini aralıyor. Ömrünü şahane bir aşkı bekleyerek geçiren bir tarih profesörü sapında Fatih Sultan Mehmet tuğrası bulunan bir mektup açacağı ile ölü bulunur.

Bu aşk cinayetini araştırırken kendilerini bir anda bir aşk cinayetinden kökleri Ulu Hakan’a kadar uzanan bir entrikanın içinde bulurlar.

Haftanın Tavsiyesi

Nar Ağacı
Nazan Bekiroğlu
Timaş Yayınları
536 Sayfa

Nazan Bekiroğlu’nun Nar Ağacı romanı Trabzon, Tebriz, Tiflis, Batum, Bakü ve İstanbul hakkında geçen mükemmel bir hikaye sunuyor.

Otuz yıl önce postaya verilen mektup dedesinin ölümünün ikinci gününde gelir. Mektupta sadece selam ve adres vardır. Farsçadan Türkçeye çevrilir. Taht-ı Süleyman’dan gelir. Dedesini ve büyük annesini araştırmaya karar verir torunu. Tebriz’e gider ve adresi bulur. Doksana merdiven dayamış bu ihtiyar kalkıp torunu ile Meşhed yollarına düştüğü gibi hem geçmişi hem de bugünü gayet iyi hatırlıyordur. Behzat amcaya fotoğraflar ve dedesinin hikayesini sorar. Ne olmuştu da Tebrizli tacir yerini yurdunu terk etmişti, evinden ocağından anasından atasından kopmuştu.

İrfan ŞEN.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
Ahmet Ümit; polisiye edebiyatın mihenk taşı, öncüsü, yıldızı

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Giriş Yap

Kanaldaa ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!