19 Mayıs’a sahip çıkmak; genç fikirli herkesin vazifesi

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

19 Mayıs 1919’un yıldönümünde Samsun Büyükşehir Belediyesi Haber Koordinatörü olarak görev yapan gazeteci Murat Sandıkçı, bu günün önemine binaen bir yazı kaleme aldı.

19 Mayıs 1919’u anlamak;
Osmanlı İmparatorluğu, 1918 yılının sonlarına gelindiğinde 1.Dünya Savaşı’ndan mağlup ayrılmış, Mondros Mütarekesi’ni imzalayarak dağılma sürecinin sonuna gelmiş bir devlet görünümündeydi. Avrupa devletlerince “hasta adam” olarak nitelendirilen Osmanlı; imzaladığı ateşkes ile boğazların hakimiyetini, yeraltı kaynaklarının kullanım haklarını, donanma ile ordu üzerindeki tüm emir haklarını itilaf devletlerine devretmişti.

Osmanlı Devleti’ne Nota

Bu dönemde tüm Osmanlı topraklarında olduğu gibi Samsun’da da işgalciler ile Türk halkı arasında silahlı çatışmalar yaşanmaya başlamıştı. Bunun üzerine itilaf devletleri, Osmanlı Devleti’ne nota vermiş ve bölgedeki karışıklıkların giderilmesini istemiş aksi halde Mondros Anlaşması’nın 7. maddesinin gerekçe gösterilerek bölgenin işgal edileceğini beyan etmişti. Bu nedenle bölgeye güvenilir bir kumandanın olağanüstü yetkilerle gönderilmesine karar verildi. Bu kumandan Mustafa Kemal’di. Mustafa Kemal, uzun zamandan beri ülkenin içinde bulunduğu bu umutsuz duruma üzülüyor ve bir şeyler yapmak için Anadolu’ya geçmek istiyordu. Bu görevlendirme ile 9. Ordu Müfettişi Mustafa Kemal, Anadolu coğrafyasının tüm doğu kısmına emir verebilecek rütbeye erişmişti.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, gençler ve çocuklarla birlikte.

Mustafa Kemal ile beraber 16 Mayıs 1919 Cuma günü başlayacak yolculuğa gemi kaptanı İsmail Hakkı Durusu dışında 18 kişi daha eşlik edecekti. Mustafa Kemal beraberindeki kişilerle 16 Mayıs günü öğleden sonra “Bandırma” adındaki eski bir vapurla Galata rıhtımından ayrılır. 17 Mayıs Cumartesi günü saat 21.40 sıralarında İnebolu’ya varırlar. Vapur, 18 Mayıs Pazar günü öğle üzeri 12.00’de de Sinop Limanı’na yanaşmıştır. Üsteğmen Hikmet Bey sandal ile kıyıya çıkmış ve yolda olduklarını Samsun Tümen Komutanlığı’na telgraf ile bildirmiştir. Bandırma Vapuru, bu telgraftan bir gün sonra da 19 Mayıs 1919’da Samsun’a varmıştır.

Atatürk Soyadını Aldı

19 Mayıs 1919’da Samsun’a ayak basmak, Anadolu’da işgallere karşı birliğin oluşması, kongreler, savaşlar, Büyük Millet Meclisi’nin kurulması, ana yurdun düşman işgalinden tamamen kurtulması ve nihayetinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurulması gibi olayların tetiklenmesine sebep olmuştur. Bu sebeple de Türk tarihi açısından çok önemli bir dönüm noktasını sembolize etmektedir. Bu tarih öyle önemli olaylara vesile olmuştur ki daha sonraları Samsun’a bir asker olarak ayak basan Mustafa Kemal’e gazilik, mareşallik unvanlarının yanı sıra Türklerin babası anlamına gelecek ATATÜRK soyadını kazandırmıştır.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, gençlerle birlikte.

Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK gerek Türk vatanı gerekse de kendi kaderini yeniden oluşturan 19 Mayıs tarihine özel bir önem vermiş ve bu tarihi doğum günü olarak nitelendirmiştir. Dahası 19 Mayıs’ta milletine bir bayram olarak hediye etmiştir. İlk defa 1926’da ‘Gazi Günü’ adı altında Samsun’da kutlanmış, 24 Mayıs 1935’te ‘Atatürk Günü’ adı altında resmiyet kazanmıştır. 20 Haziran 1938 tarihli kanunla “Gençlik ve Spor Bayramı” olarak kutlanan bu ulusal bayramın adı 12 Eylül Darbesi’nden sonra “Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı” olmuştur.

Sık Sık Gençlerden Söz Ederdi

Atatürk’ün bu özel günü gençlere armağan etmesinin altında da Türk gençliğine duyduğu güven önemli rol oynamıştır. Millî Mücadele sıralarında Türk milletini ileri götürecek olanların ve köhnemiş fikirlere karşı gelecek olanların genç fikirler olduğunu görmüştü. Bu nedenle de “gençlik” kavramı Atatürk için ayrı bir önem taşımaktadır. Atatürk gençlerden sık sık bahsederken, yaş sınırı dışında fikri olarak gençliği yani, fikirde yeniliği ifade etmiştir. O’nun şu sözü çok anlamlıdır: “Genç fikirli demek, doğruyu gören ve anlayan gerçek fikirli demektir.” Atatürk “Gençler! Benim gelecekteki emellerimi gerçekleştirmeyi üstlenen gençler! Bir gün bu memleketi sizin gibi beni anlamış bir gençliğe bırakacağımdan dolayı çok memnun ve mesudum” derken Türk gençliğine olan güvenini de anlatmıştır.

19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nın 102. yıl dönümü kutlanıyor.

Tüm bunların ışığında Atatürk’ü anlamak, yaşadıklarını ve fikirlerini bilmek, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasında yaşanan zorlukları her zaman göz önünde tutmak ve 19 Mayısları Atatürk’ün emanetine daima sahip çıkarak kutlamak Türk gençliğinin ve genç fikirli tüm Türklerin vazifesidir.

19 Mayıs’a sahip çıkmak; genç fikirli herkesin vazifesi

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Giriş Yap

Kanaldaa ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!